03.07.2019 / 09:39

Halef R.  VAYIS

Önemli olan sistem midir?

"Eğer bilgisayarlar dünyayı bizim gibi deneyimlerse, bizden farklı da olsa tecrübe kazanabilir ve farklı şeyler üretebilirler."

 

Sovyetler dönemi.
Adamın biri, büyük ayakkabı mağazasına girer. Satıcı yoktur, iki kapı vardır.

Soldakinde “erkek” sağdakinde “kadın” ayakkabıları yazmaktadır. Soldaki kapıyı açar, karşısına bu kez üç kapı çıkar.

Solda “günlük”, ortada “spor”, sağda ise “gece” ayakkabısı yazmaktadır.

Soldaki kapıyı açar ve bu kez iki kapı görür: Bağcıklı ve bağcıksız.
Bağcıklıyı seçince üç kapı ile daha karşılaşır: 37-40, 41-44 ve 45+...

Birinci kapıyı hışımla açar ve karşısına raflarla kaplı bir salon çıkar. Fakat rafların hepsi boştur. Soluk soluğa geri dönüp birilerini arar.

Yöneticiyi bulup sorar: “Ayakkabı falan bulamadım, bu nasıl iştir?

Yönetici biraz da gururla soruya şöyle cevap verir: “Bırak ayakkabıyı, sistem nasıl ama?

Önemli olan sistemdir diyenler, bir kez daha düşünsün…

 

Yapay zeka deneyimlemeye mi ihtiyaç duyuyor?

Yaratıcılık, zekanın ayrılmaz parçası olarak kabul görür. Bu nedenle de, yapay zekanın şimdilik bilinen en büyük eksikliğinin yaratıcılık olduğu söylenir.

Bilim insanları, bir müddettir makinelerin öğrenmesi üzerine çalışıyorlar. Yapay zekanın, insanların zekasıyla eşit olup olmadığına dair testler yapıyorlar.

Bilim insanlarından biri de Profesör Riedl.
Profesör testte, makineden bir şiir ya da hikaye yazmasını ve resim yapmasını ister.

Ona göre ortaya çıkan sonuç, makinelerin henüz teste tabi tutulabilecek yaratıcı bir şey üretemedikleri olur. Ancak yine ona göre yaratıcı görevleri yerine getirememelerinde teorik bir neden de yoktur.

Yapay zekanın yaratıcılığında önemli sorunlardan biri bilgi eksikliği. Daha doğrusu başarı düzeyinin, ona yüklenen bilgiye bağlı olması.

Profesör Riedl, "Gerçek dünya müthiş bir bilgi akımına sahip. İnsanlar zengin, karmaşık bir dünyada yaşıyorlar. Pek çok şey görüyor ve deneyimliyorlar. Ama bir bilgisayar, ona veriler yüklenene kadar hiçbir şey bilmiyor" diyor.

Testleri yapanlar, geniş veri tabanları yüklenen bilgisayarların bile yarattıkları resimlerde oldukça dar vizyona sahip olduklarını belirtiyor. Riedl bu durumu ‘tek bir amaçla hareket eden’ sistemlerine bağlıyor.

Profesör, yaratıcı bir bilgisayarın ancak fiziki formda mümkün olabileceğini söylerken, şöyle özetliyor:
"Eğer bilgisayarlar dünyayı bizim gibi deneyimlerse, bizden farklı da olsa tecrübe kazanabilir ve farklı şeyler üretebilirler."

Bilgisayarlar, ateşi ve tekerleği bulmakla işe başlayabilirler mesela... 

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> İnsan merkezli değer toplumu… - 21.08.2019
>> Antisosyaller sosyal medyayı mesken tuttu... - 15.08.2019
>> Verilenle yetinmek… - 07.08.2019
>> Gerçekliği görme yeteneğini yitiriyor muyuz? - 31.07.2019
>> Bildiğimiz internetin sonuna mı geldik? - 24.07.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
Araf’taki Medya…
Tüm Yazarlar