27.03.2018 / 12:44

Hüseyin MOVİT

Genç Medyacılara Yol Haritası (280)

Medyaloji yazarı ve Türkçe Gönüllüleri- Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı / Eleştirmen Hüseyin Movit, medyada dilin hatalı kullanımı ile ilgili hataları sizlerle buluşturmaya devam ediyor.

 KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Elazığlı Sırrı Er, Facebook'a yapıştırıvermiş:
"Sırrı Er
1 Şubat · 2015
"Birinin yalan söylemesine kızmam da yalan söylerken yakalanacak kadar salak bir insanın beni kandırmaya çalışmasına kızarım. (Sigmund Freud)"
Yedi kitap yazdım diyerek ortalıkta salınan Elazığlı Sırrı Er, "yalan" ile ilgili atasözlerini sayfasına alacak son kişidir!
 
AT BAKALIM
Elazığlı Sırrı Er, desteksiz atmayı pek sever: "Sultan Reşat, 'Tarih tekerrürden ibarettir, ders alınmazsa.' demiş" (Sepetlenmiş TRT yapım yayın yardımcısı)
Mehmet Akif'in kemikleri sızlamıştır!
Sözün doğrusu: "Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür mü ederdi?" 
Çok cahiller geçti bu kurumdan...
 
İŞTE YANLIŞLAR
Şükrü Halûk Akalın'ın, ikinci baskısı yapılan Sırrı Er'in Sözün Büyüsü adlı kitabına yazdığı sunuş yazısından:
- Türkçe'nin güçlü söz dağarcığını
- Türkçe'yi kirletmemiş
- Türkçe'ye özen göstermiştir
- Türkçe'ye olan sevgisi ve saygısı
- Türkçe'ye gösterdiği özen yatmaktadır
"Türkçe" kelimesine ulanacak ekler kesme imi ile ayrılmaz." Bu kuralı Sayın Akalın'ın bilmemesi mümkün değil. Durumu kendisine defalarca belirtmeme rağmen, bir yanıt alamadım!
 
 
DİKSİYON HOCASI (!)
Sırrı Er, Hilal'de Sabah, 26.02.2009 : "... tamamlanan nükleer
santralda...", "... İran'ın ilk nükleer santralı...", "...Buşehr
nükleer santralını..."
   "Santral" kelimesindeki "L" harfi ince olarak seslendirilir. Sırrı
Er bu kuralı (bk. TDK-Yazım Kılavuzu) bilmiyor ve "santral" kelimesine
getirilen eklerin tümünü kalın olarak seslendiriyor.
   Aynı hataya, "kontrol" kelimesinde de düşüyor ve "Amsterdam'a
inerken kontroldan çıktı...", "... kontrolu uçakta eğitim alan pilota
verdi..." ve "... aniden kontroldan çıktığını..." diyerek, kurallara
uymamakta ısrar ediyor!!!
   Doğru seslendirmeler, tabii ki "kontrolden", ve "kontrolü" şeklinde
olmalıydı. 
 
ELE VERİR TALKINI
YANLIŞ : "Bağlama gurubu : İki kelime arasına ve, ile, ila edatları
getirilerek yapılırlar."
DOĞRU : "Bağlama grubu : İki kelime arasına 've', 'ile' bağlaçlarıyla
'ila' edatı getirilerek yapılır."
(Yaşar Akdoğan, Türk Dili ve Yazılı Anlatım Bilgisi, Deniz Kitabevi,
İstanbul-2000, s. 85) 
 
 
TÜRKÇE FAKİRİ
Müge Anlı, 18.03.2013'te "nacak"a "nalçak" dediği için "Ayakta uyuyan sunucu" başlığıyla eleştiri yazdık.
"Fenomen" hatayı bugün defalarca tekrarlıyor: "Başına nalçakla vurulmuş"
Nacak: Sapı kısa, küçük odun baltası.
Ne diyelim, hatunun öğrenmeye niyeti yok!
Pes...
 
