Türk basınında bir ilk

Medyaloji.net » pr » Türk basınında bir ilk
Türk basınında bir ilk

Hürriyet gazetesinin dünkü manşeti, Türkiye’deki medya grupları açısından ‘Türk basınında bir ilk’ olarak değerlendirildi. Gazeteci Yavuz Semerci’nin kaleminden konunun ayrıntıları…

Bu bir ilk. En azından öyle sanıyorum.

Medya grupları, rakiplerinin ekonomik faaliyetlerini övmezler. Onların işine gelebilecek haberlere yer vermezler. Fırsat bulduklarında rakibi eleştirecek haber yaparlar. Kavga ediyorlarsa haber üretirler. Hiçbir şey olmasa, “gözünün üstünde kaş var” hassasiyetiyle verip veriştirirler.

Hele Doğan Grubu’nun rakiplerine yönelik fil baskısı yaratan haberlerinin tadı bir başkaydı. Geçmişin derslerle dolu kavgalarına dönmeyeceğim elbette.

Hele şu bayramın ilk günü.
Ama böylesini de beklemiyordum.

Hürriyet’in manşeti dengemi bozdu. Başlık şöyle: “Erdoğan’a söz verdim varız”

Olay neymiş: Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesinin Rus ortaklarından Transneft Ankara’nın tutumundan memnun olmadığını açıklamış, Putin hemen devreye girmiş ve “Söz verdik” bu hattın içinde olacağız” demiş… (Aynı haber Sabah Gazetesi’nde yer alıyor)

 
***

Bu proje, Sabah ve atv’nin sahibi olan ve Başbakan’ın damadının yöneticilik yaptığı Çalık Grubu’na ait… İtalyan ortağı ile birlikte. Ruslar eğer petrol verirlerse, (ki Kazak petrolü) hayata geçebilecekti. Devlet düzeyinde desteklenen (AK Parti döneminden önce) proje Putin-Erdoğan ilişkisi sayesinde ölü bir proje olmaktan çıkmış görünüyordu ki tıkandı. Ve ardından Putin devreye girdi.

Doğan Grubu’nun bu projeyi desteklemeyi bırakın, tam tersi kösteklemek isteyebileceğine dair ezberimiz dün bu manşet ile bozuldu. Rakibine can verecek, karını etkinliğini artıracak bir projeye hem de Hürriyet’in manşetinden yer verilmesini bu nedenle önemsedim. Tabii yine de ihtiyatlı olmak lazım. İstisna sayılabilecek bir sapma da yaşanıyor olabilir… Normal bir zamanda bu boru hattına petrol akıtacak Tatneft’in “Türkiye tarafı kabul edilemez tekliflerde bulunuyor” sözü manşet yapılırdı ki rakip yara alsın…

Kimse yanlış anlamasın lütfen… Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. Bu proje hakkında hep olumlu görüş aktarıyorum. Hatta İstanbul Boğazı’ndan tehlikeli madde geçişlerinin şimdiden açıklanan bir zaman içersinde tamamen kesilmesine yönelik radikal bir önlem alınmasını savunuyorum. Nasıl, Lozan Anlaşması’nda imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye aleyhine işleyen maddelerinin değiştirilmesi için uluslararası toplumun desteği alındıysa ve ardından da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandıysa… Aynı şekilde milyonlarca insanı tehdit eden tanker geçişlerinin yasaklanması ve boru hatlarının (pahalı bir yöntem de olsa) teşvik edilmesini sağlamalıyız…

***

Anlamaya çalıştığım şey, Hürriyet ve Doğan Grubu’nda yaşanan bu değişikliğin bir etik duruş mu yoksa şirinlik mi olduğunu anlamak. Doğrusu elbette rakibiniz de olsa alkışlanacak olanın alkışlanması…

(Referandum stresinden uzak hayırlı bayramlar diliyorum… Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim…)

 
Yavuz Semerci / Gazeteport

 

YORUMLAR