Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
19.12.2019 / 15:04

Bülent BİRİCİK

Değişen medya alışkanlıklarımız

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte medya alışkanlıklarımız da hızla değişmeye başladı.

Dijital medya ile geleneksel medya arasında kıran kırana bir mücadele yaşanırken, dijital medya ve onun en önemli parçası olan sosyal medyanın egemenlik alanını giderek genişlettiği görülüyor.

Araştırmalar da bunun teyit ediyor.  KONDA’nın “Televizyonla Değişen Algılar, Sosyal Medyanın Yükselişi ve 10 Yıllık Medya Serüvenimiz 2008-2018” alt başlıklı ‘2019 Medya Raporu’, medya alışkanlıklarımızın değiştiğine dair somut veriler ortaya koyuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Aslı Tunç’un imzasını taşıyan giriş yazısına göre rapor, KONDA’nın son 10 yılda gerçekleştirdiği bir dizi araştırmanın bulgularını kıyaslayarak onları kuramsal bir çerçeveye oturtmayı amaçlıyor.

Araştırma sonuçlarındaki dikkat çeken bulguları haberleştiren www.journo.com.tr, bir bakıma çanların geleneksel medya için çaldığını ortaya koymuş. Bu bulgular aslında geleneksel medyanın, özellikle de gazetelerin maalesef hazin sona doğru ilerlediğini gözler önünü seriyor.

İşte araştırmada ortaya çıkan en önemli sonuçlardan biri: Türkiye’de internetin bir numaralı işlevi haber… Ülkemizdeki internet kullanıcıları bu mecrayı en çok haber için kullandıklarını söylemişler. Doğal olarak, “Bir bilgiye ihtiyaç duyduğumda ilk bakacağım yer internettir” diyenlerin oranı da üç yıl içinde 9 puan artmış.

İnternet çağında dünyaya gelen ve Z kuşağı olarak bilinen yaş gurubunun güncel haber takibi konusunda büyükleri kadar hassa olmadıklarını düşünürsek, haber takibi alışkanlıklarını değiştiren kitlenin 20 yaş ve üzeri kesim olduğu ortaya çıkıyor. Hayatı boyunca haberleri televizyon, gazete ve radyodan takip eden bu kitlenin yavaş yavaş dijital yerliler arasındaki yerini aldığı görülüyor.

Araştırmadan çıkan bir başka sonuca göre ise Televizyona ve internete olan güven artarken, gazeteye olan güvenin düşmesi… 2015 yılındaki bulgularla kıyaslandığında haber kaynağı olarak televizyona olan güven 2018 itibariyle yüzde 70,1’den yüzde 72,3’e çıkmış, gazeteye olan güven ise yüzde 10,5’tan yüzde 7,2’ye düşmüş. İnternet haber sitelerine güven de yaklaşık iki puanlık artışla yüzde 14,7’ye yükselmiş. Sosyal medyaya güven ise bir puanlık gerilemeyle yüzde 5,8 seviyesinde kaldı.

Araştırma sonuçlarına göre, geleneksel medyanın en önemli temsilcilerinden televizyon kanallarının günümüzde hala yüksek bir oranda tercih edildiği anlaşılıyor. Rakamlar, gazetelere güvenini yitirenlerin büyük bölümünün televizyonlara ve sosyal medyaya yöneldiğini gösteriyor.

Ancak araştırmanın bir başka sonucu da televizyon kanallarının hala yüksek oranda izlenirlik oranına sahip olmalarına karşın, haberleri televizyon kanallarından takip edenlerin sayısının da azaldığına işaret ediyor.  Haberleri TV’den izlemeyenlerin oranı 2017’de yüzde 4’lerdeyken bu oran 2018’de yüzde 14’e çıkmış. Oysa 2016 ve öncesindeki araştırmalarda tüm katılımcılar televizyondan haber izlediklerini söylemişti.

Araştırmada ortaya çıkan TV kanallarının izlenirlik oranlarına ilişkin veriler de, TV’lerin haberden ziyade diğer yayınların takibinde güncelliğini koruduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre; Fox TV %20, ATV %15, TRT %13, A Haber %8, Kanal D %7, Show TV %5, Star %3, NTV %2, Kanal 7 %2, CNN Türk %2, Habertürk %2, Halk TV %2, oranında izlenme oranına sahip olurken, haber kanallarının düşük izlenme oranına sahip olması, izleyicilerin sadece haber izleme kaygısıyla televizyonu açmadıklarını ortaya koyuyor. Oysa haber kanallarında gün boyu her saat başı haber yayını yapılırken, Fox, ATV, Kanal D, Star, Show TV gibi popüler kanallarda diziden yarışmaya, filme, kadın kuşaklarına kadar çok sayıda yayına yer veriliyor.

Araştırmadan çıkan gazetelere ilişkin rakamsal verilere göre ise katılımcıların yüzde 73,9’u gazete okumuyor. Günlük yazılı basına olan güven yüzde 7,2 seviyesinde. Sözcü %4,5, Posta %4,3, Sabah %3,5 ve Hürriyet 3,2 oranında okunurken, diğer gazeteler ise yüzde 26,1’lik dilimde yerlerini alıyorlar.

Sözcü’nün 243.424, Sabah’ın 242.608, Hürriyet’in 213.099 ve Posta’nın günlük ortalama tirajının 160.816 olduğunu ve bu rakamların her gecen gün eridiğini göz önüne alırsak, araştırma sonuçlarının doğruluğu da bir şekilde teyit edilmiş oluyor.

Konda’nın araştırması Türk halkının medya alışkanlıklarını ortaya koyarken, bir yandan da acı bir tabloyu gözler önüne seriyor. O da geleneksel medyanın son yıllarda gözden düşmesi… Buna sebep olarak dijital medyanın yükselişini gösterenler olsa da, bunun esas kaynağının geleneksel medyanın haberlere bakış açısından kaynaklandığını düşünüyorum. Zira Avrupa ve ABD’de bile medyadaki dijitalleşme tam olarak sağlanamazken, geleneksel medya organları hala yüksek güvenilirlik ve takip edilme oranlarına sahip durumdalar.

Öyleyse bu araştırmanın sonuçlarını nasıl okumak gerekiyor?

Naçizane fikrim; önce tüm gazetelerin birinci sayfalarının okunması, ardından televizyonlarının ilk haberlerinin izlenmesi ve onun ardından da haber kanallarında akşamları yayınlanan tüm tartışma programlarının izlenmesi ve araştırmanın sonuçlarıyla beraber analiz edilmesi yönünde… İşte o zaman Türk halkının medya alışkanlıklarına ilişkin bu araştırmayı daha iyi anlamlandırmak mümkün olabilir.

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Neo-Mahallecilik… - 10.02.2020
>> Medyadaki Deprem… - 30.01.2020
>> Medya ne için var? - 23.01.2020
>> Haber zannettiklerimiz… - 09.01.2020
>> Dijitale göçenler… - 02.01.2020
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Bülent BİRİCİK Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
Nefret söylemine yataklık yapan sosyal ağlar…
Tüm Yazarlar