ARGOYU YÜCELTMEK
22.06.2005 günlü Sabah'ta Hıncal Uluç, Özyılmazel ailesinin
kamuoyu önüne çıkmış kısmının üçüncü ve şimdilik de son üyesi
konumundaki Ayşe Özyılmazel'i kastederek, "Bizim pompiş Ayşe görse
merak yapar (merak yapmak !!!)" şeklinde bir laf etti ki; bu laftan
anladığıma göre , demek Ayşe Özyılmazel'in çok hoşuna gidecek olan bir
hadise, onun görmediği bir zaman ve mekânda cereyan etmiş ve Hıncal
Uluç da "Keşke bu hadiseyi Ayşe Özyılmazel de görseydi, görseydi de
morali yükselseydi kızcağızın." anlamında olmak üzere bu lafı
söylemişti.
Ben bu lafı, daha doğrusu Hıncal Uluç'un bu lafı söylerken Ayşe
Özyılmazel için kullandığı "pompiş" sıfatını okuyunca, hemen telefona
sarılarak Hıncal Uluç'un sekreteri Yasemin Sayın'ı aradım ve 1950'li
yıllarda Ses Opereti'nde orkestrayı yöneten Karlo Kapoçelli tarafından
uydurulup, önceleme (lanse) işlemi de aktör Ahmet Şendilmen'ce yapılan
"pompiş"in internet sitelerinde kendisiyle karşılaşılabilecek
müstehcen bir anlam olduğunu belirtmek suretiyle kullanılmamasını
istedim.
İsteğimi üç kere tekrarladıysam da; aynı müstehcen anlamlı uydurma
kelimenin, gündemde tutulmaya devam edildiğini, esefle gözlemleme
durumunda kaldığımın ayırdına vardım.
Ne diyelim, ben görevimi yaptım; bundan sonrasının Hıncal Uluç'un
sorumluluğundaki bir keyfiyet konumunda bulunduğunu ilanen tebliğ
olunur. (Hüseyin Movit, www.ignelifici.com)
 
“YILINDA” MI “TARİHİNDE” Mİ?
Sesini pek beğendiğimiz ve yıllarca zevkle dinlediğimiz Anlara Radyosu spikerlerinden Fatrma Turgay, “13 Haziran 1965 yılında” diyerek bizi hayal kırıklığına uğratıyor! (TRT Radyo Nağme, 09.07.2015/12.28) 
Hatayı tam üç kere tekrarlaması üzüntümüzü katlıyor!
 
BUNLAR DA KISA KISA
*  Özdemir İnce, Hürriyet, 23.12.2008: "Manga:Carta Libertum (İngiltere 1215)..."
   1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesinin adı. Magna Carta Libertatum'dur. (Latince: "Büyük Özgürlük Fermanı")
 
*  İlyas Salman, www.turksolu.org, 28.09.2009 : “O zaman ne olur benim gibi ölü sevici olmayın"
   İlyas Salman da birçok sitenin düştüğü hatayı tekrarlıyor ve “ölü kültü” (Almanca: “Totenkult”) anlamındaki “ölü/ölüm sever”i kullanmak varken, “ölü sevici”yi (nekrofil) kullanıyor!
 
www.gezginkorsan.org, 27.02.2013: "Uzun seneler o mevkilerde yaşamış biri olarak - HATTI ÜSTÜVANE - Ekvator cizgisini geçtin bak neler oluyor."
   Ekvator çizgisinin eski adı "hattı üstüvane" değil, "hattı istiva"dır
 
*  İpek Dereli, TRT Radyo Nağme, 30.06.2015/15.33: “Mütevazi bir hayat…”
   İpek Dereli de "mütevazı" (gösterişsiz) yerine,"mütevazi" (paralel) kelimesini kullanıyor!
 
*  Fatma Turgay, TRT Radyo Nağme, 09.07.2015/12.28: “Mütevazi olmayın…"
   Fatma Turgay da İpek Dereli'nin hatasına ortak oluyor!
 
 
BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
 
 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> "İl" nedir "şehir" nedir - 10.07.2018
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (283) - 07.07.2018
>> Dünyada Neler Oluyor (282-3) - 30.06.2018
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (282-2) - 26.06.2018
>> Genç Medyacılara Yol Haritası (282) - 09.06.2018
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Neslihan KABAOĞLU Duygu ÇAVDAR
Cam kafeslerde özgürce yaşama dönemi!
Tüm Yazarlar