Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
27.06.2019 / 12:14

Bülent BİRİCİK

Haber oyunları

Halkı ülkedeki ve dünyadaki olaylar hakkında bilgilendirmek gibi önemli bir görevi bulunan Türk medyası, son yıllarda aklımızla alay edercesine bir tutumla haber oyunlarına başvurarak halkın aklını çelmeye çalışıyor. Bunu yaparken de çeşitli haber oyunlarına başvuran medya, gerçeklik algısıyla oynuyor. Kelime oyunlarına başvurularak hazırlanan haberlerde güya bazı gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılıyor.

Bilgiyi saklamak, hele ki bunu yaşadığımız iletişim çağında yapmaya çalışmak… Bunun adı en hafif tabiriyle aldatmak… Bu eğer “toplumun huzur ve sükûnunu bozmamak” gibi ulvi bir amaca hizmet için yapılıyorsa belki anlaşılabilir, ancak söz konusu yöntem savaş dönemlerinde bile tam anlamıyla uygulanamadı.

Peki, “haber oyunu” nedir, nasıl yapılır?

Bazı kişi ve kurumların toplum nezdindeki olumlu algısına ters düşebilecek gerçekleri- gelişmeleri gündeme getirmemek, olmayan şeyleri olmuş gibi göstererek kimi kişi ve kurumları yüceltmek, yapılmayan fiilleri yapılmış gibi göstererek kendileri gibi düşünmeyenlere haksız eleştiriler yöneltmek, haberleri saklamak, görmezden gelmek, haberin bazı kelime oyunlarıyla başka bir anlama evrilmesini sağlamaya haber oyunu adı veriliyor. …

Gündeme düşen haberler, yayın organlarının marifetli editörlerin elinde eğilip bükülerek evrim geçiriyor veya bir karar vericinin buyruğu ile olmamış gibi davranılıyor.

İşte bazı örnekler…

23 Haziran’da tekrarlanan İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde başta Milliyet ve Hürriyet olmak üzere bazı gazetelerin takındığı tavır dikkatlerden kaçmadı. Milliyet 30 Mart 2014’te yapılan ve Ak Parti’nin üstünlüğü ile sonuçlanan yerel seçimlerde “% 46.72 İle Kendi Rekorunu Kırdı” başlığını atarken, 24 Haziran 2019’da ise “İstanbul Seçimini Yaptı” gibi orta yollu bir başlıkla çıkmayı yeğlemiş. Aylardır üzerinde tartışılan bu seçimin sonuçları 25 Haziran’da, yani seçimin iki gün sonrasında gazetenin birinci sayfasında kendisine yer bile bulamamış.

Gelelim bir zamanların amiral gemisi Hürriyet’e… 30 Mart 2014’te Ak Parti’nin ezici üstünlüğü ile sonuçlanan yerel seçimlere ilişkin “Sandık Kararı” manşetini atan Hürriyet, benzer bakış açısını devam ettirerek 24 Haziran’da da “İstanbul’un Tercihi” manşetini kullanmış. “Sandık Kararı” manşeti ne kadar ‘kokup bulaşmayan’ bir tavrın ürünü ise “İstanbul’un Tercihi” manşeti de bir o kadar aynı zihniyetin ürünüdür. Yapılan bir seçimdir ve elbette bunun kazananı ve kaybedeni vardır. Kazananı ya da kaybedeni yazabilecek kadar cesaret bulamamak ise ya bir yayın organının birilerinden çekindiğini, ya da çıkarlarını zedelememeye çalıştığını düşündürür.

Seçim sonrası özellikle yazılı medyada yapılan haber oyunları deyim yerindeyse okurlara “Bu kadar da olmaz” dedirtecek cinsten… İstanbul gibi bir kentte büyük tartışmalar eşliğinde bir seçim tekrarı yapılmış ve ertesi gün birçok gazetede manşetler “İstanbul Seçimini Yaptı”, “İstanbul Tercihini Yaptı”, “İstanbul’un Kararı” gibi suya sabuna dokunmayan cümlelerden oluşuyor… Seçimin ikinci günü ise malum gazetelerde o seçim hiç olmamış farz edilerek haber ve yorumlara yer verilmiyor. Yok saymak, olmamış gibi yapmak… Kime ne kazandırıyorsa artık?

