11.07.2018 / 09:54

Halef R.  VAYIS

Cam kafeslerde özgürce yaşama dönemi!

Çoğu uygulama, cep telefonunuzun GPS sistemini kullanarak nerede olduğunuzu izleme izni istiyor. Kullanıcılar, isterlerse bu talebi reddedebiliyor. Ancak uygulamalar ve platformlar, izin vermeseniz de nerede olduğunuzu görüp sizi gözetliyorlar.
 
Artık biliyoruz.
Teknoloji kullanırken, biz istemesek de yakından izleniyoruz.
 
Mesajlarınızın taranması ve arşivlenmesi, bilgilerinizin üçüncü taraflara ve şirketlere aktarılması, ilgi alanınıza göre reklamlara maruz kalmanız, izlenmenin malum sonuçlarından bazıları...
 
BBC, konuya dair bir araştırmanın sonuçlarını geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştı. Bakalım BBC’nin araştırmasına göre kişisel veriler teknoloji şirketleri tarafından nasıl toplanıyor ve bizler nasıl izleniyormuşuz?
 
İzin vermeseniz bile takip ediliyorsunuz…
 
Çoğu uygulama, cep telefonunuzun Küresel Yer Belirleme (GPS) sistemini kullanarak nerede olduğunuzu izleme izni istiyor. Kullanıcılar, isterlerse bu talebi reddebiliyor.
 
Ancak uygulamalar ve platformlar, izin vermeseniz de nerede olduğunuzu görüp sizi gözetliyorlar.
 
Örneğin Facebook, telefonunuzun GPS'i dışında nerede olduğunuzu ele veren bilgileri derliyor. Nerede olduğunuz, kullandığınız IP adresi, yaptığınız check-inler ve katıldığınız etkinlikler üzerinden takip ediliyor.
 
Twitter da bulunduğunuz yerle ilgili bilgilere "ihtiyaç duyuyor" ve bunu "IP adresi ya da cihaz ayarlarından alınan sinyaller üzerinden" yaptığını açıklıyor.
 
Ona göre, hesabınızı güvenli bir şekilde kurmanız ve korunmanız için bu şart...
 
Verilerinizi üçüncü taraflara ileten şirketler var...
 
Kullanım koşullarını kabul ettiğinizde, uygulamanın kendisinde değil belki ama gruplar arası birçok veri paylaşımının içinde yer almaya başlıyorsunuz.
 
Örneğin, çöpçatan uygulaması Tinder, topladığı verileri Match Grubu ile paylaşıyor. Bu grup, OkCupid, Plenty of Fish ve Match.com gibi çöpçatan sitelerinin sahibi.
 
Tinder bunun "bakım, müşteri hizmetleri, pazarlama ve hedefli reklamlar için yapıldığını" ve kullanım koşullarını ihlal eden kullanıcıların uygulamadan çıkartılacağını söylüyor.
 
Üçüncü tarafların kullanım koşullarına da tabi oluyorsunuz…
 
Söz konusu uygulamanın kullanım koşullarını okumak, bazen yeterli olmayabiliyor. Verilerinizi alan diğer şirketlerinkini de okumanız gerekebilir çünkü.
 
Amazon, verilerinizi üçüncü taraflarla da paylaşabileceğini ifade ediyor ve kullanıcıların kendi kullanım koşullarıyla birlikte "üçüncü tarafların da mahremiyet politikalarını ve kullanım koşullarını dikkatle incelemeniz gerektiğini" söylüyor.
 
Apple ürünlerini kullanıyorsanız, kişisel verileriniz Apple'a "bilgi işleme, taksitlendirme için kredi açma ve Apple ürün ve hizmetlerine olan ilginizi değerlendirme servisi sunan şirketlerle" paylaşılıyor.
 
Avrupa Birliği'nde yeni uygulamaya giren Genel Veri Koruma Kuralları (GPDR) şirketlerin kullanım koşullarında üçüncü taraf şirketleri listelemesini gerektirmiyor.
 
