Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
09.01.2019 / 09:50

Bülent BİRİCİK

Dizilerin yeni bölümleri neden yayınlanmıyor?

Popüler televizyon kanallarının neredeyse her gün yayınladığı dizilerin yeni bölümleri 2019 yılının ilk günlerinde ekrana gelmedi. Bu, aslında geçtiğimiz yıllardan alışageldiğimiz bir durum olsa da, herkesi bir meraktır aldı.
Dizilerin yeni yılda ücretli olabileceği konusunun Aralık ayında gündeme gelmesi de bu merakı iyiden iyiye tetikledi. Ne yani, her akşam vatandaşları ekrana kilitleyen diziler artık yayınlanmayacak mıydı, bir sonraki bölümde olacakların merakıyla beklenen haftalar artık tarihe mi karışacaktı, bu merakın bir bedeli mi olacaktı? 
 
Önce iyi haberi verelim… Dizilerin yeni bölümleri Ocak’ın son haftasından itibaren yayınlanmaya başlayacak. Kötü habere gelince… Bu yıl belki gecikmeli de olsa yeni bölümler ekrana gelecek ama bundan sonraki süreçte ekranlarda şimdiki gibi pahalı yapımları göremeyebiliriz.
Peki, dizilerin yeni bölümlerinin ekrana gelmesi her yıl ortalama 1 hafta gecikirken bu yıl süre neden yaklaşık 1 ayı buldu?
Herkes merak içinde bu soruya bir yanıt bulmaya çalışıyor. Kimisi kanalları suçlarken, kimi de yapım firmalarını günah keçisi ilan ediyor. Oysa dizilerin yeni bölümlerinin neden geç yayınlanacağı, ya da yayınlanıp yayınlanamayacağı sorusunun yanıtı tamamen reklamverenlerde. Yani tamamen ekonomik…
Herkesin gözünün kulağının ekranlarda olduğu bir süreçte, konuyu kanallara ya da yapım firmalarına sormak yerine bu alanda fikirlerine ve tecrübesine güvendiğim bir reklamcı dostuma sordum. Aldığım yanıtlar beni oldukça şaşırttı. Durumun sanıldığının aksine daha da ciddi olduğunu anladım. Anlattıklarını özetle aktarıyorum:
 
Kritik ay Şubat
“Son 3-4 yıldır en büyük reklamveren emlak sektörüydü. Sektör oyuncularından kimi konkordato ilan etti, kimi de masraflarını minimuma indirdi. Son dönemde genellikle reklam vermemeyi tercih ediyorlar. Otomotiv sektörü ise son birkaç aydır reklamları durdurdu. Otomobil markaları her yıl genellikle yılın son iki ayı iyi reklam yapardı. Maliyeti yükseltmemek için bu yıl onu da kestiler. Sadece inşaat ve otomotiv değil, birçok sektör aynı durumda… Önlerini görmek ve ona göre reklam vermek istiyorlar.
 
Reklamverenlerin bu tavrı ise televizyonları ve gazeteleri olumsuz etkiliyor. Özellikle şu dönemde reklamverenlerde ya para yok, ya da ‘Reklamı kime yapıp, kime mal satacağız’ düşüncesindeler. Durum böyle olunca televizyon kanalları da dizilerin yeni bölümlerini genellikle Ocak ayının ikinci haftası yayınlarken bu yıl Ocak sonunda yayınlama kararı aldılar.
Ancak burada kritik ay Şubat… Çünkü geçmiş yıllarda genellikle reklam sektörü Şubat sonu gibi hareketlenirdi. Rezervasyonlar Şubat gibi yapılır, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında da reklamlar yayına alınırdı. Aynı hareketlilik Sonbaharda da yaşanır, Eylül’den başlayarak Aralık ayı sonuna dek sürerdi. Bu kez yine Şubat’ı bekliyoruz, ama korkarak…
 
Televizyon reklamları hâlihazırda ciddi azaldı, gazete ilanları da aynı durumda. Dijital reklam pazarı son yıllarda oldukça hareketli iken bu alanda da en kötü Ocak ayını yaşıyoruz.”

TV’lerde ucuz yapım dönemi mi geliyor?
Reklamcı dostum televizyon kanallarının içinde bulundukları açmazın nedeninin reklamveren, daha doğrusu tüketici kaynaklı olduğunun altını çizerken bir başka önemli tespiti de yaptı: “Tüm bu yaşananlar ilerleyen günlerde televizyon kanallarını ucuz yapımlara yöneltebilir.” 
 
Konuyu biraz daha detaylandırmasını istediğimde ise şunları söyledi:
“Yapım firmaları hem süre olarak çok uzun dizilere imza atıyorlar, hem de pahalı oyuncularla çalışıyorlar. Uzun süreli diziler maliyetleri artırırken, tanınmış oyuncular neredeyse bölüm başına 70 ila 100 bin lira gibi büyük rakamlar alıyorlar. Reklam sektöründe olumlu bir hareketlenme yaşanmaz ise kısa bir süre sonra kanallar yapımcı firmalara düşük maliyetli program siparişleri verebilirler. Ya da kanallar içyapım olarak kendileri bu ucuz maliyetli programları hazırlama yoluna gidebilirler. Bundan sonraki süreçte ekranlarda üç kamera ile çekilen ucuz yollu sitkom türü yapımlar görebiliriz.”
 
Reklamcı dostumun altını çizerek aktardığı bir başka görüş de şu: “Reklamverenler reklam vermeyi keserse yayıncı kuruluşlar daha fazla dayanamaz. Malum, yayıncılık pahalı bir iş. Eğer reklam olmazsa ilerleyen günlerde kapanan gazete ve televizyonlara rastlayabiliriz.”
Tüm bunların meali şöyle… Üretici malını satamazsa üretim yapamaz, üretim olmazsa reklam da olmaz, reklam olmazsa diziler de olmaz.
Yani özetle, dizilerin yeni bölümlerinin yayın girmemesi, ne TV’lerin ne de yapım firmalarının kaprislerinden kaynaklanıyor.
 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Selfie’deki ruh halini anlayabilmek… - 14.03.2019
>> Televizyon haberciliğindeki ‘abartı’ dili - 07.03.2019
>> Ekran zorbalığı - 28.02.2019
>> Toplumun yeni iyilik fabrikası sosyal medya mı? - 21.02.2019
>> Yerel seçimin kazananını gençler ve sosyal medya belirleyecek - 14.02.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
Selfie’deki ruh halini anlayabilmek…
Tüm Yazarlar