Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
24.10.2019 / 09:44

Bülent BİRİCİK

Güçsüz medya

Geleneksel medya giderek değişiyor, değiştikçe de dördüncü güç olma özelliğini sosyal medyaya devrediyor. Son dönemde bu değişime göre şekillenmiş habercilik anlayışını ve programları sıkça görüyoruz. Günlerce konuşulmayan haberler, hatıralarda yer etmeyen programlar, dikkat çekmeyen yorumlar ve daha fazlası… Kısacası etki gücünü yitirmiş güçsüz bir medya var karşımızda.

Oysa ne günler gördü medya… Yetkili ağızlardan dökülen birkaç cümlenin kabine değiştirdiği, kasetlerin hükümet yıktığı, yazılan birkaç satırın köklü değişimlere yol açtığı dönemler artık geride kaldı.

İletişim Bilimcilerin söylemiyle, medya hegemonyasının hüküm sürdüğü “Medyakrasi” dönemi sona ermişe benziyor. İletişim bilimciler medyakrasiyi şöyle anlatıyorlar: “Medyanın iktidar olduğu düzen, medya iktidarı… Medyanın iktidarları, hatta liderleri belirleyerek halkın gündemini tayin etmesi durumu… ”

Sizce?

Sanırım artık bu dönem geçmişte kaldı…

Ülkemizde bir dönem medyakrasi hüküm sürse de, “siyasilerin medya araçlarına sahip olması ve medyayı kontrol etmesi” olarak adlandırılan “Medyatokrasi” dönemine geçildiği görülüyor.

Şimdilerde ise Medyatokrasi olarak adlandırılan bu dönemin de zamanın ruhuna uygun olarak bitmekte olduğuna şahit oluyoruz. O halde güç kimde? Tabii ki sosyal medyada…

Geleneksel medyayı temsil eden gazeteler ve televizyonlar birbirine benzeyen haberleri yayınlaya dursunlar, sosyal medyanın etki gücü daha derinden hissediliyor. Sekiz sütuna manşet gazete haberleri, TV’lerde dakikalarca yayınlanan görüntüler, neredeyse bir tweet kadar ses getirmiyor.

İletişimi daha hızlı ve karşılıklı hale getiren sosyal medya, bugüne dek medyaya dair tüm bildiğimiz kuralları yıkarcasına günden güne büyüyor. Büyüdükçe de etki alanını genişletiyor.

Günümüzde birçok ülkenin lideri kamuoyu ile iletişimde sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyor. Zira liderlerin verdiği mesajlar sadece o ülke sınırlarını değil, internetin bulunduğu tüm dünyayı kapsıyor.

İşte Donald Trump örneği… Trump, Moda değimle “Tweetokrasi” olarak adlandırılan bir tutumla iç ve dış siyasetteki muhataplarına ve diğer ülkelere bu platformdan ayar veriyor. Twitter’dan yaptığı paylaşımlar, yeri geliyor ülkelerin ekonomik ve siyasi düzenini alt üst edebiliyor.

Geçmişte bu rol kuşkusuz geleneksel medyanındı… Etki gücü arttıkça sosyal medya, geleneksel medyadan rol çalmaya başladı. Dolayısıyla teknolojideki gelişime paralel olarak iletişim araçlarının değişimi, Medyatokrasiyi giderek baltalamaya başladı. Bu da zaman içinde gücü elinde bulunduranların medyaya yaptıkları yatırımı değersizleştirdi. Bir dönem milyar dolarlarla ifade edilen medya yatırımlarının marka değeri giderek eriyor. Ülkemiz medyasının fotoğrafını çektiğimizde; kapanan, kapanacağı konuşulan, maaş ödemekte sıkıntı yaşayan yayın organları, satılacağı söylentisi yayılan medya gurupları göze çarpıyor.

Reklam verenlerin tercihleri her geçen gün dijital ve sosyal medyaya kayarken, ekonomik gücü da arkasına alan güçlü bir sosyal medya iktidarının taşlarının örüldüğünü fark ediyoruz. Buna paralel olarak geleneksel medya ise giderek okuyucu ve izleyici yitiriyor. Özellikle genç kesim ve beyaz yakalılar olarak adlandırılan eğitimli kitle, bırakın bilgilenme amaçlı yönelimi, eğlence aracı olarak dahi günümüzde geleneksel medyaya karşı mesafeli bir tutum izliyor.

Kim bilir, iletişim bilimciler tarafından üretilen medyakrasi, medyatokrasi gibi kavramlar gün gelecek belki de yerini ‘Sosyalmedyakrasi’ye bırakacak. Ses getiren manşetler, belki de yerini tamamen ses getiren tweet’lere bırakacak.

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Yeni Dünya, yeni ümitler… - 05.12.2019
>> Gazetecinin haber kaynağı tartışması - 28.11.2019
>> Unutulan gazetecilik - 21.11.2019
>> #yaşandıbittisaygısızca - 07.11.2019
>> Gerçek gazeteciler yurttaş gazeteciler’e karşı - 31.10.2019
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Bülent BİRİCİK Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT
Evrensel değerlere karşı suç işlendiğinde…
Tüm Yazarlar