29.08.2011 12:48:27Maymunlar Gezegeni (1) isimli filmi izleyenleriniz, hatırlayanlarınız, hatırlamayan veya hiç izlemeyenleriniz vardır. O zaman, yazının bundan sonrasına hatırlayanlar ve izleyenlerle devam edelim. Diğerleri de izledikten ya da hatırladıktan sonra yazıya devam etsinler.
Efendim, günümüzdeki dünyanın hâkimi her ne kadar insanlar gibi görünse de işin aslı öyle değildir. Günümüzdeki dünyanın hâkimi sermaye sahipleri yani markalardır. Bu hâkimiyet sahibi markalar ayakkabıdan silaha, ilaçtan hastaneye, okuldan diş macununa kadar çok çeşitlidir. Markalar ürünlerini reklamlar aracılığı ile tüketicilere pazarlarlar. Çoğu reklam tüketici için gerekli olmayan bilgiler içerir. Zaten markalar üründen çok tarz, hava, karizma satarlar. Reklamlarıyla, medyasıyla, ünlüleriyle, sosyal paylaşım siteleriyle tüketici maymuna çevirirler. Şaşkın bir halde olan tüketiciler kendileri, başkaları, insanlık ya da dünya için gerekli olanı değil,hava atmak, komşu çatlatmak ve açıklarını kapatmak için markaların ürünlerine saldırırlar.
Bence tüketici ile marka ilişkisini en iyi tanımlayan kelimedir saldırı. Çünkü tüketiciler tüm gün ekranların, radyoların, gazetelerin, tabelaların ve ünlü kişilerin reklam saldırısı altındadırlar. Reklam sloganları ve cıngılları birer kurşun gibi tüm gün tüketicilerin beynine saplanır. Beyni reklamlarla kurşunlanan tüketici felç olur, şuurunu kaybeder ve karşı taarruza geçer; indirim uygulayan, karizma, mutluluk, zenginlik, güzellik gibi aslında yalan olan; markayla elde edilmeyen hayallerin vaat edildiği mağaza önlerinde mevzi alırlar. Bu, tüketicilerin her konuda kaybettiği bir saldırıdır…
Şimdi, Maymunlar Gezegeni isimli filmdeki gibi bir dünya düşünün ama buradaki gezegenin hâkimi maymunlar değil tüketiciler olsun. Dünyanın reklam yerine tüketici panolarıyla donatıldığını, ekranlarda, gazetelerde ve radyolarda reklam yerine tüketici bildirileri olduğunu düşünün. Zamanın büyük imparatorluğu, her şeyin hâkimi markalardan eser yok… Her taraf tüketiciler tarafından ele geçirilmiş. Artık Uzak Doğu’daki fabrikalarda çalışan çocuk işçiler, taşlama yaparken ölen işçiler, markaların ürünlerini satmak, üretmek ve pazarlamak için köle gibi çalıştırılanlar, hızlıca akan altyazılar, ihlaller, saçmalıklar, iğrençlikler, yalan söyleyenler, vaat edip vermeyenler, kandıranlar, Photoshoplanmış hayaller, alınan kart ücretleri yok. Bunların yerine yılların intikamını alan tüketiciler var. Televizyon, gazete, dergi, radyo ve her türlü reklam mecrasında şimdiye kadar tüketicileri kandıran, aşağılayan, sömüren markaların itirafları dönüyor. Sadece düşünüyoruz… Mesela sokakta gördüğünüz reklam panosunda marka yerine bir tüketici fotoğrafı ve fotoğrafın üzerinde şöyle bir yazı: “Ürünün bir işe yaramaz seni lanet olasıca!”…
Yazıyı Maymunlar Gezegeni filmiyle bağlayarak bitireyim. Maymunlar dünyayı ele geçirirse bunda bizim hiçbir kaybımız olmayacak, çünkü bizim için değişen hiçbir şey olmayacak. İnsanlar markaların kölesi olmaktan çıkıp maymunların kölesi olacaklar. Ama yine de böyle durumda tek ümidim maymunların marka düşkünü olmamaları olur.