Bülent BİRİCİK

bulent.biricik@hotmail.com
15.11.2018 / 09:53

Bülent BİRİCİK

Bilgilendirici habercilikten eğlendirici haberciliğe…

Özel televizyon kanallarında 1990’lı yılların sonu, 2000’li yılların başında ortaya çıkan ve kesinlikle patolojik incelemeye muhtaç olan “eğlendirici habercilik” sayesinde millet olarak oldukça eğlenmiştik.

 

Günümüzde sosyal medya sayesinde yeniden ekranlarda hayat bulan eğlendirici haberlerle ilk kez o zamanlar tanışmıştık. Eğlendirici habercilik akımının en önemli temsilcisi ise kuşkusuz Reha Muhtar idi… Kendine has üslubuyla habere konu olan kişilere sorduğu sorular, henüz internet ve sosyal medyanın hayatımıza tam anlamıyla girmediği o günlerde kendisine “fenomen” unvanını hakkıyla kazandırmıştı.

Fenomen olmakla kalmayıp, adından yıllarca söz ettirecek bir habercilik akımına adını veren ekol olmuştu. Haber sunumundaki nevi şahsına münhasır tarzı, “Acı var mı acı” şeklindeki acayip soruları, sayıları o yıllarda hızla artan özel televizyon kanalları arasındaki kıran kırana rekabette Reha Muhtar’ı reyting listesinin en tepesine yerleştirmişti. Tarzının getirdiği reyting rüzgârıyla da yetinmeyen Reha Muhtar, en ciddi haberleri bile ustaca bir üslupla magazine dönüştürerek bizleri eğlendirmiş, güldürmüş, şaşkınlık içerisinde ekranlara kilitlemişti.

Bununla da yetinmiyordu Reha Muhtar… Muhabirleri de birer “eğlendiren adam” figürüne dönüştürüyor, Bay Kubidik, Pire Ferhat, Halil İbrahim ve Ömür Varol gibi isimlerle stand-up tarzı haberciliğin temel taşlarını örüyordu.

Yine o günlerde Uğur Dündar yönetimindeki Kanal D ise “Maşallah Ekrem” isimli bir yerel televizyon kanalı muhabirini Gaziantep’ten getirerek İstanbul’da medya piyasasına sürüyordu. Sarı renkli şişme yeleğiyle Kanal D Haber ekranlarında arz-ı endam eden Maşallah Ekrem, yaptığı ilginç röportajlarla Show TV’nin eğlendiren ama haber ver(e)meyen muhabirleriyle rekabet ediyordu. Hatta öyle ki, Maşallah Ekrem kendi programını bile yaptı, ama çok uzun vadeli olamadı.

Star TV ekranlarında ise Sadettin Teksoy gibi güçlü bir isim çoktan bir medya fenomeni haline dönüşmüştü. Sarı montuyla hafızalara kazınan Teksoy da önce muhabir olarak haber bülteninin içinde ilginç ve de eğlenceli haberlere imza atmıştı. Teksoy daha sonraları yıllar sürecek olan kendi programını yapmaya başlamıştı. Daha doğrusu “Beeenn Sadettin Teksoy Star Haber Türkiye…” diyerek ekranlarda parmak sallamıştı.

Her akşam ailecek ana haber bülteni saati geldiğinde televizyonların karşısına geçiyor, Cem Yılmaz stand-up’ı izlemişçesine eğleniyorduk. Ülkemizden ve dünyadan fazlaca haberdar olamasak da, eğlenceli haberlerle derdimizi tasamızı 45 dakikalığına da olsa bir yana bırakıyorduk.

Fenomen habercilerden viral videolara…
Derken, yıl oldu 2018… Ana haber bültenlerinde biz yine milletçe eğlenir olduk. Eğlenceli haberler artık “Bay Kubidik”, Maşallah Ekrem, Sadettin Teksoy, Pire Ferhat ve Halil İbrahim gibi muhabirler vasıtasıyla evimize giremese de, sosyal medyada “Viral” olmuş videolar sayesinde ana haber bültenlerini süslemeye başladı.

Evet, 2018 senesinde habercilikte gelinen nokta, popüler kanallarda 1990’larda bir akım olarak başlayan “eğlendiren habercilik” akımı oldu. Youtube başta olmak üzere sosyal medya platformlarında dolaşıma giren ve kısa sürede milyonlarca kez izlenen videolar editör ve prodüktörler maharetiyle günümüzde her akşam ana haber bültenlerinin içerisine serpiştiriliyor.

ATV, Kanal D, Star TV, Show TV, Fox TV, Kanal 7 gibi popüler kanallarda rastlayabileceğimiz bu eğlenceli haberlerden bazıları şöyle: “Otobüste seyahat eden tiyatrocuların ninni söyleyerek uyuttuğu bebek”, “Çinli güvenlik görevlilerinin yavru köpeklerle oynadığı merdivenden kaydırmaca oyunu”, “Rodeoda boğanın üzerinden en uzun kalan adam”, “Üşüyen kedilerin üzerine montunu örten çocuk”, “Yok artık dedirten Papağan Habip’in İstiklal Marşı’nda selam durup takla atması”, “Yamaç paraşütü ile uçarken müşteri tıraş eden kuaför”, “Motosiklet ile dağ gibi mısır koçanlarını taşıyan adam”, “Düğüne gelip göbek atmayan misafirleri suya atarak cezalandıran düğün sahibi”, “Köylü kadının drone ile imtihanı”, “Düdüklü tencereye sıkışan çocuk.”

Kamu yararı yerine kamu eğlencesi
Eğlendiren haberler, gülümseten videolar, şaşırtan olaylar, ilginç kişiler, muhteşem görüntüler derken, medyanın olmazsa olmazı olan kamu yararı son dönemde adeta kamu eğlencesine dönüştü.

Belki bilgi alamıyoruz ama; eğleniyoruz, şaşırıyoruz, şok oluyoruz, gülümsüyoruz. Biz gülümserken; kanallar sıfır maliyetli sosyal medya videolarıyla reyting toplayarak para kazanıyor, biz gülümserken; işsizlik, pahalılık, enflasyon, dış borçlar, batan firmalar, terör ve dış politika sorunlarına ilişkin haberlere süre kalmıyor. Böylece hem eğleniyoruz, hem eğlendiriliyoruz.

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Işıklı ekranın ardından hissetmek - 13.12.2018
>> Cumhuriyet… - 06.12.2018
>> SABAH… - 29.11.2018
>> Hürriyet… - 22.11.2018
>> Haberciliğin dijitale evrilmesinde gelinen nokta: dijital tuzakçılık - 08.11.2018
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU
Dünyada Neler Oluyor (285-3)
Tüm Yazarlar