Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
26.12.2019 / 09:53

Bülent BİRİCİK

Medya ile iç içe yaşamlar

Gelişen teknoloji ile birlikte kitle iletişim araçlarının artması medyayı yaşantımızın önemli bir parçası haline getirdi.

Kişiler ve kurumlar artık medya ile iç içe yaşamlar sürüyor, yaptıklarının medyada görünür olması için çabalıyorlar. Kimi zaman medya onları buluyor, kimi zaman da onlar medyayı…

Görünür olmak adına sosyal medya elbette önemli fırsatlar sunuyor, ancak son yıllarda mecra çeşitliliği büyük artış gösteren geleneksel medya da artık hayatımızın odağında bulunuyor. Tek kanal olarak hayatımızda bulunduğu dönemlerde TRT seçkin bir kitleye hitap ederken, 90’lı yıllarda kurulan özel TV kanalları medyanın bu seçkinci tavrını ortadan kaldırdı. Gazeteler yıllar içinde halka mesafeli yaklaşımlarını sona erdirerek, halkın içinden, insan odaklı haberleri öne çıkaran yayın politikaları geliştirdiler. Günümüze gelindiğinde internet, halkla medya arasındaki mesafeyi neredeyse tamamen kaldırırken, sosyal medya ise bireyleri odağına yerleştirerek, onlara kendi medyalarının sahibi olma hakkını tanıdı. Bu sürecin sonunda; medya ile işbirliği yapan, yaşadıklarını, ürettiklerini, duygularını, özel hayatlarını medya ile paylaşan, kısacası medyadaki görünürlüğü artan bir kitle doğdu.

Peki, halkın medyada daha fazla görünür olması beraberinde neleri getirdi?

Her şeyden önce haberlerin öznesinde artık asık suratlı siyasetçilerden çok sokaktaki insan var… İlginç, yeni ve sıra dışı olan hikâyeler var… Ölümler, doğumlar, ayrılıklar, kavuşmalar, üzüntüler, sevinçler, zenginlikler, yoksulluklar…

Medya sayesinde sadece ülkemizdeki değil, sınırlarımızın ötesindeki yaşamlar da gözlerimizin önünde…  Görünmeyenleri görüyor, bilinmeyenleri biliyoruz artık…

Medya organlarının çeşitlilik ve fazlalığı, kuşkusuz ilginç ve sıra dışı olanı yansıtmak adına rekabetçi bir yaklaşımı da beraberinde getirdi. İşte size sıra dışı bir TV haberi…

Askerliğini yapmakta olan Tümer isimli genç, kışladaki yemin töreni sonrasında üniformasıyla Gözde isimli sevgilisine, elinde yüzük evlenme teklif ediyor. Arka planda ise üçlü kol düzeninde yürüyen asker arkadaşları, “Gözde, Tümer’e,  evet, desene “ diyerek uygun adım yürüyor.  Bu olay şayet 20-30 yıl önce yaşansaydı bırakın kışlanın içinde evlilik teklifini, belki içeriye kamera bile sokmak mümkün olamayacaktı.

İşte size ilginç bir TV haberi daha…

Haberin başlığı, “Bir Yudum Çay İçti Ölüyordu…” Çay içerken bir insan nasıl ölümle burun buruna gelebilir ki? Ama olmuş ve ekranda haberleştirilmiş. Antalya’da yaşayan kasap, çay içerken kahkaha atınca nefessiz kalıp boğulma tehlikesi atlatmış. Kendisine uzatılan mikrofona yaşadıklarını, “Bir yudum çay benim gibi 120 kiloluk bir adamı az kalsın öldürüyordu. Gözlerimi açtığımda kendimi hastanede buldum, doktorlar sayesinde hayata döndüm” cümleleriyle anlatıyor.

Gazete sayfalarında, TV ekranlarında ve haber sitelerinde bu örneklere benzer çok sayıda habere rastlamak mümkün… Hayatın içinden geliyor, insanı anlatıyorlar.

Yıllar önce medyada benzer haberlere fazlaca rastlanmıyordu. Haberler çoğunlukla resmi bir dile sahipti… Siyaset ve protokol haberleri daha fazla yer teşkil ediyordu. Daha çok okunmak ve daha fazla izlenmek gibi gereksinimler, medyada bu tür haberleri daha görünür kıldı. Dolayısıyla sokaktaki insanlar da medyada her zamankinden daha görünür hale geldi.

Çeşitli amaçlarla medyada görünür olmayı isteyen bireyler artık doğrudan ya da dolaylı olarak gazetelere, televizyonlara veya radyolara ulaşabiliyorlar. Geleneksel medyaya ulaşamayan önemli bir kesim ise sosyal medya aracılığıyla meramını anlatıyor. Sıra dışı nitelikteki haberler ise bir şekilde fark yaratarak sosyal medyadan televizyon ve gazetelere alıntılanıyor.

Geçmişte medyanın o ciddi ve resmi duruşunu görenler son yıllarda artık medya önünde olmaktan, görünür olmaktan mutlu oluyorlar. Medyada habere konu olmaktan imtina eden bir kesim, günümüzde sosyal medya hesaplarından hayatını dair detayları paylaşıyorlar. Kısacası medya ile iç içe bir yaşam sürüyorlar.

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Neo-Mahallecilik… - 10.02.2020
>> Medyadaki Deprem… - 30.01.2020
>> Medya ne için var? - 23.01.2020
>> Haber zannettiklerimiz… - 09.01.2020
>> Dijitale göçenler… - 02.01.2020
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Bülent BİRİCİK Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
Nefret söylemine yataklık yapan sosyal ağlar…
Tüm Yazarlar