Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Halef R. VAYIS
Vizyon sahibi olmak üzerine…
03.08.2009 11:13:31

1899 yılında, Amerikan Patent Ajansı müdürü olan Duell, “yakın zamanda patent ofisinin kapatılması gerekecek, çünkü icat edilebilecek her şey icat edildi” demiş.

Buradan çıkarabileceğimiz çok şey var ama ikisi önemli. Birincisi, devekuşu algısı (başını kuma soktuğunda saklandığını sanırmış ya). Her şey kendinizi sıkıca kapattığınız sınırlı bir dünyadan ibaret olabilir yani. Nasrettin Hoca’ya “bir fil ağacın arkasına saklandığında ne olur" diye sormuşlar. “Görünür” demiş Hoca, aydınlık kafasıyla.
 

İkincisi ise, görevi itibariyle en geniş vizyona sahip olması gereken bir insanın, vizyon sahibi olmaktan uzak olmasının vehametini anlatır bize. Bir şeye ne kadar yakın, ne kadar iç içeysek; o kadar uzak ve dışında mıyız acaba?

Duell henüz bunu söylememişken; 1876 yılında, o dönemin ABD başkanı Rutherford Hayers, telefon denen cihazın tanıtımına katıldıktan sonra, “etkileyici bir icat, ancak kim bunlardan bir tanesini kullanmak ister ki?” diye görüş bildirmiş. Hayers bugün yaşasa, kim bilir, belki de vizyonundan utanç duyardı.

Herkes, hepimiz vizyon sahibi olmak isteriz. Ama bu iki örnekten sonra, bunun pek de kolay olmadığını anladık sanırım. Çok geniş hayal gücüne sahip olmakla ünlü, yüzlerce icadı olan, dünyanın en önemli mucitlerinden Edison’un, “Sesli sinema, sessiz sinemanın yerini alamayacak. Çünkü, sessiz sinemaya o kadar çok yatırım yapıldı ki, bu yatırımları silip atmak gülünç olur” yorumu, günümüz insanını hayretler içinde bırakmaz mı? Üstelik bunu, 1913 yılında, birçok icadını gerçekleştirdikten sonra söylemiş.

Son örneği televizyon dünyasından vererek, vizyon konusunu kapatıyorum; vizyon sahibi olmak için hiç umudumuz kalmayacak çünkü.

1946 yılında 20th Century Fox Stüdyolarının başkanı olan Darryl Zanuck, “Televizyon, ilk altı aydan sonra herhangi bir pazar payı yakalayamayacaktır. İnsanlar, kısa zamanda akşamları tahta bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır” derken; işin önce CRT (tüplü) TV’lere, sonra LCD ve plazmalara, şimdilerde ise IP TV'lere ulaşacağını hiç ama hiç düşünememiş, tahta kutularda kalacağını sanmış.

TV yayıncılığının geldiği boyutu ve oluşturduğu pazar payını hiç dile getirmiyorum bile. Hele bugünlerde hayatımıza giren 3G teknolojisinden sonra…

 

    im
Bu haberi toplam 412 kişi beğendi.
İki kişiyi döndürür bir kişiye… - 08.02.2012 11:43:02 Sular kesik, annenizde kalabilirsiniz… - 01.02.2012 10:51:22 Bir zamanlar Wikileaks vardı… - 25.01.2012 11:32:52 Kadın, kendi canavarını yaratmaya mecbur mu bırakılıyor? - 18.01.2012 12:15:04 Çoban Yarışı… - 11.01.2012 12:06:54 Akıllı insan olmanın, başka başka yollarını aramalıyız... - 04.01.2012 11:43:40 Hoş geldin 2013* - 28.12.2011 11:20:58 Zordur kaybettiğinize yeniden sahip olabilmek… - 21.12.2011 12:24:50 Bir büyük ideal, nasıl tarihe gömüldü? - 14.12.2011 11:23:10 Türkiye bu kez başarabilecek mi? - 07.12.2011 11:25:30 Az şey öğrenen, çok şey mi hatırlar? - 30.11.2011 11:54:10 Kral bile olsanız, öğreneceğiniz şeyler vardır… - 23.11.2011 11:00:32 Yeri sürekli değişen ağaç, kök salamaz… - 16.11.2011 11:29:40 Reklamcılara iyi karlarla satılıyoruz… - 09.11.2011 12:24:55 Deprem yardımlarının yağmalanması sadece tesadüf mü? - 02.11.2011 11:44:27 Medya takibine ilgi ne zaman başladı? - 26.10.2011 11:08:20 Kadına şiddette algı sorunu… - 19.10.2011 12:20:32 Türk basın tarihine kısa bir yolculuk… - 12.10.2011 12:10:25 Genç Fotoğrafsızlar ne düşünüyorlar? - 05.10.2011 12:44:17 Bir kız çocuğunun anıları… - 28.09.2011 13:00:13 Tek uygarlığa doğru yol alıyoruz… - 21.09.2011 11:33:49 Aşka direniş mi başlıyor? - 14.09.2011 11:28:53 1600 sayfalık gazete… - 07.09.2011 11:41:53 Dış haberciliğimiz “çeviri habercilik” yapmaktan kurtulamıyor… - 02.09.2011 12:37:49 Facebook ve Twitter’ı daha da büyütmek bizlere kalıyor… - 24.08.2011 11:24:12