27.01.2021 / 11:14

Halef R.  VAYIS

İnternetin romantik hikayesi

Sadece eşinin uzaktaki kişilerle iletişim kurabilmesini sağlamak amacıyla internetin tohumlarını eken Vinton Cerf, şu an milyonlarca kullanıcısı olan dev bir ağın mucidi ve babası olarak anılıyor...

 

23 Haziran 1943 doğumlu Vinton Cerf, California’daki Stanford Üniversitesi’nde Matematik mühendisliğinde okudu.

1966 yılında üniversiteyi bitiren Cerf, doğuştan işitme engelli olan Sigrid ile tanıştı ve ona büyük bir tutkuyla bağlanarak evlendi. Eşini çok seven Cerf, onun dış dünya ile iletişim sağlayamamasına üzülüyor ve buna bir çözüm bulmak istiyordu.

O sıralarda Cerf, bilgisayarlar arasındaki veri transferini belirli temellere oturtmaya yönelik çalışmalar yapmaktaydı.

Aynı dönemlere denk gelen süreçte ise Amerikan ordusu, Arpanet isimli internet benzeri geniş bir yerel ağ kurmuştu. Yıl 1969 idi. Bu sistem, tamamen güvenlik amaçlı bir iletişim ağı olduğundan kendi sınırları içerisinde hapsolmuş bir yapıya sahipti.

Cerf, araştırmalarında bu sistemi ilham kaynağı olarak kullandı ve eşinin diğer insanlarla iletişim kurabilmesini sağlayabilmek için sistemi yaymaya başladı. Diğer bilim adamları tarafından da ilgi gören çalışma, 1970 yılında resmen kullanılmaya başlandı.

1973-1978 yılları arasında TCP/IP protokolünün geliştirilme sürecinde yer aldı. Bu protokolün resmen kullanılması ile dünyanın her yerinden internete bağlanmak mümkün oldu.

Bu noktada Cerf işin fikir adamıydı yani kıvılcımı çakan kişiydi. Daha sonra mail, web, html vs. gibi birçok yenilik ve teknolojiler, diğer bilim adamları tarafından bulunup geliştirildi.

Sadece eşinin uzaktaki kişilerle iletişim kurabilmesini sağlamak amacıyla internetin tohumlarını eken Cerf, şu an milyonlarca kullanıcısı olan dev bir ağın mucidi ve babası olarak anılıyor.

Sayısız ödül alan Dr. Cerf, tüm bu takdirleri 1992 yılında aldığı “İnternet Dünyasının Başkanı” ödülü ile taçlandırdı.

İnternete dair kısa kısa…

Dünya, bildiğimiz anlamıyla internetle, yani ‘World Wide Web’ (www.) deyimiyle 1991’de tanıştı.

Host sayısı her yıl katlanarak arttı. 1994’te gelindiğinde internetteki site sayısı 10 bine, host sayısı ise 3 milyona ulaştı.

Ardından bankalar ve alışveriş merkezleri sanal şubelerini açmaya başladı. İlk internet radyosu yayına başladı.

1994’te internetteki ilk reklam ekranlara düştü.

Bulunuşlarından itibaren 50 milyon kullanıcıya ulaşmak için geçen süre, radyo için 38 ve televizyon için 13 yıl iken, internet sadece 5 yılda bu sayıya ulaştı.

İnternet Türkiye’ye 1994 yılında geldi.

1995’te Hong Kong’da ilk hacker yakalandı.

Yine 1995’te alan isimleri (domainler), paralı oldu.

Bugüne baktığımızda ise…

“Digital in 2020” raporuna göre, tüm dünyada internet kullanıcısı sayısı 4.5 milyarı, sosyal medya kullanıcıları ise 3.8 milyarı aşmış durumda.

Aynı rapora göre Türkiye, ortalamayı yükselten ülkelerden…

We Are Social ve Hootsuite'in verilerine göre, Türkiye'de 62.7 milyon internet kullanıcısı var. Bu sayı, önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 4 daha fazla.

twitter.com/halefrvayis

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> İnsan nereye koşuyor? - 14.04.2021
>> Basitlik ve değişim üzerine… - 06.04.2021
>> “Hayalleriniz paranızdan çok olduğu sürece gençsiniz” - 31.03.2021
>> Adına “Deepfake” denen yeni teknoloji… - 24.03.2021
>> İletişimde İşbirliği İlkesi… - 17.03.2021
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK
İnsan nereye koşuyor?
Tüm Yazarlar