11.02.2021 / 10:31

Halef R.  VAYIS

Algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine sosyal bir araştırma…

Uygunsuz bir saatte, sıradan bir yerde, güzelliği algılayabiliyor muyuz? Beklenmedik ortamlarda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? Yaşam maratonuna, gerektiğinde kısa ara verip ondan keyif alma molaları yaratabiliyor muyuz?

 

Bir metro istasyonunda soğuk bir ocak sabahı…

Adam, müthiş hünerle çaldığı kemanıyla 45 dakika boyunca çok ünlü ve zor eserleri yorumlar. O esnada çoğu memur ve bürokrat, işine yetişme telaşında yüzlerce kişi, kemancının önünden geçip gitmektedir.

Bütün bu 45 dakikanın panoraması şöyledir:

Kemancı başladıktan 3 dakika sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam, onu fark edip yavaşlar. Ve birkaç saniye durakladıktan sonra da, gideceği yere gecikme endişesiyle hızla yoluna devam eder.

Bir dakika sonra kemancı, ilk 1 dolar bahşişini alır. Genç kadın, yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önündeki kaba atar ve geçip gider.

Az sonra bir başka adam, duraklayıp dinlemeye başlar. Ancak saatine göz attığında, işine geç kaldığını anlar ve telaşla koşuşturarak yoluna devam eder.

Kemancıyla en fazla ilgilenen ise, üç yaşlarında bir erkek çocuk olur. Annesinin çekiştirmesine rağmen, çocuk durur ve onu dikkatle izler. Az sonra annesi, çocuğu yürümeye zorlar.

Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider.

Buna benzer bir şekilde birkaç çocuk daha kemancıyla ilgilenir ama hepsi de ana-babası tarafından yürümeye zorlanıp uzaklaştırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca, kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa süre durur.

20 kişi duraklamadan para verir, yürümeye devam eder.

Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar para toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise ortama bir sessizlik hakim olur.

Kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.

Hiç kimse onun, dünyanın en büyük keman virtüözü Joshua Bell olduğunu ve 3,5 milyon dolarlık kemanıyla, en karmaşık ve zor eserleri çaldığını fark etmez.

Oysa Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston Symphony Hall’da verdiği konserin biletleri, ortalama 100-120 dolara satılmıştır.

 

Algılama, keyif alma ve öncelikler…

Yukarıdaki hikaye, yaşanmış gerçek bir olay.

Joshua Bell’in sıradan bir giysi ile metro istasyonunda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine, bir sosyal araştırma gereği olarak kurgulanmış ve uygulanmış.

Uygunsuz bir saatte, sıradan bir yerde, güzelliği algılayabiliyor muyuz?

Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?

Yaşam maratonuna, gerektiğinde kısa bir ara verip ondan keyif alma molaları yaratabiliyor muyuz?

Washington Post işte bu sorulara cevap aramış…

 

twitter.com/halefrvayis

 

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> İnsan nereye koşuyor? - 14.04.2021
>> Basitlik ve değişim üzerine… - 06.04.2021
>> “Hayalleriniz paranızdan çok olduğu sürece gençsiniz” - 31.03.2021
>> Adına “Deepfake” denen yeni teknoloji… - 24.03.2021
>> İletişimde İşbirliği İlkesi… - 17.03.2021
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK
İnsan nereye koşuyor?
Tüm Yazarlar