08.08.2018 / 08:42

Halef R.  VAYIS

Siber Zorbalık

En olumsuz örnekler, Amerika, İngiltere gibi internet kullanımın yoğun olduğu ülkelerde görülüyor ve aralarında ne yazık ki, intiharla sonuçlanan vakalar var.

 

İletişim teknolojilerini kullanarak birey veya gruba, özel ya da tüzel kişiliğe karşı yapılan teknik veya ilişkisel tarzda zarar verme davranışlarının tümü, siber zorbalık olarak tanımlanıyor.

Bu yazıda çocuklara ve gençlere yapılan siber zorbalığa dikkat çekeceğiz.

Bilgisayar ve cep telefonu gibi iletişim gereçleri yoluyla gönderilen verilerle bireylerin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, gruptan dışlanması, ayrımcılığa maruz kalması gibi saldırgan tutumlar, siber zorbalığın ana omurgasını oluşturuyor.

Son 10 yıldır, özellikle genç insanlar yoğun şekilde buna maruz kalıyor.

İngiliz kökenli yardım kuruluşu Dicht The Label’ın, 2016 yılında yaptığı araştırmaya göre, sadece Birleşik Krallık’ta yaşayan ve yaşları 12 ile 20 arasında değişen gençlerin yaklaşık 2,9 milyonu siber zorbalığa maruz kalmış.

Farkındalığı en yüksek olan ülkeler, İsveç ve İtalya…

2011 yılından bu yana Türkiye dahil 28 ülkede, siber zorbalık konusunu ve kamuoyunun bu konudaki algısını inceleyen Ipsos Araştırma şirketi, çalışmasının 2018 sonuçlarını açıkladı.

Ipsos’un araştırmasına göre 28 ülkeden toplam 20,793 kişinin yüzde 75’i, siber zorbalığı gördüğünü, okuduğunu veya duyduğunu belirtiyor.

Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin ise yüzde 60’ı, siber zorbalık konusunun farkında olduklarını söylüyorlar.

Siber zorbalıkla ilgili farkındalığı en yüksek olan ülkeler, İsveç (%91) ve İtalya (%91) olarak belirlenirken, bu konuda en düşük farkındalık Suudi Arabistan’da (%37) görülüyor.

Dünyada hemen hemen her beş ebeveynden biri, çocuğunun siber zorbalığa maruz kaldığını belirtiyor.

Ipsos’un Siber Zorbalık Araştırması’nda, katılımcı ebeveynlere çocuklarının bu duruma maruz kalıp kalmadıkları sorulmuş. Buna göre, global ortalamada yüzde 17’lik bir kesim evet derken, yüzde 4’lük bir oran ise çocuğunun düzenli olarak siber zorbalığa maruz kaldığını belirtmiş.

Türkiye’den katılan ebeveynlerin ise yüzde 20’si, çocuklarının siber zorbalığa maruz kaldığını söylemiş.

Araştırma, çocukların siber zorbalığı en çok sosyal medyada yaşadığını ortaya koyuyor.

Bu konuya dair en olumsuz örnekler, Amerika, İngiltere gibi internet kullanımın yoğun olduğu ülkelerde görülüyor ve aralarında ne yazık ki, intiharla sonuçlanan vakalar var:

18 yaşındaki Jessica Logan, 2008 yılında kendi rızasıyla çektiği çıplak fotoğraflarını erkek arkadaşına gönderdi. Sevgilisinden ayrıldıktan sonra, fotoğraflarının tüm okula yayılması ve Facebook, MySpace gibi sosyal medya mecralarında paylaşılması üzerine Jessica, psikolojik baskıdan kurtulamayıp intihar etti. Bu olay sonrası, Ohio Eyaletinde 2012 yılında Jessica Logan Yasası (Jessica Logan Act) kabul edildi.

19 yaşındaki Tyler Clementi isimli üniversite öğrencisinin, erkek arkadaşıyla cinsel içerikli görüntüsü kaydedilerek Twitter hesabı üzerinden paylaşıldı. Kendisi ile alay edilmesine dayanamayan Clementi, 22 Eylül 2010 tarihinde George Washington köprüsünden atlayarak intihar etti. Bu olay sonrasında siber zorbalıkla mücadele için Tyler Clementi Yüksek öğretim Anti-Taciz Yasası hazırlandı, ancak ifade özgürlüğünü engellediğigerekçesi ile uygulanmadı.

Avustralya'da yaşayan 14 yaşındaki lise öğrencisi Şeniz Erkan, 2012 yılında yaşadığı siber zorbalık sonrasında Melbourne şehrinde tren raylarına kendini attı. Avustralya televizyonlarının günlerce haber yaptığı olayla ilgili konuşan Şeniz’in ağabeyi Aykut Erkan, “Facebook dahil tüm hesaplarına girmişler. Onun adıyla herkese iğrenç mesajlar atmışlar. Cep telefonuna da tehdit, baskı mesajları gelmiş” diye açıklamada bulundu.

Uzmanlar, ailelere şu önerilerde bulunuyor…

Siber Zorbalık Araştırma Merkezi’nin (Cyberbullying Research Center) kurucusu, aynı zamanda Florida Atlantik Üniversitesi’nde görevli Prof.Dr. SameerHinduja, ailelere şunları öneriyor:

- Çocuğun duygu durumu öncelikli olmalı.

- Aileler okulla işbirliği halinde olmalı, veli toplantılarına katılım sağlamalı, öğretmenlerin gözlemlerine kulak vermeli.

- Gerekli görüldüğü durumlarda sosyal medya hesaplarında bildirimler yapıp, problemli yorumların kaldırılması için önlemler alınmalı.

- Ebeveynler çocuklarını dinleyip, onlarla konuşmalı; sorunun ne olduğunu tam olarak öğrenmeli.

- Kanıt toplanmalı: Problemli olduğu görülen her türlü yorum, emoji ve görüntünün ailelerde belgeli olması gerekli. Mail, ekran görüntüsü ya da çıktı olarak toplanması önerilmekte.

- Profesyonel yardım alınmalı. Siber zorbalığa maruz kalan kişinin uzman biri tarafından sunulacak yardıma ihtiyacı olabileceği unutulmamalı.


Görünen o ki, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu beladan kurtulması için ailelere ve yetkililere çok iş düşüyor…

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> 2050 yılına gelindiğinde… - 12.12.2018
>> “Harekete geçirmek için öfkeyi kullanmak” - 05.12.2018
>> İnsan mı robot mu, nasıl anlayacağız? - 28.11.2018
>> Bildiğimiz internetin sonuna mı geldik? - 21.11.2018
>> Dünya Venüs’e dönüşebilir… - 14.11.2018
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU
Dünyada Neler Oluyor (285-3)
Tüm Yazarlar