24.01.2024 / 12:03

Halef R.  VAYIS

Tek uygarlığa doğru yol alırken…

Kendini sürekli yenileyen dünyada, üstlenilen roller, konumlar ve sıfatlar da mütemadiyen yenileniyor. Yaşanan süreçte toplumlar birbirinin kopyası haline geliyor.

 

Bir gerçek var ki, farklı toplumların kendi uygarlıklarını oluşturması, bin yıllarca süren uzun zaman dilimlerini gerektirdi.

Üstünde bulunulan coğrafya ve asırlarca devam eden yaşamsal şartlar, her toplumun kendi özgünlüğünü, kültürünü, karakteristiğini ortaya çıkardı. Toplulukları biçimlendirdi.

Günümüzde ise değişimler, sadece birkaç on yıl gibi kısa zaman dilimleri içerisinde ve tüm insanları içine alarak gerçekleşiyor.

Ülkeler her geçen gün birbirine daha benzer hale gelirken, “uygarlık çeşitliliği” yerini “tek uygarlılığa” bırakıyor.

Dünya insanları hızla birbirine dönüşüyor...

Zannımca birkaç on yıl sonra, Kanada’da, Tunus’ta, Özbekistan’da, Çin’de, Meksika’da, Libya’da, Polonya’da, İran’da, Macaristan’da, Hindistan’da, Sudan’da, Azerbaycan’da ya da Avustralya’da yaşayan insanların yaşam tarzları, eğitim düzeyleri ve eğlence anlayışları aynılaşacak.

Bunun çeşitli nedenleri var:

Hızlanan ve çoğalan ulaşım imkanları…

Uluslararası ticaretin kolay yapılır hale gelmesi…

Finans yatırımlarının küreselleşmesi…

Kültürel yakınlaşmalar…

En önemlisi kitle iletişim araçlarının bu denli gelişmişliği, bunlardan bazıları…

Kitle iletişimin aynılaşmaya etki eden araçları listesinde ise ilk sıraya facebook ve twitter’i gönül rahatlığı ile yazabilirsiniz.

Çok değil, bundan 10-15 yıl önce yaşantımıza gireceklerini hayal edemediğimiz teknolojik yenilikler, bizi birer birer esir ediyor, hayatlarımızı değiştiriyor.

Kendini sürekli yenileyen dünyada, üstlenilen roller, konumlar ve sıfatlar da mütemadiyen yenileniyor.

Yaşanan süreçte toplumlar birbirinin kopyası haline geliyor.

 

Dünya tek pazara dönüştü mü?

Fransız yazar Emile Zola, 19. Yüzyılda ‘gazete’yi şu ifadeyle tanımlamıştı: “Gazete, insanların hayatlarını bağırarak anlatır ve ülkenin ayakta olduğunun habercisidir.”

Bu tanımlamanın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti.

Bir başka Fransız yazar Guy Deport, 1967 yılında kaleme aldığı “Gösteri Toplumu” adlı kitabında, kapitalizmle şekillenen tüketim ilişkilerinin, ülke ve ideoloji ayrımı yapmaksızın bir gösteri biçimi yarattığını ve bu durumun kaçınılmaz olarak dünyanın tek bir pazara dönüşmesiyle sonuçlanacağını iddia etti.

Bu öngörünün üzerinden de elli yedi yıl geçti.

Guy Deport haklı çıktı mı, tüketim ilişkileri yeknesak gösteri biçimi yarattı mı,  dünya tek pazara dönüştü mü, medya bundan payına düşeni aldı mı, bunları yorumunuza bırakıyorum.

Ancak sosyal medyanın, Deport’un öngörüsüne katkı sağladığı kesin…

Belki de bundan böyle insanların hayatlarını, “kişisel gazeteler” bağırarak anlatacak ve dünya insanlarının ayakta olduğunu, onlar haber verecektir…

 

twitter.com/halefrvayis 

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Balina üzerinde seyahat eden kedi misali... - 28.02.2024
>> 10 yaşın cesareti… - 21.02.2024
>> Basitlik ve değişim üzerine… - 14.02.2024
>> Tüketerek mutluluğu arama çabası… - 07.02.2024
>> Tek gözlü, yamuk gözlüklü gazetecilikler… - 01.02.2024
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Meltem AŞCİ Hüseyin MOVİT
Balina üzerinde seyahat eden kedi misali...
Tüm Yazarlar