Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Silva DEMİRCİ
Ünlü yüzler, reklam senaryosunu kurtarmaz!
12.05.2010 12:41:25
Markaların reklamda ünlü kullanmaları, hedef kitlelerine ulaşmayı daha kolay hale getirebilir. Ama doğru ünlü seçimi ve iyi bir reklam senaryosu şart! Reklamda kullanılan ünlü, çok popüler bir isim olsa da markanın hedef kitlesine uygun olmayabilir veya çok sevilen bir isim yetersiz bir senaryo nedeniyle pekala etkisiz bir reklam unsuruna dönüşebilir.
 
İletişim yoğunluğunun an be an arttığı, reklamların etkisini biraz daha yitirdiği ve farklılaşmanın daha da zor hale geldiği günümüzde, halkın beğenisini toplayan ünlüler, markaların da can simidi. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de reklamda ünlü kullanım oranı günden güne artıyor. İletişim yoğunluğundaki artış, fark edilmek isteyen pek çok markanın ünlü desteğine başvurmasına neden oluyor.
 
Markaların en gözde yüzleri ise, ekranların sevilen isimleri. Çok izlenen dizilerin popüler oyuncuları, show dünyasının güldüren yüzleri, spor dünyasının başarılı isimleri ve halkın beğenisini toplayan sanatçılar, markaların paylaşamadığı isimler arasında. Öyle ki, reklam dünyası, ünlülerin en büyük kazanç kapılarından biri haline geldi.
 
Ancak, doğru ünlü seçimi yapılsa bile, etkili bir reklam senaryosu olmadan hedeflenen başarıya ulaşılması güç. Marketing Türkiye’nin de geçtiğimiz günlerde kapağına taşıdığı konu, yeni örnekler ile tartışılmaya devam ediyor. Ben de dikkatinizi, dört büyük markanın reklam filmlerine çekmek istedim;
 
Örneğin, Petrol Ofisi, Kadir İnanır ve Yaban ikilisini bir araya getirmek için çok uğraştı. Herkes heyecanla bu popüler iki yüzün rol alacağı reklam kampanyasını beklemeye başladı. Ancak, senaryo hayal kırıklığına uğrattı. Kadir İnanır’ın sinema filmlerinden aşina olduğumuz ve sevdiğimiz sert mizacı, reklamda tehditkar bir tavra dönüştü. Hangi tüketici, böylesi sert bir mesajla kendisine seslenen markadan alışveriş yapmak ister? Bence bu reklam, sinema filmlerinde beğenilen bir karakterin, reklam filmlerinde farklı sonuçlar doğurabileceğine, en iyi örneklerden biri.
 
Coca Cola, 2009 yılının en popüler TV programcısı Acun Ilıcalı’yla, bir yıl boyunca markasını temsil etmek üzere anlaşmaya vardı. Ancak, hem artık tüketilmiş bir programdan ilham alan reklam senaryosu, hem Acun’un yarışma programlarındaki samimiyetini ve yüksek enerjisini reklama taşıyamaması, şu ana kadar yayınlanan reklamların tüketici üzerinde etkisinin düşük olmasına neden oldu.
 
Coca Cola gibi Pepsi’nin de yeni marka yüzü ile çektiği reklamlar sönük kaldı. Pepsi, şu günlerin reytingi en yüksek ünlülerinden biri olan Kenan İmirzalıoğlu ile anlaşmayı yapıp, reklam senaryosunu bu kadar zayıf bırakmayı nasıl göze aldı; merak konusu… Böylesine sıradan bir senaryoyu İmirzalığlu’nun yakışıklılığı da kurtarmaz. İmirzalıoğlu’nun rol aldığı reklam filmi ile hemen hemen aynı dönemde yayına giren Seda Sayan’lı Lays reklamı arasındaki büyük benzerlik de, ayrıca dikkat çekiyor.
 
Tabi bir de, kısa bir süre önce Pepsi reklamlarında boy gösteren Seda Sayan’ın şimdi de Lays reklamında rol alması, tüketicinin markayı hatırlamasını oldukça zor hale getiriyor. Seda Sayan, Pepsi reklamından çıkıp Lays reklamına geçmiş gibi; hiçbir fark yok…
 
Ünlüye fazla güvenmek, yaratıcılığı engelliyor
Her dört marka da, Türkiye’nin en popüler yüzleri ile reklam anlaşmaları yaptı. Görünen o ki, bu markalar seçtikleri ünlünün ışığının, reklam senaryosunu da kurtaracağını düşündü. Ama şu ana kadar ortaya çıkan sonuçlar, hayal kırıklığı yaratıyor. Umarım bundan sonraki reklamlarda, ünlülerin yıldızı, yaratıcı senaryolar ile parlatılır ve yapılan bu büyük anlaşmalar daha verimli işbirliklerine dönüştürülür.
    
Bu haberi toplam 7 kişi beğendi.