29.11.2023 / 14:09

Halef R.  VAYIS

Popüler kültürde Kaliforniya sendromu…

“Popüler kültürde Kaliforniya sendromu diye bir durum var. Bu kişiler hazcı yani hedonist ve egoist oluyor. Gittikçe yalnızlaşıyor ve mutsuz olup depresyona aday oluyorlar.”

 

Sanırım Almanların argo bir deyişiydi. Yaklaşık şöyleydi:

“Çekinmeden, tiksinmeden, rahatlıkla b.. yiyebilirsiniz; milyonlarca sinek yanılıyor olamaz çünkü.”

Arsız bir deyim, ancak şu sıralar rafından indirip kullanmakta beis görmüyorum.

Ülkeler işgal ediliyor, coğrafyalar değiştirilip insanlar yurtlarından sürülüyor, kitlesel katliamlar normalleştiriliyor, adalet uygulamaları siyasal hale geliyor.

Vahşi kapitalizm yedikçe daha çoğunu istiyor…

Uluslararası gelir dağılımları arasındaki denge, giderek tek yöne doğru kayıyor.

Dünyadaki kaynaklar kötü kullanılıyor. Çevre felaketleri ve iklim değişiklikleri yaşanıyor. Adeta yeni bir gezegene ihtiyaç duyma safhasına giriyoruz.

Değerler ve ölçüler değişiyor. Taraflar oluşuyor, düşmanlıklar gelişip pekişiyor. Güven, sevgi, aşk duyguları, birçok insan için gıpta edilen ancak sadece TV dizilerinde işlenen bir temaya dönüştü.

Gerçeklik, durulan yere ve ait olunan tarafa göre anlam kazanıyor.

Kısaca, hayra alamet şeyler olmuyor.

 

Doğru zamanda doğru yerde doğmak…

Ste­ve Jobs ve Bill Ga­te­s, bil­gi­sa­yarın çok az ol­du­ğu yıl­lar­da geldiler dünyaya. Her ikisi de bilgisayarın insan hayatına dahil olmasına şahitlik ettiler.

Şahitlik etmekle kalmayıp belirleyici oldular, bayrağı yukarılara taşıdılar.

Görünüşe göre, onlar doğru coğrafyada doğru zamanda doğmuşlardı. Sonucunda, dünyanın gelmiş geçmiş en önemli kişileri arasında yerlerini aldılar.

İyilik mi yaptılar dünyaya yoksa kötülük mü, bunu kendi yorumlarınıza bırakıyorum.

Ancak insan hayatını yeniden dizayn ettikleri, herkesin kabul edeceği bir gerçek.

Çağın yeni psikiyatrik hastalıkları…

Bilgisayar ve internet dünyası, Jobs ve Gates’in yeniden dizaynına yüksek oranda katkıda bulundukları insan hayatının merkezine yerleşince, duruma özgü sorunlar da kendiliğinden aktive oldu.

Devamını Prof.Dr. Nevzat Tarhan Hoca’dan dinleyelim.

“Akıllı telefonlar, tabletler hayatımızda yokken, teknoloji bu denli ilerlememişken, 'internet bağımlılığı' diye bir hastalığın adını bilmiyorduk.

Bundan 25 yıl önce 'panik bozukluğun' nasıl bir şey olduğunu bilen var mıydı?

İnternet bağımlısı kişi, tıpkı kokain bağımlılığında olduğu gibi davranışsal bağımlılık sergiliyor. Bağımlılığa yakalanan kişiler, artık hastanede yatarak tedavi ediliyor. 

Aslında bağımlılığın bütün türlerinde artış bekleniyor. Özellikle bilgisayarın aşırı kullanımı çocuk ve gençlerde öğrenme ve davranış bozukluğuna sebep oluyor. Bu da, büyük fotoğrafı göremeyip sadece sanal duyum içinde olmaya neden olabilecek.”

 

Kaliforniya sendromu…

Dünya Sağlık Örgütü'nün açıklamasına göre, eğer önlem alınmazsa depresyon en büyük sağlık sorunu olarak karşımıza çıkacak. Genç yaş grubunda intihar sıklığı büyük risk olacak. Örneğin İngiltere'de yapılan bir istatistikte, 15-25 yaş arasındaki gençlerde görülen intihar vakalarının, trafik kazalarından sonra en büyük ölüm sebebi olduğu ortaya çıktı.

Yakın gelecekte aile içi ve toplumsal şiddet ile adli psikiyatriye yansıyan suçların artacağı söyleniyor. Buna göre, önümüzdeki yıllarda boşanmalar çoğalacak, depresyon dışında yeme bozukluklarıyla ilgili hastalıklarda artış olacak. Özellikle Blumia, beden imaj bozukluğu ve yemeye bağlı obezite, toplumsal sıkıntılar yaratacak.

Doktor Tarhan anlatıyor: “Popüler kültürde Kaliforniya sendromu diye bir durum var. Bu kişiler hazcı yani hedonist ve egoist oluyor. Gittikçe yalnızlaşıyor ve mutsuz olup depresyona aday oluyorlar. Zevkçiliğin, bencilliğin ön plana çıkmasıyla boşanma da artıyor bu kişiler arasında. Birbirlerine ihmalleri çok artıyor çünkü. Kaliforniya sendromu olarak bilinen, yaşam stiliyle ilgili bu hastalıkta da artış bekleniyor.”

Burada es verelim.

Sıkıntıların öne çıktığı bir yazı oldu. Daha fazla içimizi karatmayalım, Basitlik Kanunları kitabının yazarı John Maeda’nın önerisiyle bitirelim:

“Öz değeri kaybetmeden azaltabileceğiniz kadar şeyi azaltın ve geri kalan şeyleri de ortaya saçmayın…”

 

twitter.com/halefrvayis 

 

 

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Balina üzerinde seyahat eden kedi misali... - 28.02.2024
>> 10 yaşın cesareti… - 21.02.2024
>> Basitlik ve değişim üzerine… - 14.02.2024
>> Tüketerek mutluluğu arama çabası… - 07.02.2024
>> Tek gözlü, yamuk gözlüklü gazetecilikler… - 01.02.2024
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Meltem AŞCİ Hüseyin MOVİT
Balina üzerinde seyahat eden kedi misali...
Tüm Yazarlar