03.08.2010 13:02:37Medyaloji: Geçtiğimiz hafta, ‘Stevies İş Ödülleri’nde (The Stevies Business Awards), kadın girişimciler için yürüttüğünüz projelerle ‘Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Programı’ kategorisinde büyük ödülü kazandınız. Bunun yanında, Öğretmen Akademisi Vakfı'nın ‘Öğretmenin Sınırı Yok’ projesiyle de yine bu kategorinin ikincilik ödülünü aldınız. Öncelikle sizi tebrik ediyoruz. Bu projeler gösteriyor ki, Garanti Bankası ‘sosyal sorumluluk’ konusunda duyarlı çalışmalara imza atıyor. Bize kısaca bu ödüllerin Garanti Bankası için ne anlama geldiğinden bahseder misiniz?
Nafiz Karadere: Bu yıl uluslararası iş dünyasında önemli bir yere sahip Stevies İş Ödülleri kapsamında, “Uluslararası İş Ödülleri” bölümünün “Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı” kategorisinde 2 ödül birden aldık. Kadın girişimciler için yürüttüğümüz projelerle Büyük Ödül’e, kurucusu olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı’nın Öğretmenin Sınırı Yok projesiyle ise İkincilik Ödülü’ne layık görüldük.
Garanti Bankası, yenilikçi yapısı, teknolojiye verdiği önem, kaliteli müşteri hizmetleri, sorun çözme, risk azaltma, yaratıcılık ve inovasyon gibi birçok özelliğinin yanı sıra yaptığı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla, birçok yerli ve yabancı kuruluş tarafından ödüllerle taçlandırılıyor. Bu tarz ödüller, projelerin başka kurumlar için emsal teşkil etmelerinin yanı sıra, Garanti’nin uluslararası platformlardaki bilinirliğinin artmasına neden oluyor, Garanti ailesi olarak motivasyonumuzu artırıyor ve her zaman daha iyisini yapmamız için bizi teşvik ediyor. Önümüze daha büyük hedefler koyuyor ve bu hedeflerin gerçekleşmesi için yoğun bir biçimde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
100 BİN ÖĞRETMENE YÜZ YÜZE EĞİTİM VERİLECEK
Medyaloji: Peki, Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ve vakfın ‘Öğretmenin Sınırı Yok’
adlı ilk projesi nasıl hayata geçirildi? Projenin ortaya çıkışı, amacı, gelişim süreci hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Nafiz Karadere: Bankamızın kuruluşunun 62. yılı olan 2007’de, uzun soluklu bir sosyal sorumluluk projesini daha hayata geçirmek üzere çalışmaya başladık. Ülkemizin çağdaş dünyayla ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi sağlayabilmesi için, eğitimi yaygınlaştırmanın ve kalitesini artırmanın şart olduğuna inandığımızdan, Türkiye’nin eğitimle ilgili ihtiyaçlarını incelemeye aldık.
Yapılan araştırmalar, ülkemizde kişi ve kurumların çabalarını, ağırlıklı olarak eğitime yönlendirdiğini gösteriyor. Ancak eğitimi desteklemeye yönelik projelerin odağında genellikle okullar ve öğrenciler bulunuyor. Mevcut çalışmaların burs, bağış, ekipman desteği, okul yaptırılması gibi ağırlıklı olarak eğitimin altyapısal sorunlarına eğildiği dikkat çekiyor. Diğer yandan, eğitimin kalitesinin yükselmesinde birincil öneme sahip öğretmenlere yönelik herhangi bir çalışmanın olmadığı görülüyor.
Bu tespitle yola çıktık ve geleceğin aydınlık, çağdaş ve üretken nesillerini yetiştirecek olan öğretmenlere yönelik projeler geliştirmeye karar verdik. Ülkemizde düşünen, sorgulayan ve araştıran bir eğitim modelinin uygulanmasına katkıda bulunmak amacıyla, eğitimde kalitenin anahtarı olan öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimini destekleyecek bir proje tasarladık ve “Öğretmenin Sınırı Yok” adını verdik. Diğer yandan, öğretmenlere yönelik projelerin kurumsal bir çatı altında gerçekleştirilebilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla Öğretmen Akademisi Vakfı’nı (ÖRAV) kurduk.
