01.06.2022 / 11:10

Halef R.  VAYIS

Bütün söz(leşme)lerin geçici ve değişken olduğu günümüzde…

Sosyal medya bize diyalog kurmayı öğretmiyor, çünkü burada münakaşadan kaçmak çok kolay. Birçok insan, sosyal medyayı sadece kendi seslerinin yankılarını duyabilecekleri ve kendi yüzlerinin yansımasını görebilecekleri bir alan yaratmak için kullanıyor...

 

Sosyolog ve düşünür Zygmunt Bauman, kimlik, modernizm, totalitarizm ve küreselleşme ile ilgili çalışmalarıyla tanınıyor. Bauman, 2017 yılının Ocak ayında hayatını kaybetmişti.

Elliden fazla kitap yazan bilim adamı, “bütün akitlerin geçici ve değişken”, insan ilişkilerinin kırılgan ve güvensiz olma duygusunun hakim olduğu günümüz dünyasını tanımlamak için “likit modernlik” terimini ortaya atmıştı.

İspanyol El Pais gazetesi, ünlü sosyologla ölmeden önce bir söyleşi gerçekleştirmişti.

Söyleşide ona sosyal medyaya dair şu soru da yöneltilmişti:

- Siz, insanların sosyal medyada yaptıkları “klavye aktivizmi” olarak adlandırılan protestolara şüpheyle yaklaşıyorsunuz ve internetin bizi ucuz eğlencelerle aptallaştırdığını söylüyorsunuz. Sosyal iletişim ağlarının insanlığın yeni afyonu olduğunu söyleyebilir miyiz?

 

“Gerçek diyalog sizinle aynı şeyleri düşünen insanlarla konuşmak demek değildir”

Ünlü sosyolog soruyu şöyle cevaplamıştı…

“Kimlik meselesi, onunla doğduğun bir şeyden bir göreve dönüştü: Kendi cemaatini yaratman gerekiyor.

Ama cemaatler yaratılan şeyler değildir, ya vardır ya da yoktur.

Sosyal iletişim ağları başka şeyleri ikame ediyor. Bir cemaat ve ağ arasındaki fark şu: Bir cemaate siz ait olursunuz ama bir ağ size aittir. Kendinizi muktedir hissediyorsunuz. İsterseniz başkalarını ekliyor, istemezseniz siliyorsunuz. İlişki içine gireceğiniz önemli insanlar sizin kontrolünüzde.

Sonuç olarak kendinizi biraz daha iyi hissediyorsunuz; çünkü yalnızlık ve terk edilmişlik bireysel çağımızın en büyük korkuları.

Ama internette birilerini arkadaş olarak eklemek ve silmek o kadar kolay ki, insanlar anlamlı bir ilişki içine girmeleri gereken birçok insanın olduğu sokaklara çıktıklarında ya da iş yerine gittiklerinde, ihtiyaç duydukları gerçek sosyal becerileri öğrenemiyorlar.

Papa 1. Francis, ilk röportajını ateist olduğunu ilan etmiş gazeteci Eugenio Sclafari’ye vermişti. Bu bir şeye işaret ediyordu: Gerçek diyalog sizinle aynı şeyleri düşünen insanlarla konuşmak demek değildir. Sosyal medya bize diyalog kurmayı öğretmiyor, çünkü münakaşadan kaçmak çok kolay…

Birçok insan sosyal medyayı başkalarıyla bir araya gelmek ve ufuklarını genişletmek için değil, tam tersine, kendilerine sadece kendi seslerinin yankılarını duyabilecekleri ve kendi yüzlerinin yansımasını görebilecekleri güvenli bir alan yaratmak için kullanıyorlar.

Sosyal medya çok kullanışlı bir şey, kullananlara haz veriyor ama aynı zamanda da bir tuzak.”

Kötü olan, insana hep cazip gelir ya…

Tuzaklar da öyle…

Adı üzerinde tuzak; insanın kapılmaya her an hazır olduğu bir düzenek yani...

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Balina üzerinde seyahat eden kedi misali... - 28.02.2024
>> 10 yaşın cesareti… - 21.02.2024
>> Basitlik ve değişim üzerine… - 14.02.2024
>> Tüketerek mutluluğu arama çabası… - 07.02.2024
>> Tek gözlü, yamuk gözlüklü gazetecilikler… - 01.02.2024
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Meltem AŞCİ Hüseyin MOVİT
Balina üzerinde seyahat eden kedi misali...
Tüm Yazarlar