19.02.2020 / 10:34

Halef R.  VAYIS

En yeni nesil internetten sıkıldı mı?

Teknolojinin bağımlılık yaratabildiği konusunu biliyoruz tamam, ancak gerçekte bunlar önceki jenerasyonların başa çıkmak durumunda kaldığı vakalardan daha mı kötü?

 

Z kuşağının en belirgin özelliği, internet dönemine doğmuş, teknoloji ile büyümüş olmaları.

Ancak yapılan araştırmalar, 1998-2010 yılları arasında doğanların oluşturduğu Z kuşağının internetten sıkılmış oldukları yönünde.

Bizden değil ama dışarıdan bazı örneklere bakalım, yeni kuşağı temsil eden gençlere kulak verelim…

The Ambassadors Company’nin kurucusu 17 yaşındaki Maxine Marcus, “bizler saatlerce telefonumuzla uğraşırken eğleniyor olduğumuzu düşünebilirsiniz ama telefonu kullanıyor olmak, gerçekten bir işle uğraştığımız ya da eğlendiğimiz anlamına gelmiyor. Telefonumu kullanırken sıkılıyorum” diyor.

New York’ta yaşayan 14 yaşındaki Sarah ise durumu şöyle açıklıyor:

Instagram’a giriyorum ve insanların hep aynı şeyler hakkında konuştuğunu görüyorum. O zaman ‘Ben bunu daha önce görmüştüm veya duymuştum’ diye düşünüyorum. Aynı ruj, aynı kaş şekli, aynı şaka… Her şey eskimiş geliyor ve sıkılıyorsunuz.

İngiltere’de yaşayan 15 yaşındaki Violet da benzer şeyler söylüyor ve hislerini “bazen internette görebileceğim her şeyi görmüş gibi hissediyorum. Farklı web siteleri ve uygulamalar arasında geziniyorum. Bazen internetin sonuna ulaşmışım gibi geliyor. Telefonumda rastgele bir şeylere tıklamaya başlamadan önce YouTube’da aynı videoları seyredip duruyorum” şeklinde ifade ediyor.

İlk telefonunu 3-4 yıl önce alan 14 yaşındaki Arianna “sosyal medyaya ilk girdiğinizde çok güzel geliyor. Yorum yapıyorsunuz, gönderi beğeniyorsunuz, sayfaları takip edip etkileşim kuruyorsunuz. Zamanla o hisse alışıyorsunuz ve bir süre sonra sıkılıyorsunuz” diyor.

Bu sıkılmaların sonu nereye varır bilemem, ancak internet dünyasının ve teknolojik uygulamaların kendilerini sürekli bir yenileme halinde tutmaları gerektiği kesin…

Hal böyleyken, zamanımızın en gençlerinin konuya dair söyleyecekleri başka şeyler de mevzubahis...

Her jenerasyonun başa çıkmak durumunda kaldığı şeyler var!

Arianna ve diğer gençler, ailelerinin telefonda geçirdikleri vaktin sağlıksız olduğu konusunda uyarıda bulunmalarından nefret ettiklerini söylüyor.

Telefonunu kullanırken, her anı çok verimli geçirmediğini kabul eden Arianna, telefonun tamamen yeni bir dünya oluşturduğunu ve yaşamına çok sayıda güzel şey getirdiğini anlatıyor.

King’s College’da çalışan Adam Perkins ise akıllı telefonların çocukların beynine zarar verdiği konusunda endişelenen yetişkinlerin konuyla ilgili peşin hüküm vermemesi gerektiğini savunuyor.

Teknolojinin bağımlılık yaratabildiği konusunu biliyoruz tamam, ancak bunlar önceki jenerasyonların başa çıkmak durumunda kaldığı vakalardan daha mı kötü gerçekten?

Bu görece bir konu…

Minnesota’da yaşayan 16 yaşındaki Ingrid “her jenerasyonun kendine has bir özelliği var” derken, 15 yaşındaki Addia ise “bizim yaşadığımız can sıkıntısı, ailelerimizin çocukken yaşadığı can sıkıntısına benzemiyor olabilir” diyor.

Yani günümüzün ana babaları, çocuklarına hiç “biz de bu yollardan geçtik, iyi biliriz” falan demesin.

Çocukların, yani en yeni neslin, bununla baş etmek zorunda olduğu bir durum olduğunu kabul etsin, yeter…

Gerisine bir çözüm bulunur…

 

https://twitter.com/HalefRVayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> “İşletmeci olarak vizyon sahibi olabilirsiniz ama hayalperest olamazsınız...” - 01.04.2020
>> 10 yaşın cesareti… - 25.03.2020
>> Bir medya anısı... - 18.03.2020
>> Almaya ayarlı olmak… - 11.03.2020
>> AntiSosyal medya… - 04.03.2020
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Bülent BİRİCİK Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU
“İşletmeci olarak vizyon sahibi olabilirsiniz ama hayalperest olamazsınız...”
Tüm Yazarlar