27.03.2019 / 09:46

Halef R.  VAYIS

Panoptikon: Bütünü gözlemlemek…

Amerika’nın telefon ve internet sağlayıcılarından Verizon’un patentini aldığı sistem ve metotlardan biri, televizyondaki çeşitli programları ve reklam arasını gözleyerek izleyicilerin hareketlerini hafızaya almak ve kişiye uygun reklamlar yayınlamak...

 

George Orwell, 1949 yılında yayınlanan 1984 adlı romanında, “Büyük Birader’i (big brother)” yazmıştı.

Ona göre halklar ve yaşamlar, gelecekte totaliter ve merkezi tek partinin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile manipüle edilecekti. “Büyük Birader” diye adlandırdığı bir sistemin ise, gelecekte herkesin yaşamını kontrol edeceğini iddia etmişti.

Yönetimi ele geçiren ve bırakmak istemeyen, kapitalist sistemin ileri demokrasi savunucusu yöneticilerinin, mikro kameralar ve dinleme sistemleriyle toplumdaki insanların yaşamlarını sürekli gözetleyeceğini, onları cezalandıracağını, istediği biçimde yönlendireceğini ve kendi kurduğu kurallara karşı çıkanları ise izole edeceğini yazıyordu kitabında.

Daha da ileri gidersek, gelecekte dünya halklarının tek bir merkezden yönetilebileceğini anlıyorduk söylediklerinden...

Geldiğimiz noktada onun haklılığını sizlerin yorumuna bırakıyorum.

Ancak insanın insanı gözetleyerek kontrol etmesi ve buna göre yönetmesi kurgusu, Orwell’le başlayan bir süreç değil tabi.

Bir üst aklın, gücü elde etmesinin yeni modeli…

1785 yılı, insanın insanı gözetleme yoluyla yönetme aklının kilometre taşlarındandır.

Bütünü gözlemlemek anlamına gelen Panoptikon, İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham'ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşaatı modelidir.

Tasarımın konsepti, rahatça gözetlemeye yönelikti. Tek odalı hücrelerden oluşan birkaç katlı bina, bir halka üzerine tasarlanmıştı. Her hücre bu halkanın iç kısmına açıktı ve halkanın dış cephesindeki duvarda birer pencere vardı. Halkanın ortasında mahpuslardan tamamen saklanmış konumdaki gözlemcilerin kaldığı bir nöbet kulesi yer almaktaydı.

Panoptikon'un temelinde yatan ilke, tek odalı hücrenin içindekine saklanacak hiçbir yer bırakmaması, buna karşılık dış cephedeki duvarın penceresinden gelen dış ışığın kuledeki nöbetçilere mahpusun her hareketinin bir silüetini izleme olanağını sağlamasıydı.

Bentham'ın yaklaşımına göre, gözlemlenen her yanlış davranışının ceza getireceğini bilen, ama davranışlarının aslında ne zaman gözlemlendiğini bilmeyen mahpusun, aklını başına toplayarak her zaman izleniyormuşçasına davranmaktan başka seçeneği yoktu. Böylece mahkûm bizzat kendi hareketlerini kollamak durumunda kalacaktı.

Bentham, Panoptikon'u "bir üst aklın, gücü elde etmesinin yeni bir modeli" olarak ifade etmişti.

Kendi rızamızla gözetlenmek…

Yakın tarihte ise komplo teorileri çok revaçta. Teknoloji devleri de bu teorileri destekleyecek ürünleri peş peşe sürüyor, insanlığın günlük kullanıma…

Ses kullanımıyla kontrol edilen TV’ler, akıllı telefonlar; göz hareketlerimizle yönlenen elektronik gözlükler; kolumuza taktığımız elektronik saatler; navigasyonlar ve sensörlerle donatılmış ve kendi kendini kontrol eden yeni nesil otomobiller, hayatımızda birer birer rol aldı.

Amerika’nın telefon ve internet sağlayıcılarından Verizon’un başvurup aldığı yeni bir paten ile hedeflenen reklam sistemleri ve metotlar ise tam da Bentham’ın hayallerine uygun cinsten.

Patenti alınan sistem ve metotlardan biri, televizyondaki çeşitli programları ve reklam arasını gözleyerek izleyicilerin hareketlerini hafızaya almak ve kişiye uygun reklamlar yayınlamak.

Bu, evdeki cihazımızın bizi gözetlemesi ve hakkımızda rapor tutması anlamına geliyor…

Hem de kendi rızamızla…

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Tek gerçek iddianız… - 15.05.2019
>> Geçmişteki başarıdan medet ummayın… - 08.05.2019
>> Nefret söylemine yataklık yapan sosyal ağlar… - 01.05.2019
>> Çocuk yoksulluğu… - 24.04.2019
>> Değişti denen dünyada fikr-i ayar lazım… - 17.04.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Barış AYGENER Neslihan KABAOĞLU
Günahkâr medya
Tüm Yazarlar