Proje kapsamında, öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine yönelik eğitim faaliyetleri düzenlemek üzere Milli Eğitim Bakanlığı’yla 5 yıllık bir protokol imzalandık. Garanti Bankası olarak toplam 15 milyon TL’lik kaynak ayırdığımız projenin pilot çalışmaları, Nisan-Mayıs 2009 döneminde yapıldı. Saha eğitimlerine, 2009-2010 eğitim yılıyla birlikte başlandı. Proje kapsamında toplam 100 bin öğretmene yüz yüze eğitim verilmesi hedefleniyor.
Projeyi yürüten STK, kurucusu olduğumuz ve faaliyetlerini bankamızın himayesinde sürdüren ÖRAV. ÖRAV’ın çalışmalarına destek veren başka kurumlar da var. Garanti Teknoloji, teknoloji destekçimiz. Enocta ve Advancity, eKampüs destekçileri. TTNet, internet erişim, Management Center Turkey ise eğitim tedarikçimiz.
Ana sponsoru olduğumuz Öğretmenin Sınırı Yok projesini ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hizmetiçi Eğitim Daire Başkanlığı’nın işbirliğiyle hayata geçiriyoruz. Eğitimler için gidilen illerin önde gelen kişi ve kuruluşları da kendi illerinde daha fazla öğretmenin eğitimlerden yararlanabilmesi için projenin yerel destekçisi olabiliyor. Projeye ilk yerel destekler İzmir ve Denizli’den geldi. Bu tarz desteklerin artarak devam edeceğini, böylece projenin daha fazla öğretmene ulaştırılabileceğini ümit ediyoruz.
PROJENİN DUYURULMASI İÇİN HEM REKLAM HEM PR FAALİYETLERİ YÜRÜTÜLDÜ
Medyaloji: Bu projenin iletişimi, farkındalık yaratılması ve geniş kitlelere duyurulması konusunda ne gibi çalışmalar yürütülüyor?
Nafiz Karadere: Projenin başlangıcından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz basın toplantıları ve basın bültenleriyle kamuoyunu bilgilendiriyoruz. Daha fazla öğretmenin vakıf ve proje hakkında bilgi sahibi olması hedefiyle, 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle bir reklam kampanyası yürüttük. Takip eden dönemde, yazılı basında ve internette yer alan ilanlarımız aracılığıyla, duyurularımızı sürdürmeye çalıştık. Gerek ÖRAV’ın, gerekse Öğretmenin Sınırı Yok projesinin internet siteleri de önemli birer iletişim mecrası. Projenin hayata geçirilmesinde olduğu gibi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın projenin öğretmenlere duyurulmasında da önemli bir desteği var. Bakanlığın iletişim kanallarında da projenin duyurusunu yapılıyor. Diğer yandan projenin en önemli iletişim elçilerinin öğretmenler olduğunu söylemek de yanlış olmaz! Eğitimlerimize katılan öğretmenler adeta projenin gönüllü elçileri oluyor ve meslektaşlarıyla ve yakın çevreleriyle projeyi paylaşıyor.

Medyaloji: Proje ile ilgili çalışmalar halen sürüyor bildiğimiz kadarıyla. Şu ana kadar, ‘Öğretmenin Sınır Yok’ projesi hedeflerine ne kadar ulaştı? Projenin başarısını ölçümlemek için ne gibi yöntemler kullanıyorsunuz?
Nafiz Karadere: Proje kapsamında bugüne kadar; Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Rize, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon, Yozgat ve Zonguldak olmak üzere 44 ildeki 368 okuldan 13.012 öğretmene yüz yüze eğitim verildi.
Öğretmenin Sınırı Yok Projesi ilköğretim düzeyinde görev yapan öğretmenlerin olumlu sınıf
ortamı oluşturulmasında rol oynayacak becerilerinin ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının geliştirilmesine destek vermek amacıyla hazırlandı. Proje dahilinde gerçekleşen yüz yüze eğitimlerin öğretmenlerin tutum, beceri algı ve sınıf uygulamalarına etkisini araştırmak üzere bir ölçme değerlendirme planı oluşturuldu.
