Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Onur ALMIŞLAR
Sünger Bop ve klozete giden çocukluğumuz!
29.06.2011 12:43:15
Hepimiz çocuk olduk. Kimimiz mendil sattı, kimimiz ayakkabı boyadı, kimimiz dadılarla büyüdü ama hepimiz çocuk olduk. Ve çocuk kimliğimizle bilmediğimiz her şeyi büyüklerimizden öğrendik. Ayrımcılığı, bencilliği, kavgayı… Tabii hep kötü şeyler öğrenmedik, sevgiyi de öğrendik büyüklerimizden, “O senin arkadaşın”ı da… Şimdi buradan, yetişkinler ülkesinden çocukluk köyüne bakıp “Ne güzel günlerdi!” demek istiyorum, orada bir köy vardı uzakta…
Çocukken hepimizin bir kahramanı vardı. Kimi için babasıydı kahraman, kimi için annesiydi, kimi içinse televizyon tarafından sunulan sanal karakterlerdi. Aslında sanal karakterler gerçek olanlardan daha çok kahramanımızdı. Çünkü onların gerçek hayatta hiçbir zaman olamayacağı özellikleri vardı, bu özellikler çok çocuksuydu, bu yüzden çok sevdik onları. Uçan bir adam, çok güçlü bir karınca, kediyi döven fare, akıllı tavşan, tüm bu sanal kahramanlarla büyüdük ve geride, tarih sayfalarında, kesilen yemiş ağaçlarının köklerinde, artık binaların büyüdüğü o boş arsalarda bıraktık, öldürdük çocukluğumuzu.  
Şimdilerde de çocuklar ve o çocukların kahramanları var. Artık onların arsaları, mahalle maçları yok ama bilgisayarları, balkonlarında bahçe olan apartmanları ve saatlerce başından kalkmadıkları çizgi film kanalları var, bir de markaların reklamları. Günümüz çocuklarının kahramanlarını ürünlerine taşıyan markalar var. Kimi zaman bir çıkartma olarak çıkıyor alınan ürünün içinden, kimi zaman ürünle verilen bardakta oluyorlar. Kimi zaman da bir tuvalet kâğıdının üzerinde… Hepsine tamam ama şu tuvalet kâğıdındaki çizgi film kahramanına üzülüyorum. Familya isimli bir marka, ürettiği tuvalet kâğıtlarının üzerine “Sünger Bop” adlı çizgi film kahramanını koymuş. Reklamındaki(1) çocuk ve babası çok mutluydu Sünger Bop’la popolarını silecekleri için havalara uçuyorlardı ama ya Sünger Bop? O mutlu mudur acaba? Hadi reklamdaki çocuk, çocuk! O, sevdiği kahramanını pis işlerde kullanacağını bilmiyor, ya annesi, o da mı bilmiyor? O çocuk yarın bir gün annesini de tuvalet kâğıdına çizerse ne olacak? O çocuğa, bu durumun yanlış olduğunu anlatmak için “Hiç anne tuvalet kâğıdına resmedilir mi?” diye sorulduğunda “Bana sevdiklerimi tuvalet kâğıdına resmetmeyi siz öğrettiniz, siz sevdirdiniz!” derse ne diyeceğiz? Bardakta, duvarda, çantada ve defterde olan kahramanlar tamam ama tuvalet kâğıdında olan bir kahraman bana biraz çirkin geliyor! Çocukların kahramanlarını, hayal dünyalarını tuvaletlere hapsetmeyelim, onların hayallerini pis işlerde kullanmayalım!
