Saat: 14:14
Mücevher tasarımcısı Janset Kılıçtaş, yeni LEGO Koleksiyonu ile çocukluk hafızalarından ilham alan sıra dışı bir tasarım dünyasının kapılarını aralıyor.
Mücevher tasarımcısı Janset Kılıçtaş, yeni LEGO Koleksiyonu ile çocukluk hafızalarından ilham alan sıra dışı bir tasarım dünyasının kapılarını aralıyor. Oyun, yaratıcılık ve estetik arasındaki ilişkiyi çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan koleksiyon, mücevherin yalnızca değerli bir aksesuar değil, aynı zamanda duygu ve hikâye taşıyan bir tasarım nesnesi olabileceğini ortaya koyuyor.
Son yıllarda lüks tüketim anlayışı değişirken, kişisel hikâyeler anlatan ve karakter taşıyan tasarımlar daha fazla ilgi görüyor. Janset Kılıçtaş'ın LEGO Koleksiyonu da bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Koleksiyon, çocukların renkli parçaları bir araya getirerek kurduğu hayal dünyası ile yetişkinlerin detaylarda keşfettiği estetik dengeyi aynı potada buluşturuyor.
Koleksiyonda kullanılan altın, beyaz ve oksitli yüzeyler; zümrüt yeşili, lacivert ve mor tonlarındaki minelerle buluşurken, modern desenler ve geometrik formlar tasarımlara güçlü bir karakter kazandırıyor. Her parça kendi başına bir bütün oluştururken, farklı renk ve dokular yan yana geldiğinde koleksiyonun asıl hikâyesi ortaya çıkıyor.
Mücevhere Neşeli Bir Yaklaşım
LEGO Koleksiyonu'nun çıkış noktası yalnızca bir oyuncak değil; keşfetme, deneme ve üretme cesaretini temsil eden evrensel bir duygu. Koleksiyon, mücevher dünyasında sıkça karşılaşılan ağır ve ciddi tasarım anlayışının dışına çıkarak daha özgür, renkli ve eğlenceli bir yaklaşım öneriyor.
Koleksiyon hakkında değerlendirmede bulunan Janset Kılıçtaş şunları söylüyor: "Kapalıçarşı bana yalnızca zanaati değil, aynı zamanda sabrı ve detaylara saygıyı öğretti. Sanat eğitimi ise sınırları zorlamayı ve farklı disiplinleri bir araya getirmeyi sağladı. LEGO Koleksiyonu bu iki dünyanın kesiştiği noktada doğdu. Çocuklukta hepimizin bildiği bir oyunu mücevher diliyle yeniden yorumlamak istedim. Mücevherin her zaman ciddi olmak zorunda olmadığına, bazen bir gülümseme yaratmasının da değerli olduğuna inanıyorum."
Kılıçtaş'a göre koleksiyonun merkezinde yalnızca estetik değil, aynı zamanda birlikte üretmenin ve farklı parçaların uyum içinde bir araya gelmesinin gücü yer alıyor. Her tasarım; renklerin enerjisini, zekânın estetikle kurduğu yaratıcı ilişkiyi ve hayal gücünün sınır tanımayan dünyasını temsil ediyor.
Kapalıçarşı'dan Gelen Bir Tasarım Hikâyesi
Mücevher sektörüne henüz lise yıllarında adım atan Janset Kılıçtaş, geleneksel kuyumculuk eğitimini Kapalıçarşı'nın deneyimli ustaları Mehmet Kabaş ve Tamer Kızılağaç'tan aldı. Tasarım ve üretim süreçlerini Kapalıçarşı'nın zengin zanaat kültürü içinde öğrenen Kılıçtaş'ın profesyonel yolculuğu, ilk koleksiyonlarını hazırladığı Sevan Bıçakçı Jewellery ile şekillendi.
Ayasofya Müzesi'nde gerçekleştirdiği "İlahi Döngü" adlı kişisel mücevher sergisiyle dikkat çeken Kılıçtaş, sanat ve mücevheri buluşturan özgün yaklaşımını yıllar içinde geliştirmeye devam etti.
Sanat ve tasarımı bir araya getiren çok yönlü yaklaşımını eğitim hayatında da sürdüren Kılıçtaş, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Heykel ile Tekstil Sanatları ve Moda Tasarımı alanlarında çift anadal eğitimi aldı. Heykel, moda ve mücevher disiplinlerini bir araya getiren bu bakış açısı, bugün ürettiği koleksiyonların temelini oluşturuyor.
Kariyeri boyunca Sevan Bıçakçı Jewellery ve Baguette Jewellery başta olmak üzere sektörün önemli markalarıyla çalışan Kılıçtaş, aynı zamanda çeşitli uluslararası markalar için özel mücevher koleksiyonları tasarladı. 2018 yılından bu yana Bebek'teki mücevher ve sanat butiğinde çalışmalarını sürdüren tasarımcı; kişiye özel mücevher tasarımları, sanat projeleri ve kurumsal objeler üretmeye devam ediyor.
Çocukluğun Cesaretine Bir Davet
LEGO Koleksiyonu, yalnızca bir mücevher serisi değil; büyüdükçe unutulan keşfetme duygusuna, deneme cesaretine ve yaratıcılığın özgür ruhuna yapılan bir gönderme niteliği taşıyor. Çünkü bazen en sofistike tasarımlar, en neşeli fikirlerden doğuyor.