Değerlendirme çalışması, birbirini tamamlayıcı şekilde hem nicel hem de nitel alan araştırması şeklinde planlandı. Buna göre, ilk olarak hazırlanan anketler internet ortamında öğretmenler tarafından cevaplanıyor. Ayrıca, Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği, Öğretmenlerin Olumlu Sınıf Ortamı Oluşturmaya Yönelik Tutum ve Algıları ile derinlemesine görüşmeler aracılığıyla; sözkonusu tutum, beceri, algı ve sınıf uygulamalarındaki değişiklikler ve katılımcıların eğitimden etkilenme durumları gözleniyor.
GARANTİ BANKASI’NIN SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ 80’Lİ YILLARA UZANIYOR
Medyaloji: Peki, Garanti Bankası için ‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ ne ifade ediyor, ne hedefliyorsunuz? Garanti Bankası KSS alanındaki çalışmaları ne zaman ve hangi proje ile başlamıştı? Biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?
Nafiz Karadere: Garanti Bankası olarak, verimli, kârlı ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi izleyerek, ekonomiye ve topluma değer katan bankacılık hizmetleri tasarlıyoruz. Aynı yaklaşımı toplumsal paylaşım projelerimize de yansıtıyoruz. Kültür, sanat, çevre, eğitim, spor gibi bireyin ve toplumun vizyonunu geliştiren alanlarda uzun soluklu projeler yaratıyor ya da alanında uzman kurumların projelerine finansal destek veriyoruz. Üstlendiğimiz misyonu bir adım ileriye taşıyarak, bünyemizde oluşturduğu kurumlarla, toplumun sosyal ve kültürel birikimine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.
Garanti’nin, toplumsal paylaşım projeleri diye adlandırdığımız çalışmaları, 80’li yıllara uzanıyor. Önceki adıyla Garanti Sanat Galerisi o dönemde kuruldu. 1992’den bu yana Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF Türkiye) ana sponsorluğunu yapıyoruz. 1998’den beri Garanti’nin çalışanları, müşterileri ve dostlarının bağışlarıyla desteklenen Denizyıldızları projesi kapsamında hayata geçen ve bir ilköğretim okulu ile 4 meslek lisesi ve bir teknik liseden oluşan Denizyıldızları Eğitim Kurumları’nda yılda 2 bin 500 öğrenci eğitim alıyor.
Toplumsal paylaşım projelerimiz 2000’li yıllarla birlikte hız kazandı. 2001’de kurulan Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ile 2002’de açılan Osmanlı Bankası Müzesi (OBM), bankamızın bünyesinde faaliyet gösteriyor. Garanti Sanat Galerisi’ni, sergiler ve yan etkinlikler aracılığıyla, mimarlık ve tasarım alanlarındaki kavramları tartışma misyonunu üstlenecek şekilde 2003 yılında yeniden yapılandırdık. Geniş bir yelpazeye yayılan sergi, etkinlik ve özel projeleriyle dikkat çeken üç kültür kurumumuz önemli bir mimari sürece girdi. Platform’un Beyoğlu İstiklal ve OBM’nin Karaköy Bankalar Caddesi’nde yer alan tarihi binaları şu anda yenileniyor. Projeyle, iki önemli tarihi binanın kültürel mirasa kazandırmayı ve kurumların bugüne kadar gerçekleştirdiği projelere daha zengin açılımlar getirmeyi hedefliyoruz.
Son 10 yıldır Türk basketboluna destek veriyoruz. 2001’de Basketbol A Milli Takımı 12 Dev Adam’ın, 2005’te A Bayan Milli Takımı Potanın Perileri’nin sponsorluğunu üstlendik. Ayrıca 2002’den beri 12 Dev Adam Basketbol Okulları’nın da ana sponsoruyuz.
