16.11.2022 / 11:07

Halef R.  VAYIS

Türk basınında ilk ekonomi sayfasının hikayesi…

“Başlangıçta yarım sayfa olarak çıktı. İktisat-Ticaret bölümü diye başladık. 1963’ün ilk günleriydi; 7 Ocak. İki sene sonra çok önemli değişiklikler yapıldı.”

 

Ali Gevgilili, 1960'lı yıllarda Türk basınında ilk ekonomi sayfasını hazırlayan kişi.

Ekonomi basını elbette ki Türkiye’de, Gevgilili’den önce de vardı. İstanbul’daki azınlık gazetelerinde ya da İzmir’de 1942 yılında Süha Sükuti Tükel tarafından kurulan İzmir Ticaret gazetesinde olduğu gibi…

Ancak Ali Gevgilili, ilk defa ulusal çapta etkin bir gazetede, bağımsız ekonomi sayfasını düzenli olarak çıkaran ve yöneten gazeteciydi. 2011 yılında ABD’de onu ziyaret eden bir gazeteci grubuna, Türk basın tarihindeki ilk ekonomi sayfasının hikayesini şöyle anlatıyor*:

“1961 Anayasası’ndan sonra Türkiye’de bazı adımlar atılıyordu. Planlı kalkınma süreci başlamıştı. O sırada, Vatan’da çalışıyorum…

Milliyet’in Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi çağırdı ve özetle dedi ki; Türkiye sanayileşiyor. Planlı kalkınma ile ekonomik yapıda köklü reformlar yapılacak. Avrupa Ekonomik Topluluğu ile yeni ilişkiler gelişecek. Biz ekonominin giderek önem kazanacağını düşünüyoruz. Bağımsız bir ekonomi birimi oluşturacağız. Bunu da sen yöneteceksin…”

Gevgilili kabul etmez. İpekçi, uzun uzun dil döker.

Patronlar çok kararlı…

Fakat Gevgilili yine de ikna olmaz:

“Çünkü işin altyapısı yoktu. Nasıl bir birim olacağı pek düşünülmemişti. İkna edemeyince, beni Ercüment Bey’e götürdü. Onunla da bir saat konuştuk. Yine ikna olmadım. Bir de aklımda Vatan Gazetesi var. Vatan’da içeride alacak maaşlar var. Onu da düşünüyorum. Pek bir şey demeden çıktım yanlarından…

Karikatürist Ali Ulvi arkadaşım. Ne yapalım diye konuşuyoruz. Ercüment Karacan yine haber gönderdi.

 Ali Ulvi dedi ki, ‘Bak yeni kızın oldu, gitmen lazım…’

O tarihi hiç unutmam. Elif’in doğumuydu. 15 Aralık 1962…”

 Gevgilili, Karacan’ın çağrısı üzerine Milliyet’e giderken, kapıda Turhan Aytul ile karşılaşır. ‘Bu sefer patronlar çok kararlı’ der Aytul, ‘Seni illa istiyorlar’ ve ekler: ‘Sen de reddetme be kardeşim!’

 “Gerçekten de beni Ercüment Bey’in odasında kuşatmaya aldılar. ‘Sen bu iktisat sayfasını hazırlamayı kabul edene kadar buradan çıkıp gitmene müsaade etmeyeceğiz’ dediler.  

Ercüment Bey çok ısrar etti. Aslında beni çağırmasına çok şaşırmıştım. Çünkü ben dış politika ve genel idare ile ilgili yazılar yazıyordum. Sosyal konularla daha ilgiliydim. O dönemde ekonomi ile ilgili önemli isimler vardı. Besim Üstünel, Memduh Yaşa, Şükrü Baban gibi…

Ama Ercüment Bey, ‘Abdi sana güveniyor. Yaparsa Gevgilili yapar’ diyor. ‘Öyle diyorsa yaparsın’ diye ısrar ediyor…

En sonunda Ercüment Bey sordu: ‘İktisadı seviyor musun?’

