31.07.2019 / 08:53

Halef R.  VAYIS

Gerçekliği görme yeteneğini yitiriyor muyuz?

Küresel dünyada, geçtiğimiz 5-10 yılda siyaset eksenli bir stratejiye dönüşen, gerçekliğin yalanla yer değiştirme hali, toplumları derinden etkiliyor. Bu strateji, zamanın izlerini ve insanların kendilerince sahip oldukları küçük duyguları yitirmesine yol açıyor…

Kim ne derse desin, çocuklarımızın çekirdek eğitimi ailede şekillenir, en büyük görev de anneye düşer.

Ailelerde şekillenen eğitimle büyüyen çocuklar, aynı zamanda o toplumun genel karakteristiğini belirler. Bu nedenle önemlidir annenin eğitimi, eğitimli olması…

Avrupa Birliği'nin istatistik kurumu Eurostat, "çalışmayan, eğitim ve öğrenim görmeyen gençler" araştırmasında elde ettiği sonuçları yayımladı.

İşte bu çalışmadan bize bir S.O.S çıktı.

18-24 yaş arası gençlerin 2017 yılında istihdam ya da eğitime katılım oranlarını içeren araştırma, AB üyesi ülkelerin yanı sıra Türkiye, Karadağ, Makedonya, Norveç, İzlanda ve İsviçre dahil 34 ülkeyi kapsıyor.

Araştırmaya göre, bu 34 ülke içinde "çalışmayan ve eğitim görmeyen" genç nüfusun en yüksek olduğu ülke, yüzde 32 ile Makedonya. Türkiye ise yüzde 30,8 ile ikinci sırada.

18-24 yaş arası genç kadın nüfusuna bakıldığında ise durum daha vahim.

Türkiye, çalışmayan ve eğitim görmeyen 18-24 yaş arası kadın nüfusun en yüksek olduğu ülke. Türkiye'de bu yaş aralığındaki kadınların yüzde 43,6'sı çalışmıyor ve eğitim görmüyor. Türk erkeklerinde ise bu oran yüzde 18,2.

Aynı yaş grubu genç kadınların eğitim ve işgücüne katılımının en düşük olduğu ikinci ülke, yüzde 32,2 ile Makedonya.

AB ülkeleri içinde Hollanda ve AB üyesi olmayan İzlanda ise gençlerini eğitme konusunda en iyi durumdaki ülkeler olarak belirlendi.

“Gerçeklik yalanla yer değiştiriyor”

2017’de Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanan “Gelecek tarihtir: Rusya’da totalitarizm nasıl yeniden dirildi” adlı eseri de dahil olmak üzere, çeşitli kitapların yazarı olan Masha Gessen, yaşadığımız çağın şu dönemlerinde gerçekliğin yalanla yer değiştirdiğini öne sürüyor.

Sanırım en azından bir kısmımız için kabul görmez bir sav değil bu.

Örneklerine medyada sıkça rastlıyoruz.

Ekranlarda yorum yapan bir takım gazeteci, yorumcu ve uzman, çok kısa bir süre önce onayladığı konuları bir anda ters yüz ederek, var olan gerçekliği buharlaştırabiliyor.

Küresel dünyada, geçtiğimiz 5-10 yılda siyaset eksenli bir stratejiye dönüşen, gerçekliğin yalanla yer değiştirme hali, toplumları ister istemez derinden etkiliyor.

Bu stratejinin çeşitli şekillerde aşırı uyarılma yoluyla enjekte edilmesi, zamanın izlerini ve insanların normal tarihlerinde kendilerince sahip oldukları her türden küçük duyguyu yitirmesine yol açıyor.

Daha bir ay önce ne olduğunu hatırlamak bir yana, yalnızca bir hafta içinde unutmak ve unutulmak bile mümkün.

Sadece bir gün bile başka şeylerle ilgilensek, başkaları açısından önemli kabul edilen haberleri kaçırıyoruz.

Masha Gessen’in deyişiyle, gerçekliği içi boşluktan ayırt etme kabiliyetini yitiriyoruz…

Tüm bunlar da, bin yıllardır çeşitli süzgeçlerden geçerek oluşan insani değerlerin yok olmasına veya değişmesine neden oluyor…

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Yakın geleceği merak edenler için bazı öngörüler… - 18.09.2019
>> Günümüzün büyük sorunu: ‘Yalan Haber’ - 11.09.2019
>> Türk okuru ‘haberden kaçınıyor’ - 04.09.2019
>> Gücün parçası olma içgüdüsü… - 28.08.2019
>> İnsan merkezli değer toplumu… - 21.08.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT
Onandıkça büyüyen, büyüdükçe çirkinleşen müessese; trollük…
Tüm Yazarlar