Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Onur ALMIŞLAR
Tiraj iksirini bulan var mı?
26.05.2010 10:44:18
Ölüm, şimdilik engellenmesi imkânsız… Yaşlılık da öyle ama şimdilik… Bu iki olayı durdurmanın bir iksiri olsaydı da içseydik. Gerçek hayatta belki yok ama masallarda ve fantastik filmlerde olur hep. Ya bir kuyuda ya bir şişenin içindedir iksirler. İnsan gerçek olsun istiyor, belki yıllarca hayalini kuruyor ve eğer gerçek olsa her şeyini verecek! Ölümsüzlük ve gençlik iksiri… Aslında benim aklıma bir tane daha geliyor: Tiraj iksiri! Türkiye’deki gazetelerin çok ihtiyacı var böyle bir iksire. Çünkü gazete tirajları yerlerde sürünüyor ve bir türlü yükselmiyor. Gerçi bazı iksirler var tiraj artırmak için; yazar transferi, promosyon.. Aslında bunlara iksir demek de yanlış olur, bunlara şurup demeliyiz çünkü bunlar geçici çözümler. Ancak kısa bir süre ve az sayıda tiraj artışı sağlayabilirler. Oysa gazetelere şurup değil iksir lazım. Öyle bir iksir ki gazetenin tirajını milyonlara çıkartmalı ve bir daha hiç düşürmemeli. Var mı böyle bir iksiri olan acaba? Elbette yok, eğer böyle bir iksir olsaydı gazetelerde tiraj patlaması yaşanırdı. Tiraj iksiri yok ama iksiri yapmaya çalışanlar var illaki. Ben de bunlardan birisiyim mesela ve iksiri bulduğumda onu çok büyük ama çok çok büyük paralara satacağım. Ha! Ha! Ha! Ha! (Erol Taş gülüşü)
 
Şimdilik tirajları arttırmak için bir iksir formülü üzerinde çalışıyorum. Benim formülümden bazı notları paylaşmak istiyorum. Hemen belirteyim bu notlar ücretsiz… 
 
A) Benzerlikten kurtulun
 
Siz bir gazete olarak hem internet sitenizde hem de gazetenizde aynı haberleri ve yazıları kullanıyorsanız bu sizin gazete tirajınızın artmasını engeller. Üstelik çoğu gazetenin (firmaların) birer televizyon kanalı da var. Aynı haberleri internette ve televizyonda bulan kişi gazeteye neden para versin? Diyelim ki siz “O zaman internetteki haberleri ve yazıları paralı yaparım!” dediniz. Hiçbir işe yaramaz! Neden? Çünkü siz özel haberler, farklı haberler üretmiyorsunuz ki! Sizin sitenizde ya da gazetenizde olan haberlerin hepsi diğer gazetelerde ve internet sitelerinde de var zaten. Siz diğerleriyle aynı olan yazı ve haberlerinizi paralı yaparsanız, aynı haber ve yazıları ücretsiz yayınlayan bir başka site sizin tüm okuyucunuzu çeker. Ayrıca internet sitenizi paralı yapmak gazete tirajınızı arttırmaz tam aksine düşürür. Okuyucu hem internete hem gazeteye mi para verecek? Bütün gazeteler aynı gündemle çıkıyor. Bütün haber sitelerinde aynı haberler var. Özel haberlerinizi gazetede, ajans haberlerini internette kullanın.
 
B) Köşe yazılarını internetten kaldırın
 
Gazetelerin hemen hemen hepsi aynı gündemi takip edip aynı haberleri yayınladığı için gazeteler arasındaki seçimi köşe yazarları belirliyor. Nasılsa haberler her yerde aynı. O zaman köşe yazarlarının önemi ortaya çıkıyor. Köşe yazarlarınızın yazılarını internette yayınlamayın. Ama şunu yapabilirsiniz; köşe yazarlarınızın o günkü yazılarından bazı başlıkları internet sitenizde belirterek, yazarının o günkü yazısı hakkında okuyucuyu bilgilendirebilirsiniz. Köşe yazarlarıyla ilgili bir küçük not eklemek istiyorum. Gazetedeki yazarların çoğunun dili anlaşılmıyor. Sanki yazılar vatandaş için değil de işin uzmanları için yazılıyormuş gibi bir dil kullanılıyor. Örnek olarak bir yazar yazısına şöyle başlıyor “Hepinizin bildiği gibi Roma İmparatorluğu…”. Roma İmparatorluğuyla ilgili bilgiye herkes sahip değil. Yazıların dili biraz daha genele hitap etmeli.  
 
