21.10.2016 / 13:42

Duygu ÇAVDAR

Nobel’in Bob Dylan Bombası

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilim Akademisi’nin geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama ile dünya gündemine şimşek gibi düştü. Aslında bu noktada Bob Dylan’ın Nobel Ödülleri’ne bomba gibi düştüğünü söylemek daha doğru olacaktır. Bob Dylan’ın Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğünün açıklanması farklı görüşleri ve tartışmaları da beraberinde getirdi.

Hikayesi 1901’den günümüze kadar uzanan Nobel Ödülleri, şüphesiz bilinen en prestijli ödüllerden biri. Bir bilimadamı, kimyager, girişimci ve mühendis olan ve şiire de yatkınlığı ile de bilinen Alfred Nobel’in mirası Nobel Ödülü’nün “insanlığa yarar sağlayan kişi veya kuruluşlara” verilme amacı güttüğü zihinlerde yer etmiş durumda. Haberlerde ya da insanların dudaklarında, biraz da klişeleşmiş bu cümle ile karşılaştığımda dikkatimi ilk çeken nokta “insanlığa yarar sağlama” ibaresi olmuştu. Peki bu insanlığa yarar sağlama amacı nereden doğmuştu?

Patlayıcılarla ilgilenen Nobel, 1967 yılında ince silisli toprakla (diatomik) nitro gliserini birleştirilmesinden oluşturduğu icadına dinamit adını vererek patentini aldı. Yunanca kökenli bir kelime olan Dunamis’ten (güç) esinlenerek adını verdiği buluşu sayesinde madencilik ve inşa-yıkım endüstrilerinde bir devrim etkisi yarattı ve dünyaca ünlü oldu. Bunun yanında yaklaşık 350 patente sahip buluşlarıyla dünyaca ünlü bir bilimdamı olan Nobel’in serveti de buluşlarıyla doğru orantılı olarak büyük bir artış gösterdi.

En büyük buluşu sayılabilecek olan dinamitin bir süre sonra bir savaş aracı olarak kullanılmaya başlamasıyla mucit, icadının farklı bir yüzüyle tanıştı. Hatta 1888 yılında kardeşinin ölümü için gazeteye verdiği ilanın, yanlış anlaşılıp Nobel’in öldüğü şeklinde yayında değerlendirilmesi sonucunda Nobel, insanların icadı hakkında neler düşündüğünün gerçeği ile yüzleşti. Kendisinden “ölüm tüccarı” olarak bahsedildiğini öğrenen ünlü bilimadamı, icadının sonuçlarının hesaplaşmasını kendi içinde yaşadığından olsa gerek, mirasını

“insanlığa yararı olan” iyi şeyler için kullanma kararı aldı.
Her yıl düzenlenen törenlerde verilen ödüllerle adı sürekli zikredilen Nobel, bu yıl Bob Dylan’a edebiyat dalında ödül verileceğinin açıklanması ile büyük ses getirdi. Gerçek adı Robert Allen Zimmerman olan nam- diğer Bob Dylan’ın bu ödüle layık görülmesi, aslında bir müzisyen olarak adını duyurmasından kaynaklanıyor. Ancak İsveç Nobel Akademisi’ne göre ünlü müzisyen, “Amerikan müzik geleneğinde yeni şiirsel anlatımlar yaratmış olması” bakımından Edebiyat Ödülü’nü almaya değer görüldü.

Konuya farklı perspektiflerden bakıldığında farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Folk müziğine ilgisi ve şiire yatkınlığı da olan Dylan’ın edebi olanın genişletilmiş sınırları içerisinde ödüle layık görülmesi, komitenin edebiyata geniş bir ufukta yaklaşmaya başladığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak bunun yanında geleneksel diyebileceğimiz edebiyat anlayışı içerisinde üretimde bulunan isimlerin bu duruma sıcak bakmamaları da olağan bir süreçtir. Tartışmalara getirilen farklı bir boyut ise Nobel gibi dünya çapındaki bir ödüle, neden Amerikan Müzik geleneğinin kriter olarak gösterildiği yönünde. Bu bakış açısına göre “Amerikan müzik geleneğinde yeni şiirsel anlatımlar yaratmış olması” nedeniyle Dylan’ı ödüle layık gören komite, dünyadaki diğer müzik kültürlerini görmezden gelmiş oluyor. Tartışmalar, Bob Dylan’ın Yahudi kökenli olmasından esinlenerek Yahudi Lobiciliği’ne kadar uzanıyor.

Açıklamanın ardından tam bir hafta geçmiş olmasına rağmen Dylan’ın sessizliğini koruması da ünlü müzisyeni gündemden düşürmeye yetmiyor. Tam tersi, sessizliği ile dikkatleri üzerine çeken Dylan’ın ne açıklamada bulunacağı, ödülü kabul edip etmeyeceği merak uyandırıyor.

Bir de konunun Türkiye’deki gündemine özel olarak, Bob Dylan’ın Türk kökenli olduğuna dair orta atılan yorumlar da var tabii… Dylan’ın 2005 yılında yayımlanan üçlü kitap dizisi 'Chronicles'ın ilk cildinde, Kars'ın Kağızman ilçesinden olan büyükannesi ve dedesinin, Trabzon'dan şu an Ukrayna sınırlarında olan Odessa'ya, oradan da Amerika'ya gittiklerini yazmasını baz alınarak bu konu gündeme getiriliyor. İddialar, Orhan Pamuk haricinde Nobel Ödülü’nü alamadığımız gerçeği içerisinde, pasif bir merakla takip ettiğim bir konu olarak yazımın sonunda yerini alıyor.

Tüm dünya ile birlikte 10 Kasım’daki Ödül Töreni’ni sabırsızlıkla bekliyoruz. Sırf Bob Dylan’ın ödülü kabul edip etmeyeceği merakı ile…

Duygu ÇAVDAR

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Müzikteki Geçmişe Dönüş: Kadıköy Plak Günleri - 22.09.2016
>> Facebook’a Trending Topic özelliği - 01.09.2016
>>  Çin’de robot garsonlar işten çıkarılıyor, Konya’da ise gittikçe benimseniyor - 21.04.2016
>>  Tüketiciye 29 Şubat Bayramı - 03.03.2016
>> Facebook’un dondurma sansürü - 18.02.2016
Medyaloji Yazarları
Neslihan KABAOĞLU Hüseyin MOVİT Halef R.  VAYIS Duygu ÇAVDAR
Çocuğa yazık değil mi?
Tüm Yazarlar