02.05.2024 / 13:10

Halef R.  VAYIS

Dürüstlük pahalı bir hediyedir

Warren Buffet’in sözüdür, “dürüstlük pahalı bir hediyedir, ucuz insanlardan bekleme.”

 

Zordur dürüst olabilmek; cesaret, özgüven, her şeyden önce sağlam ahlak ister.

Daha ötesi, kaybetmeyi göze almayı gerektirir.

Lafla olunmaz...

Ya dürüst ya da değilsinizdir.

Hakim Neslihan Hanım’ın, aşağıda anlatacağım örneğinde olduğu gibi…

 

Savunmasız iki insana eziyet etmeyi marifet sayanlar var…

Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Hanım, otistik çocuklarının rahatını ve daha iyi bakımını sağlamak için özel eğitim kurumlarının bulunduğu Sapanca'ya yerleşir. Ancak bir süre sonra Ayşegül Hanım’ın dikkatini, 20 yaşındaki oğlu Sinan ile 18 yaşındaki oğlu Yılmaz'ın davranışlarındaki ürkeklik ve aşırı korkaklık çeker.

Sosyal medyada, Sapanca'daki bir eğitim merkezi için 'Eğitim böyle oluyor' başlığıyla yayınlanan görüntülerde iki oğlunun da dayak yediğini öğrendiğinde ise savcılığa suç duyurusunda bulunur.

Bunun üzerine, otistik gençlere özel eğitim merkezinde dayak atıp bu anları kaydeden, ardından da görüntüleri sosyal medyada yayınlayan öğretmenler S.Ç ile C.U, eziyet suçlamasıyla 16'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaya başlar.

Öğretmenlerin defolu ve eğitimcilikten uzak tutumlarını bir yana koyuyorum. O, kendi başına ele alınacak bir vaka…

Ancak davaya bakan hakimin davranışı, onun sağlam karakterini ve ahlakını ortaya koyuyor...

Kendi çocuğu da otistik olan hakim Neslihan Hanım, duygusal davranabileceği gerekçesiyle, duruşma öncesinde davadan çekiliyor.

Tam bir adalet insanı tavrı sergiliyor…

 

Birini arkadaş kabul etmek için onunla ne kadar süre geçirmek lazım…

Sokak arkadaşlıklarının sanal arkadaşlıklara dönüştüğü günümüzde, ABD’deki Kansas Üniversitesi, arkadaşlık üzerine yaptığı araştırmanın makalesini yakın geçmişte yayınladı.

İletişim profesörü Jeffrey Hall’un araştırmasına göre, birini sıradan bir arkadaş olarak kabul etmeniz için onunla ortalama 50 saatinizi geçirmiş olmanız gerekiyormuş.

Karşınızdaki kişinin yanında kendinizi rahat hissetmeniz ve onu “arkadaşım” statüsüne yükseltmeniz için gereken süre ortalama 90 saat imiş.

Karşınızdaki kişiyi yakın arkadaşınız olarak kabul etmenizi sağlayacak sürenin ise 200 saat ortalamasına ulaşması gerekiyormuş.

Prof. Hall, kişiyle geçirilen zamanın arkadaşlığa katkısını daima eşit şekilde değerlendirmenin mümkün olmadığını da belirtiyor.

Bir kişiyle iletişimde olmayı isteyerek, mecbur kalmadan iletişim kurduğumuz durumlara “seçerek iletişim kurmak”; kampüs ortamı ya da iş ortamı gibi yerlerde ya da komşularımızla kurduğumuz iletişimi “kapalı ortam iletişimi” olarak tanımlıyor.

Profesör Hall, arkadaşlık konusundaki bu ayrım konusunda, “İşyerindeki, okuldaki ya da apartmanımızdaki insanlarla zorunlu olduğumuz için iletişim kuruyoruz. O kişiyle arkadaş olmak istemiyorsak, iletişimimizi mümkün olduğunca minimum seviyede tutup nezaket sınırlarını aşmamaya özen gösteriyoruz” açıklamasını yapıyor.

Profesöre sormak lazım!

Aynı süreleri sosyal medya ortamlarında geçirmek de, birini gerçek arkadaş olarak kabul etmek için yeterli ve geçerli oluyor mu?

 

twitter.com/halefrvayis 

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Biri köşeye çöp koysa, öteki insanlar orayı çöplüğe çeviriyor... - 22.05.2024
>> Dinlemeyi öğrenmek, doğru iletişim için şart! - 15.05.2024
>> Medya takibine ilgi ne zaman ve nasıl başladı? - 08.05.2024
>> Bozukluk gören gözde… - 24.04.2024
>> Medyada gündem belirleme… - 17.04.2024
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Meltem AŞCİ Hüseyin MOVİT
Biri köşeye çöp koysa, öteki insanlar orayı çöplüğe çeviriyor...
Tüm Yazarlar