25.05.2010 18:11:05Hukuk ve Reklam başlıklı yazım beklediğimden fazla ilgi gördü. Anlaşılan o ki, hukuksuzluğun kol gezdiği bir ülkede yaşıyoruz, en azından insanların kafalarındaki algı bu yönde. Ya da herkese eşit uygulandığı sanılan öyle düzenlemelerimiz var ki, aslında eşitlik derken ayakta uyutuluyoruz da haberimiz yok. Aslında saf yerine konuluyoruz. Elimizden bir şey gelmediğinden ya da gelmeyeceğini sandığımızdan sesimizi de net bir şekilde çıkaramıyoruz.
Başbakan’a mı ait olduğunu bilmiyorum ama kendisinden duyduğum bir tanım geliyor aklıma: “bu olup bitenler üstünün hukuku mu, hukukun üstünlüğü mü?”
17/04/2003 tarih ve 25082 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olan RADYO VE TELEVİZYON YAYINLARININ ESAS VE USULLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK herkesin internet üzerinden kolayca ulaşabileceği bir yönetmelik..Bakın ÜÇÜNCÜ BÖLÜM olan Reklam ve Tele-Alışveriş Yayın İlke ve Esasları’nın Genel İlkeler’inin 6. Maddesi’nin J Bendinde ne diyor:
“Çocukların doğrudan kullanmadıkları veya kullanamayacakları ürün veya hizmetlerin tanıtılmasında, çocukların yer aldığı ifade ve görüntülere yer verilmemelidir.”
Peki bunun cezai müeyyidesi var mı? Var!! Siz şayet çocukların doğrudan kullanmadıkları veya kullanamayacakları bir ürün veya hizmet sunuyorsanız ve bu ürün veya hizmetin tanıtılmasında çocukların yer aldığı ifade ve görüntülere yer veriyorsanız; bunun bir cezai müeyyidesi var.
Peki sorun ne? Sorun, bahsi geçen cezai müeyyidenin sizin işletmenizin ne kadar büyük olup olmadığına bakmadan tüm işletmeler için aynı şekilde gerçekleşiyor olması..
Burada daha da net olabilmek adına ismini de vererek bir işletmenin reklam kampanyasından bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz Turkcell reklam konseptinin büyük bir kısmını çocuklar (cellocan) üzerine konumlandırmış durumda…Cellocan’lar öyle Cem Garipoğlu gibi “çocuk”lar değiller, hatta 10-12 yaşlarında çocuklar da değiller. Yani öyle kemik testine falan gerek olmaksızın, baktığınızda belki de bebek diyebileceğiniz yaştakilerden bahsediyoruz. Ve öyle sanıyorum ki, yanlışım varsa beni düzeltiniz lütfen, “cep telefonu hizmeti” çocukların doğrudan kullanmadıkları veya kullanmayacakları veya zaten kullanmamaları gereken ürün veya hizmetlerden biri...
Peki bahsi geçen hukuki düzenlemeye karşın Turkcell neden bu reklamlara devam ediyor..Sizce neden?
Çünkü Turkcell kendisine kesilen cezaları maddi olarak karşılayabiliyor. Turkcell cezası neyse veririm, kapalı ortamda sigara içerim ben kardeşim diyen sonradan görmüşler gibi; parasını veriyor ve ceza falan dinlemeden reklam kampanyasına devam ediyor. Yani işlediği suçun ya da hatanın cezai müeyyidesine katlanabiliyor…
Bu ve benzeri şirketler tabi ki tek değil..Turkcell gibi daha niceleri vardır mutlaka. Önceki yazılarımda bahsettiğim şekli ile kimse de “nedir bu vurdumduymazlık, birileri şunlara dur desin” diyemiyor. Neden? Çünkü bahsi geçen şirketler büyük şirketler..Kimse onları gerçekten karşısına almak istemiyor.. Ya da benim şimdi aklıma gelmeyen başka nedenlerle bu gibi meselelerin üzerine gidilmiyor.
Örneğin yukarıdaki hukuki yaklaşımın cezai müeyyidesinin daha mantıklı düzenlenebilmesi mümkün mü? Yanıt koca bir “EVET”. Reklamlarla ilgili yukarıdaki cezai müeyyide, ilgili şirketin cirosuna endekslense sorun ortadan kalkacak. Yani cirosu 100 milyon USD olan da, 2 milyar USD olan da 1 milyon USD ceza ödeyeceğine, cirosu 100 milyon USD olandan 1 milyon USD alırken cirosu 2 milyar USD olandan 20 milyon USD ceza alınsa daha hakkaniyetli olmaz mı?
Veya en azından reklamlar durdurulsa..
Bugün bu konuda sesini çıkarmayanlar da yarın daha büyük hukuksuzluklarla karşılaşabileceklerini unutmasalar..
Ne dersiniz hoş olmaz mı?