Neslihan KABAOĞLU

n.kabaoglu@medyaloji.net
19.07.2018 / 11:50

Neslihan KABAOĞLU

Tüketiciye “doğal” baskısı…

Dünyada tüketim şeklinin değişmesi ve teknolojinin gelişmesiyle, ortaya önemli oranda bir “yapaylık” çıktı.
Tekstilde, mobilyada, beyaz eşyada, kar etmenin yolu “yapaylık”tan geçiyor.
Bunların hepsi sağlığımızı ve dünyanın geleceğini etkiliyor elbet. Ancak gıdada dönen ve değişen çarklar, ciddi anlamda sağlığı tehdit eden ve “ne yediğimizi bilemediğimiz” bir ortam doğuruyor.
 
Kolayına kaçan markalar …
Bu konuda ilgiyi çekmek için kullanılan en moda ifadeler; “organik” “doğal” “koruyucu içermez” “renklendirici kullanılmamıştır”… Bebeğinize aldığınız kıyafetten, kullandığınız şampuana, salatanıza ekleyeceğiniz domatese kadar, çok yerde öne çıkan kavramlar.
Üretici artık farkında; tüketici için, satın aldığı ürünün “doğal” olması önemli. Peki, bunun için hangi yolu seçiyor dersiniz, tabi ki işin doğallığına değil yapaylığına kaçıyor. Yani gerçekten doğal üretmeyi değil, ürününü doğalmış gibi göstermeyi tercih ediyor.
Daha ucuza mal etme ve dolayısıyla daha fazla kar etme uğruna, aslında doğal olmayan birçok ürün, “doğal” olduğu iddiasıyla sofralarımızda. Çoğu gıda markasının ambalajında ve reklamlarında doğallık vurgusunu görüyoruz.
 
Tüketici bilinçleniyor…
Artık yediğine özen göstermeye çalışan bir tüketici var. Neyi, nasıl, ne zaman yediğine dikkat eden bir nesil oluşturulmaya çalışılıyor. Abur cuburun zararı, gazlı içeceklerin etkisi, hatta mevsimsiz sebze/meyve tüketiminin sağlıksız olduğunu, çoğu tüketici biliyor. Bu noktada, gıda markalarının bu yanıltıcı davranışı ne kadar etkili oluyor, tartışılır.
 
51 bine yakın imza…
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Change.org’da başlattığı imza kampanyasında “Doğal teriminin gıda etiketlerinde pazarlama malzemesi olarak kullanılması yasaklansın” çağrısı yapıyor. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğüne çağrı yapılan kampanyada, aynı platform üzerinden 50.759 adet imza toplandı. Buğday Derneği, ilgili kurumun “görüşlerinizi değerlendirmeye alacağız” cevabı verdiğini açıkladı. Bakalım, önümüzdeki günlerde, gıda ambalajlarında bir değişiklik görecek miyiz?
 
Hatta bu değişiklikten sonraki beklentim; ambalajlardaki sayısal bilgiler ne anlama geliyor ve ne kadar doğru, tespit edilmesi ve tüketim bilincinin yaygınlaşmasının sağlanması. Bu konuda bazı çalışmalarını Instagram üzerinden takip ettiğim @gidadedektifi sayesinde biraz fikir sahibi olabiliyorum. Mesela minik vanilya paketi deyip geçtiğim ama araştırmalarını okuyunca şaşırdığım hesabın (https://www.instagram.com/gidadedektifi/?hl=en) sloganı: Ne yediğinizi bilin!
Biz tüketiciler için oldukça önemli bir detay değil mi? Elbette her oluşumun araştırma sonuçları sorgulanabilir ama bu tarz hareketlerin bir farkındalık oluşturduğu aşikar.
 
Reklamlardaki durum ne?
Ambalajların yanısıra medyada reklam kampanyası yürüten gıda reklamlarını inceledim.
1 haftalık televizyon yayınında, 46 farklı gıda markasının reklamı yayınlandı. Bu markaların 14 tanesi, reklam filminde “doğallık” kavramına değinmiş.
Gazete ve dergilerde aynı dönemde 30 farklı gıda markasının reklamı var ve 6 tanesinde ürünün doğal olduğu belirtilmiş.
Sosyal medyada ürününü pazarlayanlar da açıklamalarında doğallık vurgusu yapıyor. 1 haftalık dönemde, sosyal medya üzerinden satış yapan kullanıcılar, 1.000 adet paylaşımda aynı yönteme başvurmuş.
 
Ölçme sonuçları, MTM Medya Takip Merkezi’nin reklam takibi ve Digilup servislerinden alınmıştır.

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> THY’nin Eren Bülbül kararı… - 28.06.2019
>> Sevgisini gösteremeyen babalar için… - 14.06.2019
>> MFÖ’nün reklam yoğunluğu… - 31.05.2019
>> Anneler günü reklamlarında farklılık var… - 10.05.2019
>> Finish Söz istiyor… - 26.04.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT
İşsiz gazeteci…
Tüm Yazarlar