Saat: 14:57
Türkiye'de her yıl yüz binlerce yeni şirket kurulurken, markaların en kritik kararlarından biri olan marka isimlendirme süreci çoğu zaman hâlâ stratejik bir uzmanlık alanı olarak değerlendirilmiyor.
Türkiye’de her yıl yüz binlerce yeni şirket kurulurken, markaların en kritik kararlarından biri olan marka isimlendirme süreci çoğu zaman hâlâ stratejik bir uzmanlık alanı olarak değerlendirilmiyor. Oysa marka ismi, yalnızca bir kelimeden ibaret değil; şirketin tüm pazarlama yatırımlarını taşıyan temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin yalnızca marka isimlendirme ve stratejik marka mimarisi alanına odaklanan ilk ajansı olan Du Naming, bu alandaki boşluğu bilimsel veriler ve stratejik yaklaşımlar doğrultusunda ele alıyor.
Türkiye’de her yıl binlerce marka doğuyor
Türkiye’de yaklaşık 3,7 milyon KOBİ bulunuyor. Her yıl ortalama 110 binden fazla yeni şirket kurulurken, Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre yıllık marka tescil başvurusu sayısı 150 binin üzerine çıkıyor.
Ancak bu yoğunluk içinde markaların önemli bir bölümü, marka isimlendirme sürecini hâlâ yalnızca “yaratıcı fikir bulma” yaklaşımıyla ele alıyor. Süreç çoğu zaman reklam ajanslarına ya da patent bürolarına bırakılıyor. Oysa marka isimlendirme; strateji, dilbilim, rekabet analizi, fonetik yapı, kültürel uyum ve hukuki uygunluk gibi çok katmanlı bir uzmanlık alanı olarak dikkat çekiyor.
Eren Özata, Türkiye’de marka isimlendirme konusunda önemli bir bilgi eksikliği bulunduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Yaklaşık 20 yıldır markalaşma sektörünün içindeyim. Yüzlerce projede gördüğüm ortak problem şu oldu: Şirketler marka ismini çoğu zaman stratejik bir karar olarak görmüyor. Oysa yanlış isim seçimi, yıllarca rakibi büyütebilir. Global pazarda sorun yaratabilir. Hatta markanın tescil sorunları nedeniyle büyümesini engelleyebilir.”
Marka ismi stratejiyle şekilleniyor
Türkiye’nin ilk marka isimlendirme ajansı olan Du Naming, klasik yaratıcı isim üretim süreçlerinden farklı bir yaklaşım benimsiyor. Süreç doğrudan marka ismi önerileriyle başlamıyor; öncelikle markanın ne söylediğinden çok, ne söylemek istediği tanımlanıyor.
Ajans, marka konumlandırması, hedef kitle, rekabet analizi, marka karakteri ve kategori stratejisini belirledikten sonra isimlendirme aşamasına geçiyor. Fonetik yapıdan kültürel çağrışımlara, alan adı uygunluğundan tescil analizlerine kadar birçok kriter birlikte değerlendiriliyor.
Doğru marka ismi için öne çıkan kriterler
Du Naming’e göre doğru marka ismi; şirketin iş hedefleriyle örtüşmesi, marka vaadini taşıması, hedef kitlesi için anlam ifade etmesi ve rakiplerden ayrışması gibi kriterleri karşılamalı. Bunun yanı sıra farklı dillerde sorun yaratmaması, telaffuzunun kolay olması, hafızada kalıcılık sağlaması, dijital platformlarda kullanılabilir olması ve global pazarlara uyum gösterebilmesi de önem taşıyor.
Ajansa göre bugün birçok marka, özellikle “lider markaya benzeme” hatası nedeniyle rekabete geriden başlıyor. Aynı sektörde benzer ritimlere, çağrışımlara ya da kelime yapılarına sahip isimler kullanıldığında, tüketici zihni çoğu zaman lider markayı hatırlıyor. Bu durum, yeni markanın reklam yatırımının dahi rakibe çalışmasına neden olabiliyor.
Küresel ölçekte büyüyen bir uzmanlık alanı
Küresel ölçekte marka ve isimlendirme sektörü uzun yıllardır bağımsız bir uzmanlık alanı olarak kabul görüyor. Dünyanın en değerli 5 bin markasının toplam değerinin yaklaşık 14 trilyon dolar seviyesinde olduğu belirtilirken, global marka ajansları pazarının önümüzdeki yıllarda 100 milyar doları aşması bekleniyor.
Intel’in Pentium’u, Procter & Gamble’ın Swiffer’ı ve Coca-Cola’nın Dasani’si gibi isimler; yalnızca yaratıcı fikirlerin değil, uzun araştırma ve strateji süreçlerinin sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Eren Özata, Türkiye’de de bu yaklaşımın güçlenmesi gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulunuyor:
“Bugün bir marka ismi sadece kulağa hoş gelen bir kelime olamaz. Rekabetin yoğun olduğu bir dünyada marka ismi; pazarlama yatırımlarını taşıyan stratejik bir zemindir. Biz de Du Naming’i tam olarak bu nedenle kurduk. Marka isimlendirmeyi şansa bırakılan bir süreç olmaktan çıkarıp, bilimsel ve stratejik bir zemine taşımak istiyoruz. Yarattığımız marka isimlerinin dünyanın en değerli marka isimleri ligine dahil olmasını hedefliyoruz.”
Marka ismi, şirketin geleceğini doğrudan etkiliyor
Du Naming, yerli ve yabancı markalara stratejik isimlendirme, marka mimarisi ve marka ön değerlendirme hizmetleri sunuyor. Ajansın yaklaşımı ise tek bir noktada birleşiyor:
“Mesele yaratıcı olmak değil, stratejik olmak.”
Doğru marka ismi yalnızca dikkat çekmekle sınırlı kalmıyor; markanın büyümesini, hatırlanmasını ve rekabetteki konumunu da doğrudan etkiliyor.
