Saat: 15:42
Roche Türkiye, 29–31 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'na katıldı.
Şirketin dört yetkilisi, beş ayrı panelde ve 2 çalıştay kapsamında yeni nesil tanı teknolojileri, ulusal genomik veri çalışmaları, obezite, kanser tedavileri ve klinik araştırmaların geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı, sağlık alanındaki bilimsel gelişmeleri, yenilikçi teknolojileri ve Türkiye'nin sağlık ekosisteminin geleceğini ele almak üzere kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Tanıdan tedaviye hasta yolculuğunun her aşamasında çözümler sunan Roche Türkiye, kurultay kapsamında beş panelde yer aldı. Roche Diagnostik Türkiye Pazar Stratejileri ve Dış İlişkiler Direktörü Doğutan Ülgen yeni nesil tanı teknolojilerine, Roche İlaç Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kurt obezitenin toplum sağlığı üzerindeki etkilerine, Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin kanser tedavilerinin geleceğine ve Türkiye'nin küresel klinik araştırmalardaki potansiyeline dair panellere ek hasta odaklı klinik araştırmalar kapsamındaki çalıştay, Roche Diagnostik Türkiye Onkoloji ve Sekans Ürün Müdürü Metin Ceyhan ise Ulusal Genom Projesi kapsamındaki sonuçların klinik uygulamalara aktarılması ve genetik verilerin paylaşım mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
İnovasyona yapılan yatırım sağlık sistemlerinin geleceğini destekliyor
“Yeni Nesil Tanı Platformları: Giyilebilir Sistemler, Biyosensörler ve Mikroakışkan Teknolojiler” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer alan Roche Diagnostik Türkiye Pazar Stratejileri ve Dış İlişkiler Direktörü Doğutan Ülgen, inovatif tanı çözümlerinin sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlama potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: “Sağlık alanındaki inovatif çözümler hem hasta yolculuğuna hem de sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlıyor. Ancak bu potansiyelin sağlık sistemine kalıcı bir değer olarak yansıyabilmesi için yenilikçi çözümlerin desteklenmesi ve sağlık hizmetlerine entegre edilmesi büyük önem taşıyor. Bu süreçte akademinin, sağlık profesyonellerinin, kamunun ve özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesi kritik bir rol oynuyor. Bu doğrultuda, inovasyona bugün yapılan yatırımların uzun vadede hem hastalar hem de sağlık sistemimiz için önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Roche Diagnostik Türkiye olarak sağlık ekosistemindeki işbirliklerini önemsiyor, hastalar ve sağlık profesyonelleri için somut fayda yaratacak ortak projeler geliştirmeyi önceliklendiriyoruz.”
Obeziteyle mücadelede koruyucu sağlıktan hastalık yönetimine
Kurultay kapsamında gerçekleştirilen “Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu Olarak Obezite” başlıklı panelde, obezitenin toplum sağlığı üzerindeki etkileri, değişen yaşam biçimleri ve güncel tedavi yaklaşımları değerlendirildi. Panelde yer alan Roche İlaç Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kurt, obezitenin önlenmesi ve yönetiminde bilimsel gelişmelerin yanı sıra bireylerin ihtiyaçlarını gözeten bütüncül yaklaşımların önemini vurguladı.
Obezitenin bireylerin yaşam kalitesinin yanında toplum sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Dr. Kurt, “Obezite, birçok kronik hastalıkla ilişkisi nedeniyle toplum sağlığını etkileyen önemli bir sorun. Obeziteyle mücadelede risklerin erken belirlenmesi, bilimsel gelişmelerin sağlık hizmetlerine yansıtılması ve bireylerin ihtiyaçlarına uygun yaklaşımların benimsenmesi büyük önem taşıyor. Bu alanda sürdürülebilir sonuçlar elde edebilmek için koruyucu sağlık hizmetlerinden hastalık yönetimine uzanan tüm süreçlerin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Kanser tedavilerinin geleceğinde klinik araştırmalar ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar
“Kanser Tedavilerinde Bugün, Yarın ve Gelecek” başlıklı panelde, onkoloji alanındaki bilimsel gelişmeler, moleküler tanı ve genetik biyobelirteçlerin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarındaki rolü ele alındı. Panelde yer alan Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin, “Türkiye'nin güçlü sağlık sistemi altyapısının ve klinik araştırma potansiyelinin global standartlarla daha entegre bir şekilde buluşturulmasının kritik önem taşıdığını gösterdiğini vurgularken, “Türkiye'nin onkoloji klinik çalışmalarında daha güçlü bir bölgesel merkez haline gelmesi ve hastalarımızın yenilikçi tedavilere daha hızlı erişebilmesi için; klinik araştırma süreçlerinin hızlandırılması, standardize edilmesi, mevzuat uyum sürecinin güçlendirilmesi, veri altyapısının uluslararası standartlara taşınması ve çok merkezli uluslararası işbirliklerinin artırılması büyük bir rol oynuyor” dedi.
Nejadamin, kurultay kapsamında ayrıca “Türkiye'den Dünyaya: Küresel Klinik Araştırmalarda Tercih Edilen Ülke ve Bölgesel Merkez Olmak, 2030 Yol Haritası” başlıklı panele de katıldı. Türkiye'nin uluslararası klinik araştırma ekosistemindeki konumunun ve geleceğe yönelik fırsatların değerlendirildiği panelde, bilimsel iş birliklerinin güçlendirilmesi ve araştırma kapasitesinin geliştirilmesi öne çıkan konular arasında yer aldı. Nejadamin panelde şunları paylaştı: “Türkiye güçlü sağlık altyapısı, nitelikli sağlık profesyonelleri ve bilimsel birikimiyle küresel klinik araştırma ekosisteminde önemli bir potansiyele sahip. Roche olarak bilimsel iş birliklerini güçlendirmeyi, Türkiye'nin araştırma kapasitesinin gelişimine katkı sağlamayı ve yenilikçi yaklaşımların hastalara ulaşmasını desteklemeyi önemsiyoruz. Bu doğrultuda, klinik araştırmalarımızı hastaların ihtiyaçlarını merkeze alan bir yaklaşımla yürütüyor, onların yaşamlarında anlamlı bir fark yaratmayı hedefliyoruz.”
Sağlıkta genomik verilerin dönüştürücü gücü
Roche Diagnostik Türkiye Onkoloji ve Sekans Ürün Müdürü Metin Ceyhan, “Ulusal Genom Projesi Çıktılarının Sağlık Ekosistemi Üzerine Etkileri, Pangenom Projeleri, Genomik Veri Paylaşımı” başlıklı panelde sektör temsilcisi olarak yer alarak görüş ve önerilerini paylaştı. Genomik verilerin hastalıkların genetik temellerinin daha iyi anlaşılmasında ve kişiselleştirilmiş sağlık yaklaşımlarının geliştirilmesinde taşıdığı öneme dikkat çekilen panelde, bu verilerin güvenli ve etkin biçimde paylaşılmasının araştırma ekosistemini güçlendirme ve yenilikçi tanı yaklaşımlarının geliştirilmesini destekleme potansiyeli ele alındı.
