28.06.2010 11:22:36Geçtiğimiz günlerde ‘Geleceğe Bir Damla Sakla’ adlı sosyal sorumluluk projeniz, Türkiye Enerji Zirvesi’nde ‘Altın Voltaj Başarı’ ödülüne layık görüldü. Bu nedenle öncelikle sizi tebrik ediyoruz. Bize biraz projenizin kapsamından bahseder misiniz?
Soyak Holding’in kurum kültürünün bir parçası olan “sürdürülebilir yaşam” yaklaşımı, sosyal, sağlıklı, ekonomik ve çevresel koşulların birbiriyle bütünleşik yeni bir yaşam kültürü oluşturulmasını destekliyor. Soyak, gayrimenkul alanında gelecek nesillere kalıcı eserler bırakmak amacıyla konut projelerinde yaşam kalitesi bilincini yükseltme hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürürken, kurumsal sosyal sorumluluk alanında etkin ve kalıcı projeleri hayata geçiriyor.
2007 yılında başlattığımız “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesinin amacı, genç nesillerin su tasarrufu bilincini yaygınlaştıran elçiler olarak yetişmesine katkıda bulunmak ve okullardan başlayarak geniş kitleleri su tasarrufuna teşvik etmekti. Su tüketim kanallarının tasarruf sağlayıcı sensörlü malzemelerle yenilenmesini ve bilinçlendirme faaliyetlerini kapsayan proje, Çiğli Rotary Kulübü işbirliği ile 2007’de İzmir’de, Bostancı ve Karaköy Rotary Kulüpleri işbirliğiyle 2008 yılında İstanbul’da toplam 33 okulda uygulandı. Sürdürülebilir Yaşam anlayışımıza paralel olarak, “Çevre” konusunun dünyanın geleceği için taşıdığı kritik öneme dikkat çekmeyi, çevreye katkı sağlayarak, doğa dostu uygulamaların günlük hayatın bir parçası haline gelmesini sağlamayı hedefledik.
Projenin iletişimi kapsamında neler yaptınız?
Projenin iletişimini farklı kollardan yürütüldü. Tüm sosyal paydaşlara yönelik tanıtım, destek, bilinçlendirme, eğitim gibi faaliyetler gerçekleştirildi. Okullarda su tüketimi ile ilgili bilinçlendirme toplantıları yapılırken, öğrenciler arasında “Geleceğe Bir Damla Sakla” konulu resim, şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenlendi. Daha geniş bir kitleye ulaşmak için Sosyal Medya ağlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirdik. Geleceğe Bir Damla Sakla projesinin sanal ayağı olan Facebook “Soyak 1. Sanal BarajıSponsorluk ve tanıtım faaliyetlerinin yanısıra, İstanbul ve İzmir’de kişilerin yoğun olduğu alanlar olan; alışveriş merkezleri, vapur iskeleleri ve hatta otobüsler vasıtasıyla 100.000 kişinin üzerinde erişim sağlandı.
‘Geleceğe Bir Damla Sakla’ projesi hedeflerine ne kadar ulaştı? Proje başarısını ölçümlemek için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz? .jpg)
Projenin etkilerini operasyonel sonuçlarıyla olduğu kadar sosyal boyutlarıyla ölçümlemeyi hedefledik. Bu süreçte ERA Araştırma ve Danışmanlık’la birlikte yürüttüğümüz çalışmayla 11 farklı sosyal paydaş üzerinde algı araştırması gerçekleştirdik. Araştırma verileri, Soyak’ın sosyal sorumluluğunun farkında olan kurumsal bir vatandaş olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğine işaret etti. Yapılan çalışmaların müşteriler nezdinde, beğeniyi ve markaya olan ilgiyi artıran unsur olduğu görüldü.
Proje sonuçları hedeflenenin ötesine geçti. İstanbul ve İzmir’de belirlenen 33 okulda su tüketim kanallarının tasarruf sağlayıcı düzenlemelerle yenilenmesi ve bilinçlendirme faaliyetleriyle, okullarda elde edilen yüzde 60 tasarruf miktarıyla, 1950 ton su tasarrufu sağlandı. Bilinçlendirme çalışmaları ile 34.000 İzmirli ve İstanbullu aileye ve yaklaşık 102.000 kişiye ulaşıldı. Bu kurumsal sosyal sorumluluk projesiyle 2008 yılında “2440.Bölge Uluslar arası Rotary 1.Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülü”ne layık görüldük. 2009 yılında aynı projemiz; Dünya Araştırmacılar Birliği ESOMAR’ın İsviçre’de gerçekleştirilen 61. Yıllık Kongresi’ne Türkiye’yi temsilen katılan tek bildiri oldu ve 2010 yılında Enerji sektöründe “Altın Voltaj” ödülüne layık görüldü.
Bize biraz SOYAK Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk anlayışından bahsedebilir misiniz?
“Soyak’ın sürdürülebilir yaşam anlayışına paralel olarak sürdürdüğü kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları bugün artık kurum kültürünün bir parçası oldu… “Bugün Artık Yarın” sloganıyla harekete geçtik. Böylelikle dünyanın geleceği için kritik önem taşıyan çevre alanında uzun vadeli ve etkin bir kurumsal sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmeyi hedefledik. 2007 yılında başlattığımız “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesi, küresel ısınmanın önüne geçmek için en önemli alan olan su tasarrufu konusunda geniş bir etki alanını kapsadı. Projenin en önemli özelliklerinden biri gençlerin sürdürülebilir yaşam bilincini kendi yaşamlarında birebir deneyimlemelerine ve kavramalarına yönelik oluşu.

