Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
23.05.2019 / 10:29

Bülent BİRİCİK

İhbar hatlarının anatomisi

Teknolojideki gelişmeler, son yıllarda yayın organlarının habere ulaşma şeklini de değiştirdi. Yayıncılar, akıllı telefonlarla mesaj, fotoğraf ve video transferine olanak sağlayan whatsapp uygulamasını haber temininde kullanmaya başladılar. Acaba iyi mi, kötü mü oldu? İşte artısıyla eksisiyle ihbar hatlarının anatomisi…

İhbar hatlarından gelen görüntülerin değerlendirilmesiyle oluşturulan haber paketlerine her gün popüler kanalların ana haber bültenlerinde rastlamak mümkün… Otobüsün arkasına tutunan kaykaycı çocuklar, köpeği arabanın arkasına bağlayarak sürükleyen adam, ayakları dışarıda otomobil kullanan sürücü, kırmızı ışıkta arabasından inip oynayan genç vs.

Görünürde yayıncı kuruluşların işine gelen bir uygulama gibi dursa da, esasen bu konuyu gazetecilik mesleğine etkileri, habercilik etiği gibi pek çok parametreye bakarak analiz etmek gerekiyor. Whatsapp ihbar hatlarının gazetecilik mesleğine katkılarını ya da meslekten azalttıklarını ancak yapılacak iyi bir analiz sonrasında anlayabiliriz.

Vatandaş gazeteciliği mi?
Konuya olumlu yönden bakacak olursak…
Ağırlıklı olarak mobil telefon odaklı bu olgunun adına son dönemde “vatandaş gazeteciliği” de deniliyor. Haberciliğin geniş halk kitlelerine yayılması olarak da tanımlanabilecek bu uygulamaya, sokak haberciliğinin teknoloji yardımıyla sınıf atlaması da denilebilir. Henüz ülkemizde yeni yeni dillendirilmeye başlanan vatandaş gazeteciliği; sokaktaki vatandaşa da yayıncılık yapabilme, haber toplama ve o haberi değerlendirebilecek yayıncı kuruluşlarla işbirliği yapma gibi olanaklar sağlıyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse daha önceleri gazetelere, televizyonlara ve bu kurumlarda gazeteci sıfatıyla görev alan kişilere vatandaşların kolay bir şekilde ulaşarak haber ya da istihbarat aktarmaları kolay olmuyordu. İhbar hatları sayesinde bu eşik aşıldı. Şimdi, dileyen vatandaş dilediği kanala ya da gazeteye haber değeri taşıyan görüntü ya da bilgileri servis edebiliyor. Hatta yayın kuruluşları da bundan büyük mutluluk duyuyor. Kulağıma gelen bilgilere göre, kimi kanallar haberin niteliğine göre vatandaşlara bazı ödemeler de yapıyorlarmış. Kim bilir, ilerleyen süreçte vatandaş gazeteciliği belki yasal bir zemine kavuşur ve haberi toplayan kişiler bundan düzenli kazanç bile elde edebilir.

İhbar hatları üzerinden haber ve görüntü servisi yapan kişiler bir nevi fahri muhabir statüsü ile çalışıyorlar. Haber yöneticileri gönderici kişilerle gerektiğinde iletişime geçerek o haberin detaylarına ulaşıyor ve kurguyu ona göre şekillendiriyorlar. Bu iletişim sayesinde televizyon kanalları bültene en az 1-2 dakikalık bir haber kazandırırken, vatandaş ise kendi görüntülediği bir haberi ekranda görmenin hazzını yaşıyor.

Aslında ihbar hatları toplumdaki vicdan sahibi vatandaşlar için de önemli bir kazanım. Nasıl mı? Ülkemizde her gün; ağaç katliamı, hayvanlara kötü muamele, hırsızlık, darp, trafik kazası, cinayet, düğün magandalarının kıydığı canlar gibi çok sayıda olumsuz olay yaşanıyor. Çevresindeki bu olumsuzluklara tepkili vicdan sahibi bu kesim benzer olayların bir daha yaşanmaması için görüntüleri medyaya servis ediyor. Servis edilen bu görüntülerin televizyonda ya da sosyal medyada yayınlanması ile toplum vicdanı harekete geçiyor ve bir kamuoyu oluşuyor. Doğal olarak zincirleme bir reaksiyonla emniyet güçleri de görüntüleri izleyerek suç işleyenlerin peşine düşüyor.

