09.11.2022 / 11:11

Halef R.  VAYIS

Haberdar olmak, doğru algılamaktan geçiyor…

Bir şeyin haber olması, haberdar olduğumuz anlamına gelmiyor. Zira, haberdar olmak ifadesi bir anlamda doğru algılamayı da içeriyor…

 

Prof.Dr. Gültekin Çetiner’in yorumudur…

İnsanların algılamalarında istediğiniz yönde bir seçicilik oluşturabilirseniz, artık pek çok şeyi, anlamalarını istediğiniz şekilde algılamaları kaçınılmaz olacaktır.

Bu nedenle Dünya’da medyayı kimlerin kontrol ettiği meselesi sıklıkla tartışılır.

Pakalert Press, dünyadaki medyanın büyük çoğunluğunu kontrol eden bir güçten bahsederek, ABD medyasını yönlendiren firma sayısının 1980’li yıllarda ellinin üzerinde olduğunu, günümüzde ise yalnızca altı olduğunu söylüyor.

Küreselleşme nedeniyle özellikle uluslararası finans sektöründe belli kesimde toplanan parasal gücün kaçınılmaz sonucu olsa gerek.

O yüzden bazı büyük meselelere dair konular ya haber yapılmayabiliyor ya da haber yapılsa bile medya tarafından oluşturulan algılama filtrelerimize takılıyor.

Bu nedenle, bir şeyin haber olması, haberdar olduğumuz anlamına gelmiyor. Zira, haberdar olmak ifadesi bir anlamda doğru algılamayı da içeriyor.

 

Siyaset dünyası, medyayı yüz yılı aşkın süredir bilinçli kullanıyor…

Ünlü dilbilimci Noam Chomsky’nin, kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki etkisini ortaya koyduğu ‘Medya Denetimi’ ve ‘Medya Gerçeği’ adlı kitaplarında, konuya dair söyledikleri özetle şöyle:

“Yirminci yüzyılın hemen başlarında propaganda, özellikle siyasi etkinin sağlanmasında önemli bir faktör olarak öne çıktı. Etkinlik alanını medya üzerine inşa edip yeterince güçlenince de, toplumun doğru ve yanlış değerlerini etkiledi, demokrasinin nasıl olması gerektiğini biçimlendirdi.

Medyanın, topluma gizli, dolaylı ya da doğrudan, ancak istemesini de sağlayarak kabul ettirdiği biçimlemeler, yeni yüzyılda da değişmedi. Daha incelikli yöntemlerle düşmanlarını şeytanlaştırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi.

Medyanın sermaye, siyasetçi ve iktidarla ilişkisi, her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı. Buna bağlı olarak, etik kavramı da medyayla her geçen gün daha fazla ilişkilendirilerek tartışılmakta…”

 

Üçlü filtre testi…

Eski Yunan'da, Sokrates bilgiyi saklaması yönüyle saygınlık kazanmıştı. Bir gün tanıdığı bir filozofa rastladı.

Filozof, Sokrates'e "Yakın bir arkadaşınla ilgili ne duyduğumu bilmek ister misin?" diye sordu.

"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrates:
"Bana bir şey söylemeden evvel küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna 'üçlü filtre testi' denir."

Devam etti Sokrates:
"Bana arkadaşım hakkında anlatmaya başlamadan önce, biraz bekleyip ne söyleyeceğini filtre etmek, daha doğru bir davranışı beraberinde getirebilir."

Ve hemen birinci filtreyi sordu:
"Birinci filtre: Gerçeklik filtresi. Birazdan bana söyleyeceğin şeyin, tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?"

"Hayır" dedi adam. "Aslında bunu sadece duydum... "

"Tamam" dedi Sokrates. "Öyleyse, sen duyduğunun gerçekten doğru olup olmadığını henüz bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim."

 “İkincisi, iyilik filtresi…

Arkadaşım hakkında söylemek üzere olduğun her neyse, iyi bir şey mi?"

"Hayır, tam aksi" dedi diğer filozof.

"Madem öyle" diye sürdürdü Sokrates:
"Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin bile değilsin.

Ve üçüncü filtreyi söyledi. "İşe yararlılık filtresi. Arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey, benim işime yarar mı?"

"Hayır, aslında değil" dedi diğer filozof.

"İyi" diye devam etti Sokrates:

"Eğer, söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse, bana niye söyleyesin ki?"

 

twitter.com/halefrvayis

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> İki kişiyi döndürür bir kişiye… - 23.11.2022
>> Türk basınında ilk ekonomi sayfasının hikayesi… - 16.11.2022
>> “Hayalleriniz paranızdan çok olduğu sürece gençsiniz” - 02.11.2022
>> Enformasyon denetimi ile dünya aynılaşıyor… - 26.10.2022
>> Gazetecilik zor mu, imkansız mı? - 19.10.2022
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Bülent BİRİCİK
İki kişiyi döndürür bir kişiye…
Tüm Yazarlar