21.07.2021 / 14:51

Halef R.  VAYIS

Temcit Pilavı…

“Dünyada hiçbir şey azmin yerini alamaz… Yetenek değil… Dünyada başarılı olamamış yetenekten bol şey yoktur… Zekâ değil… Etraf ödüllendirilmemiş zekâlarla doludur...”

Bir fikri ya da durumu güçlü ifadelerle özetlemek, herkesin harcı değildir. Yaşanmışlık, daha da önemlisi yaşananlardan ders çıkarmış olmak gerekir.

Pek azımız hakkıyla yapar bunu…

Calvin Coolidge yapmış mesela…

Geçenlerde bir yazıyı okurken, Coolidge’in azim ve sebata dair sözleri, paketlenmiş şekilde çıktı karşıma:

“Dünyada hiçbir şey azmin yerini alamaz…

Yetenek değil.

Dünyada başarılı olamamış yetenekten bol şey yoktur.

Zekâ değil.

Etraf ödüllendirilmemiş zekâlarla doludur.

Eğitim değil.

Sokaklar başarısız tam eğitimlilerden geçilmez.

Her güçlüğü aşan, başaran, kazanan asıl şey, azim ve sebattır."

Calvin Coolidge kimmiş demeyin; Amerika Başkanlığı dahi yapmış…

Yiyeni bıkmazsa yedireni usanmaz…

 “Temcit pilavı gibi” deyimini bilirsiniz. Bir olayın veya durumun tekrar tekrar gündeme getirilmesinin olumsuz yanını anlatır. Temcit, çok miktarda yapılarak, ısıtılıp ısıtılıp yenen bir pilav türünün adıdır aynı zamanda...

Yiyeni bıkmazsa, yedireni hiç usanmaz…

Kimi zamansa kurnaz lokantacı gibi davranır yediren. Pilav, gün sonunda elinde kalırsa eğer, ertesi gün dolmaya dönüştürür, sonra da ufalayıp çorbaya...

Azim ile temcit pilavı arasında nasıl bir bağ kurmalıyız diye soranlarınız çıkabilir.

En iyisi Halil Cibran yorumlasın…

Çocuklar

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.

Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

twitter.com/halefrvayis

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Sipariş sorular ve haberlerle gazetecilik olur mu? - 04.08.2021
>> Türk basın tarihine kısa bir yolculuk… - 28.07.2021
>> Türkiye’den bir sponsorluk hikayesi… - 14.07.2021
>> Tüketerek mutluluğu arama çabası… - 07.07.2021
>> Nefret söylemine yataklık yapan sosyal ağlar… - 30.06.2021
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Bülent BİRİCİK
Sipariş sorular ve haberlerle gazetecilik olur mu?
Tüm Yazarlar