16.06.2010 11:21:17Televizyonlarda dizi ya da herhangi bir program izlerken bir alt yazı görüyoruz; “Bu yayını Digiturk / D-Smart X. Kanaldan HD olarak izleyebilirsiniz”. Bu alt yazıda geçen HD (High Definition / Yüksek netlik) ifadesinden anlıyoruz ki o an izlediğimiz programı ilgili dijital platformdaki kanaldan daha net ve daha yüksek çözünürlükte izleyebiliriz. Tabi parasını vererek! Televizyon kanalları bizlere yayınladıkları programları daha net (HD) izleme olanağı sunuyorlar. Peki, ilgili kanalın sadece HD yayın yapması bizim o yayını HD olarak izlememize olanak sunuyor mu? Elbette hayır. Peki, bu yayınları nasıl izleyeceğiz? Bu yayınları HD özelliği olan televizyonlarla izleyebiliyoruz. Bu yüzden bazı televizyon markaları yayınlanan reklamlarında ürünlerinin HD özelliğini anlatıyor ve “Çok canlı, gerçekmiş gibi” ifadelerini kullanıyorlar. Eğer evinizdeki televizyonun HD özelliği yoksa yayınları HD olarak izleyemezsiniz. Ama yaptığım bir araştırmaya göre yüksek netlikte yayın izleyebilmek için HD yayın yapan kanal ve HD görüntü özeliği olan televizyon da yetmiyor, bir de HD yayına uyumlu uydu alıcısı (Receiver) satın almamız gerekiyor. Ancak bu üçlüyü, yani HD yayın yapan televizyon kanalı, HD görüntü veren televizyon ve HD uyumlu uydu alıcısını tamamladığımızda yüksek netlikte televizyon yayınlarını izleyebiliriz.
Türkiye’deki bazı televizyon kanalları “HD yayınımız var” diyor. Yine Türkiye’de ürün satan bazı televizyon markaları “Televizyonlarımızın HD özelliği var” diyor. Ama Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç “Türkiye’deki televizyon kanallarının HD kalitede yayın yapmadığını” söylüyor! Bu nasıl oluyor? Türkiye’deki tüketiciler televizyon kanalları ve televizyon üreticileri tarafından kandırılıyor mu? Yoksa Tüketiciler Birliği Başkanı Mustafa Dinç yanlış bilgi mi veriyor? Olayı anlayabilmek için Milliyet.com.tr’de(1) yayınlanan habere bir göz atalım;
“Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, sadece Dünya Kupası maçları izlemek için full HD televizyona 2-3 bin lira daha fazla ödenmesinin doğru bir tüketici davranışı olmadığını söyledi.
Dinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TRT’nin Dünya Kupası maçlarını HD kalitesinde yayınlayacağını açıklamasının ardından tüketicilerin görüntü çözünülürlüğü 1920-1080 full HD televizyonlardan satın alma eğilimine girdiği belirti.
Ancak Türkiye’deki televizyon kanallarının HD kalitede yayın yapmadığını anlatan Dinç, ‘Şuan evlerimizde bulunan ve eskidiği için çöpe attığımız televizyonlarda bile HD özelliği var. Yani yıllardır, buna uygun yayın yapılmadığı halde, kullanmadığımız özelliğe fazladan para vermişiz’ dedi.
Dünya Kupası maçlarını izlemek için HD veya Full HD özellikli televizyonlara, benzer bir şekilde gereksiz yere para verileceğini savunan Dinç, şunları kaydetti:
‘Sadece Dünya Kupası maçları izlemek için full HD televizyona 2-3 bin lira ödenmesini tüketici davranışı açısından doğru bulmuyoruz. Teknolojik ürünlerde 2 yıllık bir perspektifin dışına çıkılmamalı. Çünkü evladiyelik teknolojik ürün satın alınmaz. Dünya Kupası maçı izlemek için bu kadar parayı verdiğimiz HD teknolojisine, Türk televizyon kuruluşları belki 10 yıl sonra geçecek belki de 2 seneye kalmadan ve Türkiye’de HD yayın başlamadan dünya teknoloji devleri, HD’den daha üstün sistemlerle çalışan TV üretime geçecek. Şuan HD özelliğe sahip televizyonlar, özelliklerine göre 1200 liradan başlayıp 8 bin liraya kadar çıkıyor. Doğru olan, Türkiye’de HD yayını tam olarak başlamadan HD özelliğe sahip televizyon alınmaması...’