C) Okuyucunun katılımını sağlayın   
 
Günümüzde artık tek taraflı iletişim geçersiz oldu, tek taraflı iletişime rağbet yok! Gazetenizde interneti örnek alın. Okuyucular için bir ek hazırlayın ya da gazetenizde iki sayfayı okuyucuya ayırın. Onların yazılarını ve yorumlarını gazetenizde yayınlayın. İnsanlar artık sadece okumak istemiyor, okuduğuna cevap vermek ya da kendi fikirlerini yazmak istiyorlar. Onlara bu şansı verin.
 
D) Tek hamlelik promosyonları tercih edin
Gazeteler eskiden beridir promosyon veriyorlar. En çok da kitap seti, ansiklopedi, elektronik oyuncak, sözlük vs. Bu promosyonlar genellikle “29 kupona” falan veriliyor. Devir hız devri, artık kimse sabredemiyor. Eğer promosyon verecekseniz günlük promosyon verin. Ama promosyonlarınız eften püften olmasın. Mesela bir kitap verin, bir film, bir müzik albümü.
 
Biraz mizahi olacak ama şimdi sayacağım promosyonları veren gazetenin tirajı en az beş milyona çıkar. Mesela: 1)Elektrik faturasına %20 indirim kuponu, 2)Bankada hiç sıra beklemeden işlem yapabilme kuponu, 3)Kredi kartındaki borcun %30’unu silme kuponu, 4)Elektrik faturasını bir ay erteleme kuponu, 5)Şu marka bebek bezinde %50 indirim kuponu vs.
 
E) Geri dönüşüme teşvik edin
 
Tam olarak bilgi sahibi değilim ama okunmuş gazetelerin tekrar yeni gazetelere dönüştürülebileceğini düşünüyorum. Eğer bu mümkünse, her gazete kendi geri dönüşüm sistemini yapmalı ve okuyuculardan gazeteleri makul ücretle geri almalı. Böylece hem gazete kağıt masrafından kurtulur, hem okuyucu aldığı gazeteden para da kazanmış olur, hem de çevreye katkı sağlanmış olur.  
 
Evet, ücretsiz notlarım şimdilik bunlar. Daha önceki bir yazımda da (1) tirajlarla ilgili bazı düşüncelerim paylaşmıştım. 
 
Hesap ekstresi ne zaman geldi?
 
Dün gece ATV’de yayınlanan “Kapalı Çarşı” adlı diziye baktım biraz. Dizdeki karakterlerden Burak’ın kız arkadaşı kaybolmuş. Burak kız arkadaşının kayıp olduğunu “Bir haftadır ortada yok” diyerek belirtiyordu. Bu belirtmeden kayıp kişinin ne kadar süredir ortada olmadığını öğreniyorduk. Diyar ve Burak kayıp kız arkadaşı aramaya başlıyorlardı. Kaybolan kızın evine gidiyorlar ve evde bir ipucu arıyorlar. Derken Diyar masaüstünde bulunan kredi kartı ekstresini görüyor. Burak’a haber veriyor, kredi kartı ekstresine bakıyorlar ve kayıp kişinin son alışveriş yaptığı adresi görüyorlar. Oh neyse kızı bulacaklar. Tabi o sırada Diyar kredi kartı ekstresine bakarak “Hesap kesim tarihi dünmüş” diyor. Şimdi: Kız bir haftadır kayıp, hesap kesim tarihi dün. Soru şu: Bu fatura o eve ne zaman geldi?     
 
