Aynalar kırılırsa…
“Biz daima şu prensibi kabule hazır olmalıyız: Duygularımızdan başka hiçbir şey iyi veya kötü değildir...”
Yukarıdaki sözü yaklaşık 2000 yıl önce Epiktetus söylemiş…
Bugünkü kadar taze…
İnsan bazen hayretlere düşüyor. Sanki yeryüzündeki her konu düşünülüp dillendirilmiş, edecek laf kalmamış; ne dense tekrar olacak…
Sözler…
Evrilip çevrilip, anlık duyguların gölgesinde yeniden biçimleniyorlar.
Aynalar kırılırsa…
Bir ülkede, devletin buyruğu üzerine tüm aynalar kırılır. Amaç, insanların kendini beğenmişliğine son vermektir. Bu önlem, başlangıçta herkesçe onaylansa da, bir süre sonra durum değişmeye başlar.
İnsanların kendi yüzlerine bakma gereksinimi nedeniyle, ayna parçaları karaborsaya düşer; herkesin para karşılığı kendini seyredebileceği aynaların bulunduğu randevu evleri türer.
Bütün bu gelişmeler sonucunda, bir halk ayaklanmasıyla, ülkede aynalara konan yasak kalkar ve her şey eski konumuna döner.” (Elias Canetti’nin “Kendini Beğenmişliğin Komedisi” adlı oyunun ana teması)
Aynaya bakmak önemlidir; ara sıra da olsa kendimizle yüzleşmeliyiz…
Geçtiğimiz yıllarda, dünyanın en hızlı körü ünvanını alarak Guinness kitabına giren Dünya Engelliler Vakfı geçmiş başkanı Metin Şentürk, sorulan bir soruya, “aynaya bakmadan evden çıkmam, böyle garip huylarım var” demişti, 2010 yılında.
Önerim şu: “Metin Şentürk gibi garip huylar edinin ve ara sıra aynanıza bakın, gerekirse kırın.”
Gelecek için…