Privacy International adlı yardım kuruluşundan Ailitih Callander ise, bu durumun kaygı verici etkilerinin olabileceğinin altını çiziyor.
 
Callander, "Bu, şirketlerin profilinizi çıkartmak için bulunduğunuz yeri, ilgi alanlarınızı, telefon defterinizdekileri ve çok daha fazlasını kullanabilmesi anlamına geliyor. Mahremiyet politikalarını okumak çok uzun bir iş olabilir, ancak hangi verilerin neden toplandığına ve kimlerle, nasıl ve ne amaçla paylaşıldığına bakmak için vakit ayırmanız önemli" diyor.
 
Tinder, jiroskop verilerinizi bile topluyor...
 
Bazen verilerin toplanması isim, yaş ve yerin ötesine de gidiyor.
 
Örneğin Tinder, uygulamanın telefonun ivme ölçerini (hareketleri ölçmek için) jiroskopunu (telefonunuzu tuttuğunuz açıyı ölçen sistem) ve pusulanızın sağladığı verileri de topladığını söylüyor.
 
Ancak bu verilerin tam olarak ne amaçla toplandığı ve kullanıldığı açıklanmıyor.
 
Facebook sildiğiniz aramaları kayıt altında tutuyor...
 
Facebook size, geçmişte yaptığınız aramaları silme seçeneği sunuyor ve kullanıcılar böylece arama geçmişlerinin tamamen silindiğini sanıyor.
 
Ancak sorun şu ki, aramalar silinmiyor.
 
Veri politikasında, arama geçmişinin istendiği zaman silinebileceği, ancak arama kayıtlarının altı ay sonra silineceği belirtiliyor.
 
Ve uygulamayı kullanmıyorken, hatta bir hesabınız olmasa bile Facebook, sizi izliyor.
 
Yok artık demeyin.
 
Kendi veri politikasına göre şirket, reklamcılar, uygulama geliştiricileri ve yayıncılarla çalışıyor ve bunlar “Facebook İş Aracı” denilen sistemle Facebook dışındaki faaliyetleriniz hakkında da bilgi gönderebiliyor.
 
Facebook'a iş ortakları aracılığıyla iletilen bilgiler arasında, telefon cihazınız hakkındaki bilgiler, girdiğiniz internet siteleri, internet üzerinden yaptığınız alışverişler ve gördüğünüz reklamlar da var.
 
LinkedIn özel mesajlarınızı tarıyor...
 
Mahremiyet politikasına göre LinkedIn mesajlarda "otomatik tarama teknolojisi" kullanıyor. Tahmin edersiniz ki, bu tarama esnasında mesajların özel veya genel olması gibi bir ayrım yapılmıyor.
 
Twittter ise mesajlarınızı saklıyor ve işliyor.
 
Soranlara; "kiminle ve ne zaman iletişim kurduğunuza dair verileri, kendi hizmetlerinin verimliliğini ölçmek ve platformun güvenliğini korumak maksadıyla kullandığını" söylüyor.
 
Adı üstünde, bilgi çağını yaşıyoruz.
Bilgi ile tutsak dünyalar yaratılır mı derseniz, görünen o ki evet.
 

Özgürlüklerimizi cam kafesler içinde yaşama dönemine hoş geldik yani...

 

twitter.com/halefrvayis

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Doğanın kendisi kapitalist değildir… - 19.09.2018
>> Modern bilgi tüketimi… - 12.09.2018
>> Plajda kürk satmak... - 05.09.2018
>> İnsan merkezli değer toplumu… - 29.08.2018
>> Gücün parçası olma içgüdüsü… - 15.08.2018
Medyaloji Yazarları
Neslihan KABAOĞLU Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Duygu ÇAVDAR
Kıvanç Tatlıtuğ ders verdi…
Tüm Yazarlar