18.11.2020 / 12:03

Halef R.  VAYIS

Bilgiyi olgunlaştıran görgüdür…

Yüzeysel bilgilenme, etraftan duyarak öğrenme ve videolar yoluyla zahmetsizce malumat edinme alışkanlıkları… Bunlar, günümüzün yeni trendleri… Hal böyle olunca, çoğumuz için bilgi bir değer taşımıyor; yeterince ve yerinde kullanılamıyor, ruhsuz kalıyor...

 

Günümüzde en kolay ve de ucuz ne elde edilir diye sorsalar, tereddütsüz bilgi derim. Her yerde var ve tıpkı kartopunun büyümesi gibi çoğalıyor.

Ancak bir o kadar da görece durumda ve bulunulan tarafa göre anlam değiştirebiliyor.

Ve çabuk tüketiliyor. O kadar ki, hazmedemiyoruz. Hızlıca yenen yemekler gibi midemize oturuyor.

Bu yoğunluktaki bilgiyi değerlendirmede ve hafızamıza almakta zorlanıyoruz. Sınırlı aldıklarımızın ise ömrü kısa oluyor.

Bilgi, hızla yerine yenisini bırakıp değişiyor.

Bir de güven sorunu var tabi.

Bilgiyi önce eşikte tutup sonra içeri almayı, teyidini ve kıyasını yaptıktan sonra kabul etmeyi öğrenmek gerek. Aksi halde neyin doğru neyin uydurma olduğunu bilemiyorsunuz.

Bizlerle birlikte bilgi de zamanla yarışıyor.

Pazartesilerin farkına varıyoruz da, cumaların nasıl geldiğini anlamıyoruz. Ayın biri gözümüzden kaçmıyor ama ne çabuk otuz biri oldu diye şaşırıyoruz. Her yeni Ocak ayına keyifle ve enerjiyle başlıyoruz; Aralık hangi arada oldu, hayrete düşüyoruz.

Tıpkı zaman aralarını fark edemediğimiz gibi, bilgi aralarını da fark edemiyoruz. Hal böyle olunca, çoğumuz için bilgi bir değer taşımıyor; yeterince ve yerinde kullanılamıyor, ruhsuz kalıyor...

Edinilen bilgiyi olgunlaştıran görgüdür…

İnsanlar başaklara benzerler. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler”. Montaigne, yaklaşık 450 yıl önce meseleyi böyle özetlemiş.

Ancak hala geçerli midir, üzerinde düşünmeli.

Görgü, içinde saygı, empati, duyarlılık ve muhakeme yetisini barındırır. Bilginin edinimi, geliştirilmesi ve kişiye bilinç sağlaması, ancak görgüyle harmanlandığında gerçekleşir.

Bilgiyi olgunlaştıran görgüdür.

Yüzeysel bilgilenme, etraftan duyarak öğrenme ve videolar yoluyla zahmetsizce malumat edinme alışkanlıkları…

Bunlar, günümüzün yeni trendleri…

Sorulduğunda, “ben de duymuştum” demeye yetsin, yeter. Öğrenileni başkalarına anlatabilmek ya da anlatıldığında aşina olabilmek için katlanılıyor bu kadarına da, meraktan değil.

Oysa bilgi toplumu olmak, bunlardan fazlasını gerektiriyor.

İnternette kürtaj oylaması…

ABD’de bir çift, bebeklerini doğurup doğurmama kararını alamayınca, kararı internet kullanıcılarına bıraktı. Peter ve Alisha Arnold çifti, henüz anne rahminde 17 haftalık olan bebeklerinin ultrason görüntülerini de ekledikleri birthornot.com adlı bir site açıp anket başlattı.

Anketin, bebek 20 haftalık olana dek devam edeceğini söyleyen çift, oylamanın sonucuna göre hareket edeceğini açıkladı.

Doğum ya da kürtaj…

Doğrusu oylamanın sonucunu bilmiyorum, ancak merak da etmiyorum.

Bilgi toplumunun günümüzdeki en önemli aracı internet, nelere kadir olabiliyor. Hayatınızla hiç ilgisi olmayan insanları, en hayati meselenize karıştırmak ve onlara belirleyici rolü vermek, böylece artık mümkün kılınabiliyor.

Görgüsüzün tekiyseniz bunu yapabilirsiniz.

 

twitter.com/halefrvayis

 

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Hırslarımızı akıl çizgisinde tutabilmek… - 25.11.2020
>> Dünyada en güvenilir meslekler hangileri? - 11.11.2020
>> Evrensel değerlere karşı suç işlendiğinde… - 04.11.2020
>> Milyonlarca sinek yanılıyor olamaz… - 28.10.2020
>> İnternet ikiye mi bölünecek? - 21.10.2020
Medyaloji Yazarları
Halef R.  VAYIS Hüseyin MOVİT Bülent BİRİCİK Neslihan KABAOĞLU
Hırslarımızı akıl çizgisinde tutabilmek…
Tüm Yazarlar