‘Eh, seviyorum’ dedim… ‘O zaman gel bize iktisat sayfası nasıl çıkar göster’ dedi…”

Haftada 5 gün ekonomi sayfası…

Türkiye’de ilk düzenli ekonomi sayfası bu konuşma üzerine çıkmaya başlamış…

Önce yarım sayfa olarak…

Ali Gevgilili devam ediyor: ‘’O dönemde, Milliyet’in spor sayfası çok değerliydi. Sadece onun için alanlar vardı. Abdi Bey’in aklında yeni bir Milliyet yapmak var. Batı tarzı gazetecilik istiyor. Aslında başından beri aklında var ama başladığında daha 24-25 yaşında. Karacan ile konuşmuş, ekonomi sayfası için ikna etmiş…

Başlangıçta yarım sayfa olarak çıktı. İktisat-Ticaret bölümü diye başladık. 1963’ün ilk günleriydi; 7 Ocak. İki sene sonra çok önemli değişiklikler yaptı İpekçi. Dış haberlere bir sayfa verdi. Kültür sayfası yaptı.

Ama Milliyet ekonomi sayfası bir simge oldu. Haftada 5 gün ekonomi sayfası yapıyordum.

Pazar günleri ise ‘Düşünenler Forumu’. Tam sayfa olarak… O haftanın en güncel konusunu, kişisini yansıtıyorduk sayfaya. Milliyet’ten ayrıldığım güne kadar sürdürdüm o tartışmaları...’’

Halktan kopuk olmakla eleştirildi…

Ali Gevgilili’nin entelektüel yazıları… Ve de açık oturumları… Bir dönemin efsanesiydi. Milliyet’in Babıali’de saygın ve etkili bir gazete konumuna taşınmasında, çok önemli katkısı vardır. Gerçi entelektüel dili, zaman zaman başına dert oluyordu…

Günlük gazete yazısından çok, kavramsal açıdan çok yoğun, adeta akademik nitelikteki yazıların yer aldığı ekonomi sayfası, ‘halktan kopuk’ olmakla eleştiriliyordu…

Gevgilili daha sonraki bir söyleşide, Ercüment Karacan’ın bile ‘niye ben seni anlamıyorum, bana da seni anlama hakkı tanı’ ** diye espriyle karışık serzenişte bulunduğu bu teorik dili, şöyle savunacaktı:

‘’Ben 68 kuşağının dolgun araştırma, inceleme türü bilgi edinme beklentisinden hareketle ekonomi sayfasını hazırlıyordum. Bu sayfalarda genel birikimi oluşmuş, kendi içinde bölünmüş aydın kuşağın düşünsel beklentilerini yanıtlamak istiyordum.”

Böylece servis oluştu… 

1969’da ekonomi bölümü tam sayfa olarak yayınlanmaya başladı. Bir servis oluştu.

Ekonomi servisine önce Gevgilili’nin asistanlığını yapmak üzere Yalman Özgüner, ardından da Mukaddes Orçun katıldı…

Ali Gevgilili anlatıyor: “1969’da köşe yazarlığı yapmaya başladım. Daha doğrusu zaten ekonomi sayfasına bir yazı yazıyordum. Ama imzasızdı. Mürettip atmış imzayı. Bir baktık imzalı çıkmış yazı. Öyle de devam etti. Haftada 5 gün “Ekonomik Analizler” adıyla. Tabii, aslında Abdi İpekçi’nin talimatı ile…”

Ekonomi gazetecilerine açtığı kapının unutulmayacak ustası Ali Gevgilili’nin, bir dönemin başlangıcına ilişkin anlattıkları kısaca böyle…

Türk basın tarihine düşülen bu önemli notu EGD’nin sitesinde görünce, Medyaloji okurları için burada yer vermek istedim…

 

* Kaynak: Ekonomi Gazetecileri Deneği (EGD) sitesi, Hakan Güldağ.
** Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yayını Ekonomi Basın Tarihi sayfa 52.

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> İki kişiyi döndürür bir kişiye… - 23.11.2022
>> Haberdar olmak, doğru algılamaktan geçiyor… - 09.11.2022
>> “Hayalleriniz paranızdan çok olduğu sürece gençsiniz” - 02.11.2022
>> Enformasyon denetimi ile dünya aynılaşıyor… - 26.10.2022
>> Gazetecilik zor mu, imkansız mı? - 19.10.2022
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Bülent BİRİCİK
İki kişiyi döndürür bir kişiye…
Tüm Yazarlar