Neslihan KABAOĞLU

n.kabaoglu@medyaloji.net
08.03.2019 / 12:14

Neslihan KABAOĞLU

Hala kadının saçlarında mıyız?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü geldi ve maalesef markalar bundan da kendine pay çıkarmaya başladılar. Yine “kadınlar için” çeşitli kampanyalar, sözde farkındalık yaratmaya çalışan reklam filmleri…

Kadına dönük bazı kampanyalar öne çıktı evet, ben en çok kadınların hayatına birebir dokunan ve nasıl dokunduğunu anlatan kampanyaları seviyorum.

Bu yazıda, 2 şampuan markasının hala kadının saçlarıyla “özgürlük” yaratılacağını düşünen reklamlarına değineceğim.

Kadınlar ölüyor, şiddete uğruyor, ekonomik özgürlüğünü sağlayamıyor ve hatta okutulmuyor, biz ise kadının “saçlarıyla özgür” olabileceğini düşünüyoruz, öyle mi?

Dove #ezberlerinötesinde…

Dove Ocak ayından beri ekranda olan reklam filminde, kadınların saçlarıyla ilgili yargılara dikkat çekti. Kadınların; kısa, düz, kıvırcık, renkli, uzun saçlı olmalarının akıllarıyla, yaşam tarzlarıyla ve fikirleriyle bağdaştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Kadın saçını nasıl isterse öyle şekillendirir, bunun için bir kural koymak, bazı yargıların altını çizmek, bunu vurgulamaktan başka bir amaca hizmet edemez. Yıl olmuş 2019 biz hala, “kadınlar saçlarına istediği şekli verir” duygusunu mu anlatmaya çalışıyoruz?

Üstelik reklam filminde, kadına bu şekilde bakan, ayıplayan yine kadın, biz bu durumda kime neyi anlatacağız, kimin ezberini bozmaya çalışacağız?

“Saçı uzun aklı kısa” sözüne gönderme…

Elidor’un yeni reklam kampanyası daha da şaşırtıcı. Popüler 3 genç kadın #bizyokuz diyor. Nasıl yani, kadının bu dünyadaki varlığıyla ilgili vurgu yapılan bir kampanyada “biz yokuz” nasıl bir söylem?

Hazar Ergüçlü, Melisa Şenolsun ve Dilan Çiçek Deniz’in yer aldığı reklam kampanyasında, kadınların da her şeyi özgürce yapabileceğini anlatarak, “saçı uzun aklı kısa” sözüne gönderme yapılıyor.

Eğer aksini düşünülüyorsa “biz yokuz” deniliyor. Hatta bu ünlü 3 kadın, kampanya kapsamında 2-8 Mart tarihleri arasında Instagram hesaplarını “kapatarak”, dikkat çekmeye çalışacak.

Dikkat çekmek için yok olmak!

Dikkat çekmeye çalışırken yok olmanın anlamı var mı, bence yok. Aksine biz VARIZ; sözümüz var, fikrimiz var, hayallerimiz var, hayallerimizi hayata geçirecek cesaretimiz var. Yok olmak, kadının özgürlüğünü, bakış açısını, gücünü, cesaretini değersizleştirmek demek.

Kadının özgürlüğünü; saç şekliyle, kıyafetiyle, sadece belli bir model kadını ekrana getirerek anlatmak, kadının bu dünyaya kattığı değeri, etrafına verdiği emeği görmezden gelmekten başka bir işe yaramaz. Buna devam edilirse; Afife Jale’ye, Halide Edip Adıvar’a, Leyla Gencer’e, Sabiha Gökçen’e ve dönemin zor şartlarına rağmen, ideallerinin peşinden giden nice kadına haksızlık olur.


https://twitter.com/Neslihan_Kbgl

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Anadolu Efes’e “Zilli” tepkisi… - 07.09.2019
>> Saf su reklamına tepki… - 23.08.2019
>> Trabzonspor’un yeni forması dünya gündeminde… - 02.08.2019
>> Üniversitelerin reklam atağı… - 26.07.2019
>> THY’nin Eren Bülbül kararı… - 28.06.2019
Medyaloji Yazarları
Bülent BİRİCİK Halef R.  VAYIS Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT
Onandıkça büyüyen, büyüdükçe çirkinleşen müessese; trollük…
Tüm Yazarlar