24.04.2019 / 14:59

Halef R.  VAYIS

Çocuk yoksulluğu…

Popüler okullarda yığılma yaşanmasını önlemeyi ve tüm çocuklar için eşit fırsat yaratmayı amaçlayan Hollanda, ilkokullara yerleştirme aşamasında yapay zekayı kullanmaya başladı.

 

Çocukların okullara yerleştirilmesiyle ilgili sorunlara çözüm arayan Hollanda, pilot bir uygulama başlatmış.

Buna göre, ilkokullara yerleştirme işlemi için yapay zekayı kullanarak, çocukların geleceği için en uygun seçimi algoritmalara yaptırıyor.

Amaç, okullarda daha adil ve eşitlikçi bir öğrenci yerleştirme sistemi oluşturulmasını sağlamak...

Makinaların aklına, insan aklından fazla mı güvenir olduk derseniz…

Pek öyle değil aslında…

Çünkü aynı uygulamada, ‘yapay zeka’nın güvenilirliği de test ediliyor.

Popüler okullarda yığılma yaşanmasını önlemeyi ve tüm çocuklar için eşit fırsat yaratmayı amaçlayan sistemin algoritmalarını KPMG denetliyor.

KPMG Türkiye Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı Sinem Cantürk, yapay zekanın gerçek anlamda dönüştürücü olması için işleyişine güven duymak gerektiğini belirtiyor.

Cantürk, yapay zekada güvence algısının çerçevesini şöyle anlatıyor:

“Kapsamlı bir yapay zeka güvence modeli, algoritmaların güvenilir olmasını, sistemin siber saldırılara karşı güvenli olmasını, BT süreçleri ve kontrollerinin doğru uygulanmasını, veri yönetiminin doğru kurgulanmasını ve makine öğrenimi etiğini kavrayan bir yönetişim yapısının oluşturulmasını sağlayarak güven inşa etmelidir.”

Yapay zeka denen algoritmalar hayatımızda her geçen gün daha fazla yer ediyor, ancak ona olan güven sorunu uzun süre daha insan zihnini meşgul edecek görünüyor.

Eğitimde fırsat eşitliği sözde kalmamalı…

Finlandiya, 1970'li yıllardan başlayarak eğitim sistemini ve sosyal politikalarını dönüştürdü. Gün itibariyle dünyanın en ünlü ve saygın eğitim sistemine sahip.

Bu mucizevi dönüşüm, yenilikçi reformlar sayesinde gerçekleşti.

Ülke, 30 yıl içinde eğitim sistemini 'yetenek kuluçka makinasına' çevirdi. Böylece, aynı zamanda bir sanayi ekonomisi yarattı.

Finlandiya, işin sırrını şöyle açıklıyor: Kaliteli kamu eğitimi, sadece eğitim politikalarının değil aynı zamanda sosyal politikaların bir sonucudur.

Başkent Helsinki'nin en önemli ortaokullarından Viikki, buna örnek…

Finlandiya'nın tüm okullarında olduğu gibi, burada da bir iş adamının çocuğu ile bir işçinin çocuğunu yan yana görebilirsiniz. Hiçbir şekilde onlardan okul ücreti ya da harç alınmıyor.

Okulun geniş kafeteryasında her gün cömert miktarda sağlıklı gıda veriliyor ve buradaki 940 öğrencinin tamamına ücretsiz sağlık hizmetleri ve diş tedavisi sunuluyor.

Okul malzemelerinin hepsi bedava…

Çocuk gelişimi uzmanı pedagog ve psikologlar, dikkatle öğrencileri takip ediyor, “okuma yazma öğrenme güçlüğü” gibi sorunları hızla tespit edip onlara destek veriyor.

1990'lu yıllarda 'Finlandiya Dersleri" kitabında bu reformların yaratıcılarından eğitimci Pasi Sahlberg, şu ifadeleri kullanmıştı:

"Yüksek sosyal refah düzeyi ve çocuklar için eşit fırsatlar, aynı zamanda bedava ve kaliteli öğrenmeyi garantilemekte kritik rol oynuyor. Sosyal eşitsizlik, çocuk yoksulluğu ve temel hizmetlerin yetersizliği, bir ülkenin eğitim sisteminin performansını azaltan güçlü bir etken."

Burada anahtar kelime ‘çocuk yoksulluğu’ olsa gerek…

Yoksun geçirilen bir çocukluğun, kişinin dolayısıyla toplumun tüm geleceğini etkilediği su götürmez bir gerçek çünkü…

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Antisosyaller sosyal medyayı mesken tuttu... - 15.08.2019
>> Verilenle yetinmek… - 07.08.2019
>> Gerçekliği görme yeteneğini yitiriyor muyuz? - 31.07.2019
>> Bildiğimiz internetin sonuna mı geldik? - 24.07.2019
>>  İnsan mı robot mu, nasıl anlayacağız? - 17.07.2019
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Halef R.  VAYIS Bülent BİRİCİK Neslihan KABAOĞLU
Dünyada Neler Oluyor (290-3)
Tüm Yazarlar