23.03.2020 / 10:30

Hüseyin MOVİT

Genç Medyacılara Yol Haritası (295-2)

Medyaloji yazarı ve Türkçe Gönüllüleri- Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı / Eleştirmen Hüseyin Movit, medyada dilin hatalı kullanımı ile ilgili hataları sizlerle buluşturmaya devam ediyor.
USTADAN

 Radyo Spikeri Olmak

“Ağır ve çok özel yapılmış, peş peşe açılan iki kapıdan giriyorduk. Göz yormayan sarı ışıklar altında sarkan, metal renkli, dikdörtgen prizma biçiminde ve üzerinde yüzlerce delik bulunan iki mikrofon vardı. Mikrofonlar, geniş ve yeşil çuhayla kaplı spiker masasına doğru sarkıyordu. Masanın hemen bitişiğinde, üzerinde sonradan adı uzunçalar olan, longplay türü plakların bulunduğu büyükçe bir pikap vardı. Plaklar; James Last Orkestrası, Paul Mauriat, Mantovani orkestrası, Moğollar grubu ve üzerinde “ağırlaştırılmış yayında kullanılacak” yazan, Beethoven’ın 78’likleriydi. Yine masanın üzerinde metal renkli, ortası siyah renkle belirtilmiş bir gong ve çuhadan yapılmış başlığıyla sopası duruyordu. Stüdyonun duvarları, açık sarı ve açık mavi renkli ahşap paneller ve delikli kontrplaklarla kaplıydı. Bunlar, eğitimlerimizde öğrendiğimiz ses yalıtımı ve stüdyo akustiği için en gerekli malzemelerdi. Antalya Radyosu’ndaki stüdyoda bir spikerin elinin altında olması gereken sözlükler ve bir yazım kılavuzu da bulunuyordu. Bu sözlüklerden biri TDK Türkçe Sözlük, diğeri Osmanlıca-Türkçe Sözlük ve İngilizce-Türkçe Sözlük idi. Aldığımız eğitimlerden biri de sözlük kullanma idi. Müberra Yetkin hocamızın, ‘nöbetlerinizde sık sık sözlük karıştırın’ öğüdünü hiç unutmayacağım. Bir sözlüğün ne kadar çok işlevinin olduğunu, aldığımız eğitimde öğrendik.”

Bu satırlar 1977 yılında TRT Antalya Radyosu’nda göreve başladıktan bir süre sonra yazdığım günlükte yer alıyor. Yukarıdaki satırları yazarken, yıllarca özlemini çektiğim spikerlik mesleğine ulaşmanın mutluluğu içindeydim. 22 yaşındaydım ve bu mesleğin içinde hayata çok farklı gözlerle bakar olmuştum. Aradan geçen uzun yıllar içinde, sürekli olarak kendimi geliştirmek zorunda olduğumu hep hissettim ve bunun için gayret ettim. Sınavla Ankara’ya geldim, yine sınavla Redaktör Spiker olarak TRT Haber Merkezi’ne geçtim. 42 yıl boyunca spikerlik, sunuculuk, seslendirme, program yapımcılığı, habercilik, tören sunuculuğu gibi yayıncılığın çeşitli alanlarında çalıştım. Araştırmaya dayalı pek çok özel haber hazırladım. Spiker, muhabir ve diğer yayıncıların yanı sıra çok sayıda kurumda ve üniversitelerde diksiyon eğitimleri verdim. Milli Güvenlik Akademisi’nde uluslararası ilişkiler bağlamında makaleler hazırladım. TDK’de 2011 yılında basımı gerçekleşen Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu hazırlama grubunda görev aldım. Türkiye’nin ilk telaffuz sözlüklerini hazırladım.  TRT Eğitim Dairesi’nde, Türkçe Eğitim Merkezi’nin kuruluşuna önayak oldum ve birkaç yıl, yayından çıkan yanlış telaffuzların tespitini yapıp doğru söylenişlerini makama bildirdim. TRT’nin hazırladığı Yayıncılık Sözlüğü’ne, spikerlikle ilgili yüzden fazla terimin tanımını yazdım. Bazı kurumların başkanlarının TBMM ve üst makamlara sunmak üzere hazırladığı rapor ve metinlerin redaksiyonunu yaptım. RTÜK ve TRT’nin bastığı dört ayrı sözlük ve yayınlanmış makalelerim, 42 yıllık birikimin farklı şekillerde ortaya konmuş ürünleriydi. Kendi mesleğimin dile dökülmüş özelliklerini, dinleyicilerle paylaşmak gereğini hissettim. ‘Söz Sanatı’ adıyla Diyanet Radyo’da Türkiye’de ilk kez bir diksiyon programı yayınlandı. Hepsi birbirinden farklı tam 868 bölüm olarak yayınlandı bu özel program. TRT’nin Sesli Sözlüğü ve Kocaeli Üniversitesi’nin Yabancılar için Görsel Sesli Sözlüğü, keyifle seslendirdiğim sözlükler oldu. Bu cümleleri kendimi anlatmak için değil, bir spikerin neler yapabileceğini belirtmek için yazdım. Elbette çok daha fazlası yapılabilir. Nitekim meslekte kendini yetiştirmiş pek çok spiker bulunmaktadır. Devam edecek. (Şener Mete, TRT E. Başspikeri, Öğretim Görevlisi)