Milliyet.com.tr’de yayınlanan bu haberden anladığım kadarıyla Türkiye’deki televizyon kanalları HD yayın yapmıyorlar. Tüketiciler Birliği Başkanı Mustafa Dinç de bu yüzden HD özellikli televizyonlara boşuna para vermeyin diyor. O zaman televizyon kanallarının; TRT’nin, Kanal D’nin, Lig TV’nin ve diğerlerinin “HD yayınımız var” demesi yalan mı? Bu televizyon kanalları tüketiciyi kandırıyorlar mı? Yoksa Mustafa Dinç yaptığı açıklamalarda yanlış bilgi mi veriyor? Açıkçası kafam karıştı!
Hatasını anladı
Geçen hafta Vodafone’un reklamında kantarın topuzunu kaçırdığını (2) yazmıştım. Vodafone Orhan Gencebay ile Selim’in birlikte oynadığı reklamında Selim’in ağzından “Ya bu bizim kapsama reklam formatımız, at reklamı izi kalsın gibi düşün” diyerek rakiplerinin ne kadar çamur işler yaptığını, yalancı olduğunu, rakibe çamur atarak tüketiciyi etkilemeye çalıştıklarını ve tüketiciyi kandırdıklarını ima ediyordu. Aynı reklam bu hafta kısaltılarak ekranlarda dönmeye devam etti. Kısaltılan bölümlerden birisi de benim belirttiğim rakipleri kötüleme kısmıydı. Vodafone’un reklamındaki o bölümü çıkartması çok yerinde oldu. Herhalde hatasını anladı. Umarım Vodafone bundan sonraki reklamlarında aynı hatayı yapmaz. Rakiplere taş atmak ancak dozu ayarlandığında güzel oluyor. Çünkü doz kaçtığında taş atmak çamur atmaya dönüyor. Bu da rakipten çok markanın kendisine zarar veriyor.
Flexi Card’tan tanıdık bir reklam!
Flexi Card’ın Cüneyt Arkın’lı seksi reklamı bana çok tanıdık gelmişti ama nereden? Biraz düşündüm ve bu reklamın Aysun Kayacı ile rahmetli Aysel Gürel’in oynadığı Pepsi Max reklamına benzediğini farkettim. İki reklamın da senaryosu hemen hemen aynı; iki reklamda da polis kontrolü var, iki reklamdaki polis kontrolü de Amerikanvari ve iki reklamında mesajı cinsellik içeriyor… Flexi’nin reklamı kötü demiyorum, aksine güzel ve eğlenceli ama orijinal değil.
Kahkahalar gerçek mi?
Star TV’de yayınlanan “Zeki ve Metin’le Kabare Atölyesi” adlı programdaki kahkahalar dikkatimi çekti. Programda yayınlanan oyunlardaki “komik” sahnelere gülüşler sanki izleyiciden değil de makineden geliyormuş gibi geldi bana. Acaba gerçekten de öyle mi? Sit-com’larda izleyicinin nerede espri olduğunu anlaması için “kahkaha” efekti kullanılıyor ya sanki Star TV’deki “Zeki Metin’le Kabare Atölyesi”nde de aynı işlem yapılıyor. Neden böyle düşünüyorum? Çünkü sahnelenen oyunlar ve oyuncular bana hiç komik gelmiyor ve beni hiç güldürmüyor. Programı izlerken bana komik gelmeyen yerlerde muhteşem kahkaha sesleri çıkıyor. Bu kahkahalar da bana garip geliyor! Ya ben mizahtan hiç anlamıyorum ya da o kahkahalar gerçek değil!
(1) http://www.milliyet.com.tr/tuketiciye-full-hd-uyarisi/ekonomi/sondakika/10.06.2010/1249176/default.htm
(2) http://www.medyaloji.net/haber/apple_icin_kotu_bir_imaj.htm