Yerleşik habercilik pratiklerini yerle yeksan eden bir başka gariplik de zam haberlerinde yaşanıyor. Oysa insan, geçmişte yazılı ve görsel medya için haber değeri taşıyan bir şeylerin fiyatının artmasının, günümüzde de aynı muameleye tabi tutulmasını bekliyor. Neticede okuyucuların ve izleyicilerin, yani vatandaşların cebini ilgilendiren bir durum söz konusu… Ancak her nedense, varlık nedenini okuyucu ve izleyicilerine borçlu birçok yayın kuruluşu akaryakıt ve gıda gibi ürünlerdeki fiyat artışlarını ‘haber’ olarak değerlendirmiyor, değerlendirse de ortaya türlü komik durumlar çıkıyor.

İşte size bir örnek daha…

Adeta “haber oyunlarının şahı” denilebilecek bu örnek, NTV gibi önemli bir haber kanalının internet sitesinden… Bu site müthiş bir habercilik dehasına (!)imza atarak TÜİK’in geçtiğimiz yıl Haziran ayında açıkladığı ve yüksek çıkan enflasyonu vatandaşa müjdeli bir haber gibi sundu. Haber sitesi, resmi twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Çalışan ve emeklinin zam oranını belirleyen enflasyon açıklandı” ifadelerini kullandı. Bir zam haberinin bile okuyucularına dolambaçlı ifadelerle sunulmak istenmesi, medyanın içinde bulunduğu durumun ne denli içler acısı olduğunu göstermeye yetiyor. Bir yayın organı, birilerinin bu yüksek enflasyon haberini görmemesi pahasına böylesine komikliklere imza atıyorsa orada ciddi bir sorun var demektir.

Örnekler sadece yukarıda sayılanlardan ibaret değil… Haber oyunları neredeyse Türk medyasının geleneklerinden oldu… Örneğin; ekonomik kriz, işsiz intiharları, inşaat yapmak için yapılan ağaç katliamları, doğa tahribatı, , ABD’de görülen Reza Zarrab davası, 25 vatandaşımızın öldüğü Çorlu’daki tren kazası, maden kazaları, işsizlik ve yoksulluk gibi daha niceleri haber oyunlarına kurban gitti.

Bu olayların kimisi medya tarafından ya haberden sayılmadı, ya hafife alınarak önemsizleştirildi, ya da çarpıtıldı.

Şimdi kendilerini hala gazeteci tanımlamasına sokan kalem erbaplarına sormak gerekiyor…

Dijital medyanın zirveye oynadığı, sosyal medyanın ise geleneksel medyanın duvarlarını hunharca yıktığı bir dönemde kimlerden hangi gerçekleri saklıyorsunuz? Varsayalım ki sakladınız… Sizin asli göreviniz bazı gerçekleri saklamak mı, yoksa o gerçekleri habere dönüştürerek halkı bilgilendirmek midir? Eğer asli görevinizi yapmayacaksanız sizlere naçizane tavsiyem, kapalı devre yayın yapan bir TV kanalı veya kurum içi bir gazete ile de kendi çapınızda “haber oyunları” oynayabilirsiniz. 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Onandıkça büyüyen, büyüdükçe çirkinleşen müessese; trollük… - 19.09.2019
>>  Yeni yayın dönemi yutturmacası - 12.09.2019
>> Tarihi ve turistik mekânlara sosyal medya zulmü - 05.09.2019
>> Toplumsal duyarlılığın kıstası medyatiklik mi? - 29.08.2019
>> Araf’taki Medya… - 22.08.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT
Onandıkça büyüyen, büyüdükçe çirkinleşen müessese; trollük…
Tüm Yazarlar