BUNLAR DA KISA KISA

D. Mehmet Doğan, http://trthaber.com, 02.03.2020: "Alparslan ve Diyojen arasında bir barış anlaşması yapıldı."

Alparslan ile Diyojen arasında akdedilen anlaşma değil antlaşmadır!

D. Mehmet Doğan, kafasına estiği gibi yazıyor: "Sonra, sonradan" anlamındaki zarf "bilahare" şeklinde yazılır.

İşte örnekler: 27.09.2019 Bilahire 26.08.2019 bilahire 21.02.2017 Bilahire  26.05.2016 bilahare 08.06.2016 bilahare
09.06.2016 bilahare GEL ÇIK İŞİN İÇİNDEN
 
* D. Mehmet Doğan, hem "dil adlarını büyük harfle yazmak zorunda değiliz" diyorsunuz hem de "- Bugün Osmanlıca denilince, bir zamanlar “eski yazı” - yani Osmanlıcanın öğretimi (https://tyb.org.tr/d-mehmet-dogandan-osmanlica-zamani-17980h.htm…) - Fuzûlî Türkçe mi yazdı, Osmanlıca mı? - Osmanlılar ve Osmanlıca hakkında" yazmaktan geri kalmıyorsunuz!
Sn. D. Mehmet Doğan, batı mı/Batı mı, hangisi?

"Zamanımızda yeryüzünde doğudan batıya 'aydınlanmacılık ruhu'nun hâkim" (https://tyb.org.tr/d-mehmet-dogan-bati-medeniyeti-tasavvurumuzun-cokusu-38120h.htm…) "Türklerin tarihi Batıya doğru bir seyir takip ediyor."(file:///C:/Users/HP%20Pc/Downloads/d.%20mehmet%20do%C4%9Fan%20yaz%C4%B1s%C4%B1)

 
* D. Mehmet Doğan, Karar, 19.03.2020: "Osmanlı Tıbbiyesi 1860’lardan itibaren türkçe öğretime geçti. Bunun için latince tıp terimlerine karşılıklar bulundu ve tıp sözlükleri yayınlandı"

Doğrular: - Türkçe - Latince - yayımlandı Gençleri ikilemde bırakmayalım!

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?

Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
   

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Dünyada Neler Oluyor - 06.05.2020
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (295) - 09.03.2020
>> Dünyada Neler Oluyor (294-3) - 25.02.2020
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (294-2) - 10.02.2020
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (294) - 25.11.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
Ana akım medyanın yerini Youtube mi alıyor?
Tüm Yazarlar