Gençliğin enerjisini toplumsal faydaya dönüştürmeyi amaçlayan bir değişim ve dönüşüm projesi olan Toplum Gönüllüleri Vakfı’na (TOG) da kurulduğu 2003 senesinden beri ana kurumsal sponsor olarak destek veriyoruz.
2004 yılından beri TÜRSAK ile ülkemizin çocuklara yönelik ilk film festivali olan Garanti Mini Bank Uluslararası Çocuk Filmleri Festivali’ni düzenliyoruz. Ayrıca son iki senedir festivali Anadolu’daki çocuklarla buluşturmak için gezici bir festivale dönüştürdük.
Kadın girişimciler için yürüttüğümüz projelerle, Stevies İş Ödülleri kapsamında Büyük Ödül’e layık görüldüğümüzü belirtmiştim. Garanti, 2006 yılında, kadın girişimcileri farklı bir müşteri kitlesi olarak mercek altına alıp, bu gruba yönelik ürün ve hizmetler sunmaya başlayan ilk özel bankadır. Girişimci kadınları cesaret, eğitim ve finansal açıdan destekliyoruz. Bu anlayış doğrultusunda Ekonomist dergisi ile birlikte düzenlediğimiz Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, KAGİDER ile birlikte her sene 5 ilde gerçekleştirdiğimiz Kadın Girişimci Buluşmaları gibi etkinliklerimizin yanı sıra, son iki senedir KAGİDER’in düzenlediği Uluslararası Kadın Girişimcilik ve Liderlik Zirvesi’nin de ana sponsoru olarak kadın girişimcilerimizin yanındayız.
Bunlar, Garanti Bankası’nın yürüttüğü çalışmalardan yalnızca bazıları. Ana hedefimiz, toplumun yaşam kalitesini artırmak ve sürdürülebilir kılmak. Bu hedefi destekleyen her türlü projede varız. Bu projelerin seçimindeki kriterlerimizi de projenin sürdürülebilir olması, işbirliği yapılan kurumla “ortak” olarak çalışılabilmesi, projenin toplumun yaşam kalitesine, değerlerine katkıda bulunması ve en önemlisi Garanti Bankası kurum kültürüne, marka değerine katkı sağlaması olarak özetleyebiliriz.
“ÖĞRETMENİN SINIRI YOK” PROJESİ ALANINDA BİR İLK…
Medyaloji: KSS çalışmalarınızda öncelik verdiğiniz konular var mı? Ayrıca bu alanda öncülük yaptığınızı düşündüğünüz çalışmalarınız bulunuyor mu?
Nafiz Karadere: Bankamızın kurum kültürünü yansıttığına inadığımız eğitim, sanat, kültür, spor ve çevre konularına odaklanmayı tercih ediyoruz.
Örneğin Öğretmenin Sınırı Yok projesi... Uzakdoğu, Ortadoğu, Güney Amerika ve Afrika başta olmak üzere, dünyanın çeşitli ülkelerinde öğretmenlerin gelişimini desteklemeyi hedefleyen projelerin, milli eğitim bakanlıklarınca başlatıldığı örnekler bulunduğunu biliyoruz. Ancak özel sektörün, sosyal bir gereksinimi tespit ederek, bu konudaki duyarlılık ve kararlılığını vakıf kurarak ortaya koyması ve projeyi Milli Eğitim Bakanlığı’na sunarak koordineli bir çalışma yürütme talebinde bulunması, bu alanda bir ilk.
Burada özellikle vurgulamak istediğim iki konu var: Biz sponsorluğu bir proje ortaklığı olarak görüyoruz. Destek verdiğimiz projelerde aktif rol alıyor, projeyi, işbirliği yaptığımız kurumla birlikte planlıyor ya da geliştiriyoruz. Önemli olduğunu düşündüğüm diğer bir konu da bir alandaki çalışmaların uzun soluklu projeleri kendi kurumlarımızın çatısı altında tasarlamamız. Kültür kurumlarımız ve ÖRAV bunun en güzel örnekleri...
