17.02.2026 / 13:54

Halef R.  VAYIS

Barışı dilinden düşürmez, savaş için bahane arar…

“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” lafı vardı ya, şimdilerde unuttuk. Hükmü kalmadı bu deyişin, pabucu dama atıldı…

 

2000’li yılların yeni insan tipi…

Barışı dilinden düşürmez, savaş ve kavga için bahaneler arar.

Hak düşkünüdür, başkalarının hakkı için ise çıkarından gıdım vazgeçmez.

Adalet, sanır ki sadece kendisi için gereklidir.

Doğru, onun durduğu yere göre değişir.

Kuzuları sever, kurt olmaksa tek hedefidir.

 

Yeni silah: Teknoloji…

“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” lafı vardı ya, şimdilerde unuttuk. Hükmü kalmadı bu deyişin, pabucu dama atıldı…

Yeni dünya düzeninde, mertliği teknoloji bozuyor artık.

George Orwell’in “Büyük Birader (big brother)” lafını ortaya attığından bu yana tam 77 yıl geçmiş.

Orwell bu kavramı, ünlü 1984 adlı romanında dile getirmişti ilk kez. Roman, 1949 yılında yayınlanmıştı.

Gelecekte, totaliter ve merkezi tek partinin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile halkın ve hayatın manipüle edileceğini iddia ediyordu kitap. Yazarın “Büyük Birader” diye adlandırdığı bir varlığın, herkesin yaşamını kontrol edeceğini öne sürüyordu.

Big Brother, “yönetimi ele geçiren ve bırakmak istemeyen, kapitalist sistemin ileri demokrasi savunucusu yöneticilerinin, mikro kameralar ve dinleme sistemleriyle toplumdaki insanların yaşamlarını sürekli gözetlemesi, onları cezalandırması, istediği gibi yönlendirilmesi ve kendi kurduğu kurallara karşı çıkanları izole etmesi” anlamında kavramlaştırılmıştı.

Gelişmelere bakılırsa, pek de haksız çıkmış sayılmaz.

Bugün dünyadaki çoğu büyük şehirde, AVM’lerin, caddelerin, kamuya açık mekanların, tüm önemli merkezlerin ve kavşakların, 24 saat boyunca kayıt altında olduğunu ve dijital kameralarla izlendiğini biliyoruz. 

Amerikan istihbaratının tüm dünyada yüz milyonlarca kişiyi izlemek için özel bir program geliştirdiğine dair belgeler, eski CIA ajanı Edward Snowden tarafından ortaya çıkarılmıştı.

ABD’nin telefon şebekelerinin, Google, Facebook, LinkedIn gibi internet devlerini kullanarak yüz milyonlarca kişiyi izleyebildiğinin ortaya konması, özellikle politikacılar ve devlet liderleri arasında bir nevi izdiham yaratmıştı.

Snowden’ın 29 yaşındayken ortaya çıkardığı bu skandal, teknolojinin mertliği nasıl bozduğunun, yeni dönemdeki en belirgin işaretlerinden biriydi.

 

Aynaya bakmak önemli…

“Bir ülkede, devletin buyruğu üzerine tüm aynalar kırılır. Amaç, insanların kendini beğenmişliğine son vermektir. Bu önlem, başlangıçta herkesçe onaylansa da, bir süre sonra durum değişmeye başlar.

İnsanların kendi yüzlerine bakma gereksinimi nedeniyle, ayna parçaları karaborsaya düşer; herkesin para karşılığı kendini seyredebileceği aynaların bulunduğu randevu evleri türer.

Bütün bu gelişmeler sonucunda, bir halk ayaklanmasıyla, ülkede aynalara konan yasak kalkar ve her şey eski konumuna döner.”

Elias Canetti tarafından kaleme alınan “Kendini Beğenmişliğin Komedisi” adlı oyun, işte bu tema üzerine kurulmuş. 1934 yılında.

Aynaya bakmak önemli; bakıp kendimizle yüzleşmeliyiz ara sıra…

‘Kendini beğenmişliği’mizi görürsek de eğer, kırmalıyız aynamızı.

Kırabilmeliyiz…

                                                        ***

Einstein’ın bir önerisiyle bitirelim: "Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz."

Bu öneri, algı denilen oyunun kuralları için de geçerlidir…

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Basın toplumun aynası mıdır? - 30.01.2026
>> Hissedilmeyen yaralar iyileşmez… - 13.01.2026
>> Hoş geldin 2027* - 29.12.2025
>> Kıskanılmaktan beslenmek... - 22.12.2025
>> Medyada gündem belirleme… - 11.12.2025
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Meltem AŞCİ Hüseyin MOVİT
Barışı dilinden düşürmez, savaş için bahane arar…
Tüm Yazarlar