Bilenler bilir, haberin maliyeti yüksektir. Birkaç saniyelik haber için bile büyük masraflar yapılır ve o haberi ekrana getirmek için onlarca kişi seferber olur. İhbar hatları sayesinde artık haberin maliyeti de önemli ölçüde düştü. Ekranda gördüğünüzde “Yok artık!” dedirten o görüntülerin büyük bölümü neredeyse sıfır maliyetle izliyoruz. Haber için her yere bir muhabir ve kameraman göndermek mümkün olmayacağına göre, bu durum TV kanallarının lehine bir durum doğurdu. Yani, gönüllü elçiler aracılığıyla o haberin takip edilmesi sağlanmış oldu.

Televizyon yöneticilerinin aktardığına göre whatsapp ihbar hatlarından sadece video, fotoğraf ve haber gelmiyor. İzleyiciler aynı zamanda izleyicilerin istek, öneri ve şikâyetleri de iletiyorlar. Eğer TV yöneticilerinin vatandaşlardan gelen bu taleplerden bazılarını bile değerlendirdiklerini düşünürsek, ihbar hatlarının kamu hassasiyetine değer verilmesinin önünü açtığını söylemek de sanırım yanlış olmaz.

Televizyoncuları işsiz mi bırakıyor?
Gelelim whatsapp ihbar hatlarının olumsuz yanlarına…
Bültenlerde sıkça duymaya alışık olduğumuz “kameralara saniye saniye yansıdı”, “bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla böyle görüntülendi “ şeklindeki klişe cümleler ucuza elde edilen bir haberi çağrıştırmalı… Bilin ki o haber bir kameraman tarafından görüntülenmemiş, bir muhabir tarafından haberleştirilmemiştir. O haber büyük olasılıkla bir güvenlik kamerası haberi ya da ihbar hattı aracılığı ile elde edilip, editör tarafından seçilerek prodüktör tarafından kurgulanarak yayına verilmiştir. Dolayısıyla o haberde en az bir kameraman ve bir muhabir ve ulaştırma görevlisinin emeği eksiktir. Üç kişinin emeği olmadan oluşturulan bir haber ise haliyle medya işverenlerinin işine gelen ucuz maliyetli bir haberdir. Belki kanallar açısından maliyet düşürmek adına faydalı bir uygulama olabilir, ancak sektördeki işsizliğe katkı sağlayacağı kesindir.

Konuyu gazetecilik etiği açısından irdeleyecek olursak; whatsapp ihbar hatlarının sorunlu bir durum sergilediğini de söyleyebiliriz. Bu bakış açısıyla, görüntüleri ya da bilgileri gönderen kişinin bir manipülasyonunun içinde olup olmadığını titizlikle değerlendirilmesi gerekiyor. Zira o kişinin kurgu ve sahte görüntülerle kanalı yanıltmak istemiş olup olmadığını kimse bilemez. Bu görüntülerin yayınlanmasıyla o kişi belki bir çıkar elde etmek ya da birilerine kötülük yapmak istemiş de olabilir. Dolayısıyla, editörlerin ihbarları son derece titiz bir değerlendirme sürecine tabi tutmaları büyük önem taşıyor.

Dikkatli bir izleyici, ihbar hatlarından gelen görüntülerle kurgulanmış haber ile bir kameraman ve muhabir tarafından hazırlanmış haberi kolayca ayırt edebilir. Vatandaşların cep telefonuyla çekip gönderdiği görüntüler doğal olarak kalitesiz ve içerik olarak zayıf olmalarıyla seçilebilmektedirler. Ancak kanal yöneticileri her türlü estetik yoksunluğa rağmen, reyting elde etme kaygısıyla bu görüntüleri ekrana sürmekte bir sakınca görmemektedirler. Haberlerin kalite kriterine göre değerlendirilmemesi de bir başka olumsuzluktur.

İhbar hatları konusunda “TV’lerin, haberleri vatandaşa yaptırma kolaycılığı” şeklinde bir eleştirinin yapıldığını görüyoruz. Evet, doğru bir eleştiridir… Ancak, neden bu durum toplumsal fayda dikkate alınarak “kazan kazan” mantığı ile her iki tarafı da memnun edecek bir mekanizmaya dönüştürülmesin? Toplum faydasına olacak bir konuda onlarca kanal ve gazetenin sayfalarını ve ekranlarını halka açtığını düşünmesi bile çok güzel…

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Sarı’dan turkuaz, pembe basın kartına… - 18.07.2019
>> İşsiz gazeteci… - 11.07.2019
>> Medya eliyle ölüm kutsaması - 04.07.2019
>> Haber oyunları - 27.06.2019
>> Küçükkaya, Yıldırım, İmamoğlu… - 20.06.2019
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU
Genç Medyacılara Yol Haritası (290)
Tüm Yazarlar