Medyaloji: Kurumların yürüttüğü KSS projelerine devlet kurumları ne kadar destek veriyor? Projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülmesinde yeterli katkıyı sağlıyor mu?
Nafiz Karadere: Uygun her türlü çalışmada, devletin, sivil toplum örgütlerinin ve özel sektörün el ele vermesi gerektiğine inanıyoruz. Öğretmenin Sınır Yok projesi bunun en güzel örneklerinden biri. Milli Eğitim Bakanlığımız projeye başından itibaren tam destek vermiş ve tüm imkanlarını ÖRAV’ın hizmetine sunmuştur.
YILLIK TANITIM BÜTÇESİNİN %15’İ TOPLUMSAL PAYLAŞIM PROJELERİNE AYRILIYOR
Medyaloji: Garanti Bankası’nın devam eden KSS projeleri hangileri? Bu alana ne kadar yatırım yapıyorsunuz?
Nafiz Karadere: Garanti Bankası, 120 milyon TL tutarındaki yıllık tanıtım bütçesinin %15’lik kısmını toplumsal paylaşım projelerine ayırıyor. Bu projeleri ana başlıklar halinde toparlamak gerekirse:
Toplumu Destekleyen ve Fırsat Yaratan Hizmetler
- Öğretmen Akademisi Vakfı
- Kadın Girişimcilerin Desteklenmesi
- 12 Dev Adam Basketbol Okulları Projesi
- Garanti Mini Bank Uluslararası Çocuk Filmleri Festivali
- NBA Yetenek Avı Yarışması
- Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Kurumsal Sponsorluğu
- Baba Beni Okula Gönder Projesi’nin desteklenmesi
Sanatı, Kültürü ve Türkiye’nin Kültürel Mirasını Destekleyen Projeler
- Garanti Kültür A.Ş.
- İstanbul Modern Çağdaş Sanat Müzesi Eğitim Programları Sponsorluğu
- Garanti Caz Yeşili
- Likya Yolu
- Leyla Gencer Şan Yarışması
Ulusal Sporun Başarılarını Destekleyen Hizmetler
- Basketbol
- 12 Dev Adam (A Milli Erkek Basketbol Takımı)
- Potanın Perileri (A Milli Bayan Basketbol Takımı)
- Futbol
- Türko (A Milli Erkek Futbol Takımı)
Çevresel Açıdan Sürdürülebilir Toplum Yaratmak
- WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Kurumsal Sponsorluğu
Kurumsal Gönüllülük
- Denizyıldızları Eğitim Kurumları
Müşteriler için Değer Yaratan Hizmetler
- Garanti Anadolu Sohbetleri (GAS)
İSTANBUL’A 12 BİN METREKARELİK BİR KÜLTÜR SANAT KURUMU GELİYOR…
Medyaloji: Bugüne kadar yürüttüğünüz projeler amacına ulaştı mı? Garanti Bankası, KSS çalışmaları ile kurum olarak ne elde etti? Ve önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiniz öncelikli projeler var mı, varsa bize biraz bu projelerden bahseder misiniz?
Nafiz Karadere: Proje paydaşlarından ve Garanti Bankası’nın sosyal paydaşlarından aldığımız geri bildirimlerin yanı sıra, layık görüldüğümüz ödüller, bu projelerin doğru hedeflere ulaştığını gösteriyor. Bu da bizim için büyük bir gurur kaynağı.
Garanti Kültür önümüzdeki dönemin bizi en çok heyecanlandıran projesi. İstanbul’a toplam 12.000 metrekarelik bir kültür sanat kurumu kazandırmaya hazırlanıyoruz.
Medyaloji: Son olarak, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Nafiz Karadere: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde okudum. Çeşlitli özel sektör bankalarında üst düzey yönetici olarak çalıştım. 1999 yılından bu yana Garanti Bankası’nın KOBİ Bankacılığı ve Kurumsal Marka Yönetimi ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevi yapıyorum. Ayrıca, Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş., Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. ve Öğretmen Akademisi Vakfı’nda Yönetim Kurulu Üyesiyim.
Medyaloji: Değerli paylaşımlarınız için teşekkür ederiz…