Neslihan KABAOĞLU

n.kabaoglu@medyaloji.net
10.05.2018 / 11:41

Neslihan KABAOĞLU

Reyting mi Teşvik mi?

Televizyonda yer alan programların; aile yapısına, belli bir yaş altındaki izleyici kitlesine ve ahlak durumumuza uygun olmadığı bir süredir konuşulmakta.

Devlet, bu konuda bir adım attı ve “aile ve çocuk dostu diziler”e teşvik vereceğini açıkladı. Peki, dizilerin teşvik alabilmesi için ne lazım?

Kim teşvik alacak?
Aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin teşvik edilmesine dair, usül ve esaslar hakkında yönetmelik, Resmi Gazete’de de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Teşvik alabilmek için ise; Rtük’ten hiç uyarı/yaptırım almamış olmak, aile bütünlüğünü korumak, çocuk ve gençlerin gelişimlerini destekleyecek niteliklere dikkat etmek vb. koşullar sıralandı.

Bence bunu biraz daha açmak gerek. Mesela aile bütünlüğü için nasıl bir senaryo olmalı, şuan öyle zıt kutuplar var ki, kime göre neye göre gibi bir ayrıştırma nasıl yapılacak?
Çocuk ve gençlerin; fiziksel, zihinsel, ahlaki gelişimlerini destekleyecek niteliklere dikkat etmek demek göreceli bir ifade. Burada ortak bir dil nasıl yakalanacak? Örneğin; kız çocuklarının okutulmasına, çalışmasına ve hatta gönlünün istediği gençle bir hayat kurmasına dönük mesajlar verilecek mi?

Şuandaki dizilere bakıldığında, sanırım bazı TRT dizileri bu maddelere uyuyor. Ancak diğer kanallardaki çoğu dizi, reyting kaygısıyla senaryosuna olur olmaz detaylar ekliyor.
Öyle ki yıllardır, ara vererek de olsa, ekrana gelen “aile dizisi” Çocuklar Duymasın dizisi bile reyting kaygısıyla, senaryosuna “aldatma” hikayesi ekledi.

Diziler entrika dolu…
Televizyon kanalları ve yapımcılar, reyting kaygısıyla dizilerin içeriklerine entrika dolduruyor. Şiddetin, silahın, kaçırılmanın, intikamın vb. olmadığı dizi neredeyse yok. Tarihi dizilerde bile reyting kaygısıyla, işe heyecan katmak için; aşıklar ayrılıyor, birileri hapse atılıyor –sonra bir bölümde çıkıyor- silahlar patlıyor, aldatmalar, yanlış anlaşılmalar yaşanıyor.

Silahlar ne olacak?
Her akşam, burnumuza sokulan silahları nasıl engelleyeceğiz? Bu kadar kan, şiddet, kaçırılma, aldatılma, yalan, intikam gören çocuk ve gençlerin gelişimi düşünülecek mi örneğin?

Mesela şu diziler hikayesini değiştirir mi; Yasak Elma, Bizim Hikaye, Siyah Beyaz Aşk, Çukur, Ufak Tefek Cinayetler, Kadın, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Sen Anlat Karadeniz… Diziler çok, bakalım bu uygulama, senaryoları ne kadar etkileyecek.

Eskiden vardı böyle diziler…
Ailecek ekran başına oturup dizi izlemek, gerçek bir keyifti yıllar önce. Şehnaz Tango, Ekmek Teknesi, Mahallenin Muhtarları, Süper Baba ve hatta daha yakın tarihe bakarsak, Seksenler…
Şimdi böyle bir dizi yapılsa, reyting almayacak, mecbur aksiyon katılacak, o zaman da dizi teşvik alamayacak. Oysa teşvik almak, şu ekonomik ortamda yapımcılar için oldukça önemli bir detay olsa gerek.

Bu uygulama da danışıklı dövüş değil, gerçekten halk sağlığına etkisi olan bir uygulama olur umarım.

https://twitter.com/Neslihan_Kbgl

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>>  Reklam yüzlerinin rakamları uçuyor… - 11.10.2018
>> Deichmann Sinem’i koşturdu… - 04.10.2018
>> Kıvanç Tatlıtuğ ders verdi… - 20.09.2018
>> TEB’den tam isabet reklam… - 13.09.2018
>> Türkiye’nin enerjisi reklamlarda… - 07.09.2018
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Halef R.  VAYIS Duygu ÇAVDAR
Genç Medyacılara Yol Haritası (285)
Tüm Yazarlar