Saat: 15:53
Programda, Fiba Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Aylin Kurt Ganiç, grubun sosyal yatırım yaklaşımını ve projelerini anlattı.
2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından hayata geçirilen MarjinalSosyal'in hazırladığı, MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya'nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programda Fiba Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Aylin Kurt Ganiç; Fiba Grubu'nun toplumsal etki yaklaşımını, eğitim ve fırsat eşitliği odaklı sosyal yatırımlarını ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarını paylaştı.
Toplumsal etki kurumun merkezinde
Fiba Grubu'nun dört ana değerinden birinin “toplumsal etki için çalışmak” olduğunu belirten Aylin Kurt Ganiç, bu yaklaşımın kurumun tüm stratejilerinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Sürdürülebilir etki için kurumsallaşmanın önemine dikkat çeken Ganiç, Grubun kurucusu ve daimi destekçisi olduğu Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve Hüsnü Özyeğin Vakfı aracılığıyla erken çocukluktan gençliğe uzanan kapsamlı bir etki alanı oluşturduklarını aktardı.
Bu entegre modelin uluslararası ölçekte de dikkat çektiğini belirten Ganiç, Özyeğin Ailesi'nin sosyal yatırımlarının Harvard Business School'da “Özyeğin Sosyal Yatırımları: Hayırseverlikte Manevi Miras Oluşturma” başlığıyla vaka çalışması olarak yayımlandığını söyledi. Fiba Grubu'nun kuruluşundan bu yana hayırseverlik faaliyetlerine aralıksız devam eden Özyeğin Ailesi, Avrupa ve Orta Doğu'da filantropi yaklaşımıyla Harvard Business School'da vaka çalışması olarak ele alınan ilk 5 aileden biri oldu. Ayrıca 15 yılı aşkın süredir devam eden “Fiba Gönüllüleri” programı ile çalışanların sürece aktif katılım sağladığını ve her yıl çok sayıda sivil toplum kuruluşuna kaynak yaratıldığını vurguladı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği kurum kültürünün parçası
Fiba Grubu'nun toplumsal cinsiyet eşitliğini ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünü belirten Ganiç, bu yaklaşımın tüm organizasyona yayıldığını ifade etti.
“Grup bünyesinde kadın çalışan oranımız yüzde 57, kadın yönetici oranımız ise yüzde 56. Bu oranlar, uzun yıllara yayılan bilinçli çalışmalarımızın bir sonucu. Fiba İşimiz Eşitlik Platformu ile çalışanlarımızı sürece aktif olarak dahil ediyor, istihdamdan kariyer gelişimine kadar birçok alanda projeler üretiyoruz” dedi.
“Yük Olmasın” projesiyle kadınların görünmeyen emeğine odaklanılıyor
Toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki en kapsamlı çalışmalarından biri olan “Yük Olmasın” projesine değinen Ganiç, projenin kadınlar üzerindeki görünmeyen bakım emeği ve zihinsel iş yüküne odaklandığını belirtti. Bakım emeği “ev içindeki fiziksel işleri”, zihinsel iş yükü ise “bu işlerin planlama ve yönetim süreçlerini” ifade ediyor.
Projenin çıkış noktasının pandemi döneminde yapılan bir çalışan araştırması olduğunu belirten Ganiç, bu süreçte kadınların hem fiziksel hem de zihinsel yüklerinin erkeklere kıyasla çok daha fazla arttığının ortaya çıktığını söyledi.
Araştırmadan çarpıcı sonuçlar
Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle 11 şehirde 2.600 beyaz yakalı çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarını paylaşan Ganiç, kadınların iş hayatındaki eşitsizliklere dair önemli verileri aktardı.
Kadınların önemli bir bölümünün bakım emeği nedeniyle kariyerlerine ara verdiğini, annelik sonrası yükün belirgin şekilde arttığını ve birçok kadının bu nedenle kariyer fırsatlarını ertelemek zorunda kaldığını belirten Ganiç, bu durumun “cam tavan”dan çok “ev tavanı” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açık kaynak rehber ve farkındalık çalışmaları
“Yük Olmasın” projesi kapsamında hazırlanan açık kaynak rehberin yukolmasin.com.tr adresi üzerinden kamuya sunulduğunu belirten Ganiç, platformda araştırma sonuçları, farkındalık içerikleri ve bireylerin kendi durumlarını değerlendirebileceği araçların yer aldığını söyledi.
Şehirlerde kurulan enstalasyonlar ve deneyim alanlarıyla kamusal farkındalık yaratmayı hedeflediklerini ifade eden Ganiç, proje kapsamında kurum içinde de veri odaklı aksiyon planları geliştirildiğini aktardı ve ekledi:
“Bu çalışmanın yalnızca Fiba Grubu ile sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Özyeğin Üniversitesi ve TÜSİAD iş birliğiyle kurulacak ‘Bakım Eşitliği Şirketler Ağı'na destek vereceğiz. Kadınların iş gücüne eşit katılımı küresel ekonomiye büyük katkı sağlayacaktır. Bu alanda kurumların daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz.”
Toplumsal fayda kurumların özünden doğmalı
Programın sonunda kurumlara önerilerde bulunan Ganiç, sosyal fayda çalışmalarının kurum değerleriyle uyumlu olması gerektiğini vurguladı: “Sürdürülebilir ve ölçülebilir olmayan çalışmalar kalıcı etki yaratmaz. Kurumlar, kendi içlerinde zaten var olan potansiyeli keşfederek odaklı ve uzun vadeli projeler geliştirmeli.”