Olaya bir de Sünger Bop tarafından bakalım. Çocuklar için güzel gelebilir ama büyüdüklerinde, onların da çocukları olduğunda ve o çocuklar babalarına “Baba bana sünger Bop bebeği alsana!” dediklerinde, dünün çocuğu yarının büyüğüne “Ne yapacaksın çocuğum Sünger Bop’u? Biz onunla eskiden popomuzu silerdik ha ha ha, gel sana şundan alalım!” diyecek. Sünger Bop için ne acı bir durum! Hani şimdilerde bazı eski ünlüleri görüyoruz “haber” kanallarında, eski şöhretlerinden eser yok. Artık değersiz, sıradan bir insan olmuşlar, ekonomik durumları yok, çöpten beslenip, sokakta yatıyorlar. Sünger Bop da bu duruma düşecek belki de ileride. İlerisini bir kenara bırakırsak, sanal ya da gerçek hiçbir kahramana yakışmaz tuvalet kâğıdının üzerinde olmak. Kimse de istemez sanırım bunu! Paranın açamayacağı kapı yoktur düşüncesinde olan vardır illa ki, varsın öyle olsun ama ben, dünün çocuğu, böyle bir durumu istemem! Kabullenemem! Hiçbir kahramanım, hatıram, dünyam tuvalet kâğıdında olmamalı! Kahramanların pelüş bebekleri olur, yatarken sarılırsın yüzüne sürersin, başka tarafına değil! Öpersin, oynarsın onunla, en iyi arkadaşındır. Büyüsen de çocukluğun saklıdır onda.
Bazı filmlerde gördüğümüz bir sahne geldi aklıma. Kadının yatak odasında bebekler vardır, arkadaşı sorar “Bunlar ne?”, kadın cevap verir “Çocukken çok korkardım yalnızlıktan, bunlara sarılıp uyurdum, büyüdüm ve hala yalnızım, hala en iyi dostlarım onlar”. Bu sahnenin farklı bir versiyonunu düşünelim. Kadının yatak odasında klozet vardır, arkadaşı sorar “Bu da ne? Odana bir klozet mi koydun?”, kadın cevap verir “Çocukken…” der ama cümlenin gerisini getiremez, ağlamaya başlar ve devam eder “Çocukken en sevdiğim kahramanım tuvalet kâğıdındaydı, O’nun anısına yaptırdım bu klozeti! Hayal dünyam kanalizasyonda kayboldu gitti!”…
 
(1) http://youtu.be/swUdVYAQnYg 
    
Bu haberi toplam 30 kişi beğendi.
Satırlarıma son verirken… - 08.03.2012 09:33:59 Yüzümüze tükürenler! - 01.03.2012 09:38:08 Kimin “Kafası rahat”, kimin kafası güzel? - 23.02.2012 09:24:13 Belgesel izleyin - 16.02.2012 09:23:26 Reklamlar ve Gerçekler 3 - 09.02.2012 08:55:55 Reklamlar ve gerçekler 2 - 02.02.2012 13:33:18 Reklamlar ve gerçekler - 26.01.2012 09:44:24 Reklamları anlatan süpürge - 19.01.2012 09:11:31 Kurutuluşumuz ateizmde! - 12.01.2012 09:43:50 Omo ile şiddete devam! - 05.01.2012 09:18:37 Sinekler ve markalar - 29.12.2011 10:11:54 Size mal diyebilir miyim? - 21.12.2011 11:24:06 Koltuktaki Harry Potter’lar ve sabır taşı! - 14.12.2011 10:10:11 Vodafone blöf mü yapmıştı? - 07.12.2011 10:23:21 Evet, sosyal medya kesinlikle PÖH’tür! - 02.12.2011 12:29:01 İnternet gazeteleri, Twitter'da internet gazeteciliğini bitirecek! - 23.11.2011 12:15:48 Haşmet Babaoğlu da Mehmet Atalay da yanılıyor! - 15.11.2011 15:51:52 İzlemeye devam edin! - 03.11.2011 12:30:13 Rakiplerimiz sağlığa zararlıdır! - 27.10.2011 14:49:06 Akılsız olanlar kim peki? - 20.10.2011 17:31:49 Markayla saadet olmaz! - 12.10.2011 10:29:20 X-Man Emirhan ve Ayşe Özgün’ün maceraları - 28.09.2011 12:01:37 Kime göre iyi gazete? - 21.09.2011 14:18:49 Sizin bir öneminiz yok! - 15.09.2011 14:09:19 Kokan reklamlar - 08.09.2011 11:19:29