Saat: 12:13
Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Anestezi Programı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, 16 Ekim Dünya Anestezi Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı veya hafif kronik hastalığı bulunan bireylerde genel anesteziye bağlı ölüm riskinin yaklaşık 200-300 binde bir düzeyinde olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Anestezi Programı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, ameliyat öncesi doğru hasta değerlendirmesinin, gelişmiş monitörizasyon sistemlerinin ve anestezi teknikerlerinin hasta güvenliğindeki kritik rolüne dikkat çekti.
Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Anestezi Programı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, 16 Ekim Dünya Anestezi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, anesteziden uyanamama korkusu, modern anestezi teknolojileri ve ameliyat güvenliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Anesteziden uyanamama korkusu ne kadar gerçek?
Ameliyat öncesinde hastaların en çok endişe duyduğu konuların başında anesteziden uyanamama korkusu geliyor.
Ameliyat öncesinde birçok kişinin yaşadığı bu endişenin pek çok faktörden kaynaklanabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, “Kişinin bilincini kaybedip tamamen başkasına teslimi, ne olacağının bilinmezliği, kulaktan dolma bilgilerin varlığı gibi faktörler, insanları anesteziden uyanıp uyanamama konusunda düşünmeye sevk edebilir” dedi.
Anesteziye bağlı ölme ihtimali 300 binde 1 civarındadır
Ancak bilimsel veriler ışığında anesteziden uyanamama durumunun iki şekilde olabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, “Bunlar geç uyanma veya hastanın ameliyatta kaybedilmesi şeklinde olabilir. Geç uyanma, ilacın vücuttan atılım hızına, hastanın yaşına, metabolizmasına veya ameliyatın uzunluğuna bağlı olarak vücudun ilacı temizleme süreciyle ilişkilidir. Anesteziye bağlı ölüm riski ise ameliyat öncesinde, muayene ve tetkikleri değerlendirilen hastaların, sınıflandırılarak ameliyat sürecinde ölme ihtimalinin ortaya konulmasıdır. Yapılan istatistiki çalışmalarda sağlıklı veya hafif dereceli kronik bir hastalığı olan bir bireyin genel anesteziye bağlı ölme ihtimali 200 ile 300 binde 1 civarındadır. Yani 300 bin kişiden biri.” diyerek her hastanın riskinin bireysel olarak değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
Modern anestezi teknolojileri hasta güvenliğini nasıl artırıyor?
Anestezi alanındaki teknolojik gelişmeler, ameliyat sırasında hastanın güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor. Gelişmiş monitörizasyon sistemleri, akıllı havayolu ekipmanları ve elektronik ventilatörler, hastanın fizyolojik durumunun yakından takip edilmesine ve olası sorunlara zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, günümüzde anestezi uygulamalarının yalnızca hastanın uyutulması ve uyandırılmasından ibaret olmadığını belirterek, teknolojik gelişmelerin ameliyat sürecindeki risklerin yönetilmesini kolaylaştırdığını ifade etti.
Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, şunları söyledi:
“Son yıllardaki teknolojik gelişmelere parallel olarak anestezi, cerrahi ve hasta güvenliği arasındaki ilişki maksimum seviyeye çıkarak sorunu ortaya çıkmadan engelleyen bir boyuta taşımıştır. Nöromonitörizasyon gibi gelişmiş monitörizasyon sistemleri, gelişebilecek komplikasyonları önleyebilir hedefe yönelik USG entegrasyonu, hata yapmayı minimize eden kapalı devre ilaç infüzyon sistemleri, videolaringoskop gibi akıllı havayolu ekipmanları, elektronik üst düzey ventilatörler ile akciğer koruyucu ventilasyon stratejileri gibi yaklaşımlar, yapay zekanın da devreye girmesi ile anesteziyle ilişkili tüm süreçlerin yakınen izlenmesi olanağını sağlamıştır.”
Ameliyat öncesinde anestezi ekibine hangi bilgiler verilmelidr?
Ameliyat öncesi anestezi değerlendirmesi, hastanın sağlık durumunun belirlenmesi ve olası risklerin önceden tespit edilmesi açısından kritik önem taşıyor. Bu süreçte hastanın anestezi ekibine doğru, eksiksiz ve güncel bilgi vermesi, ameliyatın güvenli şekilde planlanmasına katkıda bulunuyor.
Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, hastaların ameliyat öncesinde özellikle şu bilgileri paylaşması gerektiğini belirtti:
Mevcut hastalıklar ve geçmişte yaşanan önemli sağlık sorunları
Düzenli kullanılan ilaçlar, vitaminler ve diğer takviyeler
Alkol, tütün ve diğer maddelerin kullanımına ilişkin bilgiler
İlaçlara veya diğer maddelere karşı gelişen alerjik reaksiyonlar
Daha önce geçirilen ameliyatlar ve anestezi deneyimleri
Önceki anestezi uygulamalarında yaşanan sorunlar
Ağız, çene ve havayolu yapısıyla ilgili bilinen güçlükler
Güncel sağlık durumu ve ameliyat öncesindeki açlık süresi
Kaplan, bu bilgilerin anestezi ekibinin hastaya özgü bir plan oluşturmasına yardımcı olduğunu ve olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Dünya Anestezi Günü: Modern tıbbın dönüm noktalarından biri
Her yıl 16 Ekim'de kutlanan Dünya Anestezi Günü, modern anestezinin tıp tarihindeki önemine ve hasta güvenliğine dikkat çekiyor.
Bu özel günün anlamına değinen Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, şunları söyledi:
“16 Ekim 1846 tarihinde, ABD'nin Boston kentinde bulunan Massachusetts General Hospital'da bir diş hekimi olan William Thomas Green Morton, ağrısız bir cerrahi operasyon gerçekleştirebileceğini kanıtlamak üzere bir gösteri düzenledi. Morton, çenesinde tümör bulunan Edward Gilbert Abbott adlı hastaya kendi tasarladığı cam bir inhalatör cihazı aracılığıyla ether buharı koklattı. Hastanın bilinci ve ağrı duyusu kaybolduktan sonra, dönemin ünlü cerrahı Dr. John Collins Warren tümörü başarıyla çıkardı.
Ether’in başarıyla kullanıldığı bu tarih, tıp dünyasında uzun yıllar boyunca "Ether Day" (Ether Günü) olarak anıldı. Ancak konunun uluslararası ölçekte resmi bir farkındalık gününe dönüşmesi Dünya Anesteziyologlar Dernekleri Federasyonu (WFSA - World Federation of Societies of Anaesthesiologists) vasıtasıyla gerçekleşti.”
Anestezi, geçici ve güvenli bir süreçtir
Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, Dünya Anestezi Günü vesilesiyle anestezinin kontrolsüz bir bilinç kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, şu mesajı verdi:
“Anestezi, kontrolsüz bir bilinç kaybı değil; uzman bir hekim ve deneyimli bir ekibin yönetiminde gerçekleşen, her saniyesi titizlikle planlanan geçici ve güvenli bir süreçtir. Anestezi, hatayı kabul etmeyen bir dengedir. Bir miligram fazla veya eksik ilacın, saniyelerle ölçülen bir gecikmenin sonuçlarını yönetmek müthiş bir kognitif yük ve sorumluluk gerektirir. Anestezi uzmanları ve anestezi ekipleri, ameliyathanenin arka planındaki ‘isimsiz kahramanlar’ değildir; onlar hasta güvenliğinin doğrudan teminatıdır.”
Anestezi teknikerlerinin ameliyat güvenliğindeki rolü önemli
Anestezi teknikerlerinin ameliyat güvenliğindeki rolünün önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melih Eray Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Anestezi teknikerleri, ameliyathanedeki yüksek teknolojili karmaşık ekosistemin sorunsuz işlemesini sağlayan, anestezist ile birlikte hasta güvenliğinin en kritik ve ayrılmaz iki unsurundan biridir. Ancak kamuoyunda bu meslek grubu ve üstlendiği sorumluluklar çoğu zaman yeterince tanınmamakta veya yanlış bilinmektedir.
Cihaz ve ekipman güvenliğini, kritik ilaç hazırlığını, hasta pozisyonlandırma ve monitörizasyonunu, havayolu yönetimini, kesintisiz yaşam bulgularının takibini, hastaların güvenli uyanmasını ve takibini sağlayan anestezi teknikerleri, ameliyathanenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bir ameliyatın başarısı sadece cerrahın kesisiyle değil, arka planda anestezi uzmanı ile anestezi teknikerinin kurduğu kusursuz senkronizasyon ve yüksek güvenlik ağıyla mümkündür.”
