02.03.2022 / 11:59

Halef R.  VAYIS

Bir maymun anekdotu…

İnsanı düzeltince, dünya kendiliğinden düzeldi…

 

Çelimsiz ve pısırık bir maymuna testosteron hormonu vermişler…

Kendini grubun lideri ilan etmiş.

Ve sanki kralmış gibi davranışlar sergilemeye başlamış.

“Delirdi” galiba diye düşünüp hiç oralı olmamış diğerleri…

Bizim maymun ise kendini dev aynasında görüyor.

Sağa sola saldırganlığı arttırıp işi azıtınca, grubun lideri kalkmış yerinden ve gerçeği hatırlatmış testosteronlu maymuna…

Geçmiş hormonun etkisi, maymun dönmüş aslına…

 

Hominid’ler…

İki ayak üzerinde hareket edebilen "insansı maymunlara" hominid, yani insangil deniliyor.

Kuyruksuz maymunlar olan Hominid'ler, 30 milyon yıl önce "maymunlar" (antropoid) takımından gelmişler.

İlk primatlar olan "yarı maymun”ların (prosimianlar) ise 70 milyon yıl önce ortaya çıktıkları sanılıyor.

 

Soytarı, sirk maymunu ya da şaklaban olmak…

Şaklaban, soytarı, sirk maymunu ve fırıldakçı olarak karakterize edebileceğimiz tipleri ikiye ayırabiliriz.

İlk gruptakiler, gerçekten mesleklerini icra ederler.

Bunların bir kısmı eskilerde; padişahlar, sultanlar döneminde kaldı. Hayatlarını sürdürebilmek için soytarılık yaparlardı. Şimdilerde sirklerde çalışanları yine aynı sınıftan sayalım. Sonuçta onlar da, ekmek parası için soytarılık yapıyorlar.

Ancak günlük hayatta, yaşantılarını şaklabanlık ve soytarılık üzerine kuran ikinci bir grup daha var.

Çıkarları için birilerine yaranmak, öne çıkıp dikkat çekmek, yalakalıklar yapmak, bu gruptakilerin davranışları arasındadır.

Var olmayan özelliklerini varmış gibi göstermek için çaba harcarlar. Haklarını yememek lazım, bu özelliklerini hayli geliştirmişlerdir.

Ve bu yolda ziyan olup giderler.

Ne demek istediğimi anlatan bir resmi aşağıya koyuyorum, görsel de fikir versin diye…

 

 

İnsanı düzeltince, dünya kendiliğinden düzeldi…

Adam, haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı keyifle aldı eline gazetesini. Bütün gün miskinlik yapıp evde oturmayı hayal ediyordu. Tam bunu düşünürken, küçük oğlu koşarak geldi ve parka gitmek istediğini söyledi. Babanın bu durumda bir bahane uydurması gerekiyordu. Birden, gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası ilişti gözüne. Dünya haritasını küçük parçalara ayırıp oğluna uzattı:

 - Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim.

 Kurtulduğunu düşündü. En iyi coğrafya profesörünü bile getirseler, bu haritayı akşama kadar düzeltemezdi.

 Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:

 - Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz.

 Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde ise hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.

 Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı:

-Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzeltince, dünya kendiliğinden düzeldi.

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Beynimiz ayaklarımıza inecek… - 10.08.2022
>> Evrensel değerlere karşı suç işlendiğinde… - 03.08.2022
>> Yeniden keşfedilmesi gereken sırlardan biri… - 27.07.2022
>> Yeniden anlamlandırmanın gücü… - 20.07.2022
>> Algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine sosyal bir araştırma… - 14.07.2022
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Bülent BİRİCİK
Beynimiz ayaklarımıza inecek…
Tüm Yazarlar