Teknolojiyi yakalamak mı, yoksa çalmak mı?
 
Casper’in yeni reklamını izledim dün gece. Üniversite kampüsünde çimlere uzanmış bir genç kız var. Genç kızın önünde de Casper bilgisayar. İleriden yürüyerek gelen genç erkek, çimlere uzanmış kızı ve Casper bilgisayarı görüyor. Sakin sakin yürüyen genç erkek birden çimlerdeki bilgisayara doğru hamle yapıp bilgisayarı alıyor ve kaçmaya başlıyor. Bilgisayarın sahibi kız da genç erkeğin peşinden koşmaya başlıyor. Bu reklamın sloganı “Teknolojiyi yakala”. Fakat reklamı ilk izleyince “Teknolojiyi çal” gibi anladım ben! Çocuk resmen bilgisayarı çaldı gidiyor!
 
Reklamda yakalanması gereken şeyin “Teknoloji” ve bu teknolojinin de Casper olduğu anlatılmak istenmiş ama reklamda yakalanması gereken şeyin bilgisayar değil, bilgisayarı çalan çocuk olduğu vurgulanmış! Ta ki slogana kadar… Ancak sloganı duyduğumuzda anlayabiliyoruz “Teknolojiyi yakala” ile Casper bilgisayarın kastedildiğini. Teknolojiyi yakalamak reklamda anlatıldığı gibi olmuyor aslında. Bence kelime oyunuyla reklam yapmak biraz riskli! Çünkü mesaj yanlış anlaşılabiliyor ya da anlatılmak istenen tam anlaşılmıyor. Casper’in bu son reklamında slogan çıkana kadar o genç erkeğin bilgisayarı çaldığını sandım, slogan çıkınca “Hee!” diyerek meseleyi anladım. Reklam güzel fakat bu reklam bana yakalamak değil çalmak mesajını verdi. 
 
 
    
Bu haberi toplam 70 kişi beğendi.
Reklamlar ve gerçekler 2 - 02.02.2012 13:33:18 Reklamlar ve gerçekler - 26.01.2012 09:44:24 Reklamları anlatan süpürge - 19.01.2012 09:11:31 Kurutuluşumuz ateizmde! - 12.01.2012 09:43:50 Omo ile şiddete devam! - 05.01.2012 09:18:37 Sinekler ve markalar - 29.12.2011 10:11:54 Size mal diyebilir miyim? - 21.12.2011 11:24:06 Koltuktaki Harry Potter’lar ve sabır taşı! - 14.12.2011 10:10:11 Vodafone blöf mü yapmıştı? - 07.12.2011 10:23:21 Evet, sosyal medya kesinlikle PÖH’tür! - 02.12.2011 12:29:01 İnternet gazeteleri, Twitter'da internet gazeteciliğini bitirecek! - 23.11.2011 12:15:48 Haşmet Babaoğlu da Mehmet Atalay da yanılıyor! - 15.11.2011 15:51:52 İzlemeye devam edin! - 03.11.2011 12:30:13 Rakiplerimiz sağlığa zararlıdır! - 27.10.2011 14:49:06 Akılsız olanlar kim peki? - 20.10.2011 17:31:49 Markayla saadet olmaz! - 12.10.2011 10:29:20 X-Man Emirhan ve Ayşe Özgün’ün maceraları - 28.09.2011 12:01:37 Kime göre iyi gazete? - 21.09.2011 14:18:49 Sizin bir öneminiz yok! - 15.09.2011 14:09:19 Kokan reklamlar - 08.09.2011 11:19:29 Tüketiciler Gezegeni - 29.08.2011 12:48:27 Reklamlarda ötekileştirilenler - 12.08.2011 10:12:01 Afrikalı olmayan açlar! - 05.08.2011 12:19:37 Gündemin mezarlığındaki tren! - 29.07.2011 11:40:42 Kendilerini kaybeden tavşanlar! - 20.07.2011 15:15:00