Neslihan KABAOĞLU

n.kabaoglu@medyaloji.net
08.02.2018 / 13:15

Neslihan KABAOĞLU

Kadının kadına eziyeti…

Her zaman içimizi acıtan ama sonlanmasına dönük hiçbir şey yapılamayan bir konu, kadına şiddet…

Şiddet; elbette sadece fiziki şiddet değil, psikolojik şiddet de gittikçe artan ve alışılan bir durum olmakta. Cinsel istismar, kadının dayak yemesi, giyiminin-hareketlerinin kısıtlanması ve hatta yaşamına son verilmesi.

Bu aralar çok duyuyoruz gibi geliyor ama bence değil, bu hep oluyordu ve artık medya sayesinde daha çok duyuyoruz.

Mesela, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıklamasına göre, 2017 yılında 409 kadın, erkekler tarafından öldürüldü, 332 kadına ve 387 çocuğa cinsel şiddet uygulandı.

Azalıyor mu, hayır, başka bir ölçümleme sonucu da MTM Medya Takip Merkezi’nin, Ocak 2018 verilerine dönük yaptığı araştırmasında yer alıyor. 2018’in daha ilk ayında, sadece medyaya yansıyan, kadına şiddet haberleri 10 bine yakın.

Kötülük sadece erkeklerden değil…

Kadının kadına daha fazla destek olması gereken bir ortamdayken, özellikle kadınların ekran başında olduğu saatlerde, ekrana gelen programlara baktım. Bu hafta yayına giren bir Tv programı daha “kadının kadına desteği” noktasında umudumu azalttı.

Geçtiğimiz dönemlerde; izdivaç programlarından, kadının giyinme programlarına, gelin evlerinin deşildiği programlara kadar, kadın merkezli ama kadına hiçbir katkısı olmayan programlara karşı olduğumu yazmıştım.

Benim fikrim hala aynı, televizyon kanallarının yayın politikaları da aynı maalesef. Bu hafta Kanal D’de Sosyetik Ev Kadınları adıyla bir program yayınlanmaya başladı. Birkaç sosyetik hanım; bir arada, giyimleri kuşamları, entrikaları, kaprisleri, tartışmalarıyla ekranda.

Bu programın, kime ve neye katkısı var, hiç anlam veremedim. Kadınlar, bu programı neden izlemek ister, ona da anlam veremedim. Çoğu yapay olan bu mizansenleri, doğalmış gibi ekrana yansıtmak ne kadar doğru ki? Bu entrikalar, ihtişamlı hayatlar, pahalı kıyafetler/takılarla süslenmiş kadınlar, dizilerde zaten var. Bir de üstüne bu programı ekrana getirmenin veya izlemenin amacı ne?

Bir yukarıdaki sonuçlara bakalım, bir de o sonuçların yokmuş gibi davranıldığı bu yayınlara… Bu yayınların içeriğinde kim var; kadınlar. Bu programları kim izliyor; yine kadınlar…

Biz kadınlar; “kadının silinmeye çalışıldığı, eziyet gördüğü, hatta hayatına son verildiği bir dünyada böyle programlarda yer almayız”, demediğimiz sürece veya “bu programları izlememe tavrını” koymadığımız sürece, kadının ekranlarda değersizleştirilmesi devam edecek.

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Kiğılı’dan çok konuşulan reklam… - 09.11.2018
>> Peros’tan ters köşe reklam… - 02.11.2018
>> Cif’ten Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine katkı… - 23.10.2018
>>  Reklam yüzlerinin rakamları uçuyor… - 11.10.2018
>> Deichmann Sinem’i koşturdu… - 04.10.2018
Medyaloji Yazarları
Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS
Gennç Medyacılara Yol Haritası (285-2)
Tüm Yazarlar