KSS çalışmalarınızda öncelikli kabul ettiğiniz alanlar hangileri ve neden?
Soyak olarak projelerimizle farklılaşan ihtiyaçlara yönelik projeler oluşturulurken, kaliteli yaşam kültürünün oluşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sosyal yaşam alanları oluşturmak, buralarda kullanılan ve yaşama değer katacak öğelerin tasarımına, sürekli bir değişim ve gelişim içinde olmanız bekleniyor. Bu anlayışın iş yapış biçimlerine yansıması ise verimlilik yönetimi, çevre dostu uygulamalar ve enerji tasarrufuna yönelik önlemlerin sürdürülebilirliği olarak yansıyor. Kurumsal sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarımızı da bu yaklaşıma paralel olarak tasarladık. “Çevre” alanını seçerken, aynı zamanda, çalışanlarımızın, iş ortaklarımızın ve müşterilerimizi kapsayan araştırmayla sosyal paydaşlarımızın görüşlerine de başvurduk.
KSS projelerini yürütürken işbirliği yaptığınız bir STK var mı? STK seçiminde, hangi kriterleri dikkate alıyorsunuz?
Geleceğe Bir Damla Sakla projesini, önce İzmir Çiğli Rotary kulübü ile devamında da İstanbul Bostancı ve Karaköy Rotary Kulüpleri’yle birlikte hayata geçirdik. Kurumsal değerleri, donanımlı insan kaynağı ve başarılı çalışmalarıyla Rotary Kulübü’yle verimli bir çalışmayı birlikte başlatmış olduk. Toplumsal yaşamın her alanında giderek daha etkin hale gelen sivil toplum kuruluşlarının, faaliyette bulundukları bölgedeki yerel potansiyeli harekete geçirmek açısından çok önemli bir role sahip olduklarını düşünüyorum.
Kurumların yürüttüğü KSS projelerine devlet kurumları ne kadar destek veriyor? Projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülmesinde yeterli katkıyı sağlıyor mu?
Projelerin yürütüldüğü alana bağlı olarak, projenin etkinliğini ve yaygınlığını sağlamak amacıyla devlet kurumlarıyla işbirliklerine gidiliyor. Örneğin Soyak’ın yaptığı gibi eğitimi hedef alan uzun soluklu bir çalışma gerçekleştirirken, öğrencilere ve eğitmenlere ulaşmak, okullarda çalışmalar gerçekleştirebilmek için en önemli çözüm ortaklarınızdan biri Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri oluyor.
Projenin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir olmasında, stratejik bir planlamayla iş ortaklarının belirlenmesi çok önemli. Hedefleri doğru belirleyip, gerekli altyapıyı oluşturmak başarıya giden yolda önemli unsurlar… Sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve devleti bir araya getiren uzun soluklu projelerin, ülkenin geleceği, toplumun gelişimi için giderek daha büyük önem taşıyacağına inanıyorum.
Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı sizce ne kadar gelişti? Yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz? Bu tür çalışmaların topluma daha büyük katkılar sağlaması için, neler yapılmalı? .jpg)
Bugün artık iyi kurumsal vatandaş olmak için yalnızca dürüstlük ve güvenirlik yeterli değil. Kurumlar, içinde yaşadıkları topluma yaptıkları etkiyle de değerlendiriliyor. Bunun ilk adımı, kurumların faaliyet gösterdiği sektörün üretim ve hizmet standartlarını yükseltmesinden geçiyor. Gelecek planlamasında sürdürülebilirlik ilkesiyle devam etmek, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Öte yandan kurumların, içinde bulundukları çevreyi, iş ortaklarını, tedarikçilerini, kısaca temasta bulundukları tüm sosyal paydaşlarını bu sorumluluğu paylaşmaya yöneltmeleri gerekiyor. Bunu, birbirine zincirleme bağlı halkalara benzetebilirsiniz.
Son 10 yılda iş dünyasında kurumsal sosyal sorumluluk kültürünün oturmaya başladığını görüyoruz. Hayırseverlik yaklaşımıyla yapılan sosyal çalışmalar yerini artık stratejik bir yaklaşımla oluşturulan kurumsal projelere bırakıyor. Bu olumlu gelişmenin kalıcı sonuçlar yaratması için ise, kurumların belirledikleri proje alanını iş süreçlerini de kapsayacak şekilde oluşturmaları önem taşıyor. Hazırlık aşamasındaki stratejik ve titiz planlama süreci, projenin başarısını doğrudan etkiliyor. Kurumsal sosyal sorumluluk alanında yola çıkarken kurumları güçlü kılacak bir başka nokta da çalışanlardan alınan destek. Projenin belirlenmesi aşamasından, geliştirme ve pratikteki uygulamalara, çalışanların bu farklı süreçlere dahil olmasının yarattığı sinerji çok olumlu.
Son olarak, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Dekor Kostüm Tasarımı Bölümü’nden mezunum. İş hayatına 1990 yılında TRT’de başladıktan sonra İngiltere Pinewood Stüdyoları, ABD Universal ve MGM Stüdyolarında sinema ve TV endüstrisi üzerinde proje bazlı çalışmalar yaptım. İlerleyen yıllarda, sinemanın yanı sıra Power FM’de radyo programcılığı da kariyerime eklendi. İmaj Halkla İlişkiler’de iletişim sektörünün farklı bir alanında daha deneyim kazandım. Sonrasında sırayla, Kanal D’de Halkla İlişkiler Müdürü, Lobby Halkla İlişkiler Medya direktörü, Orsa Stratejik İletişim Danışmanlığı şirket ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi, 4FACE İletişim Danışmanlığı Şirket kurucusu ve Stratejik İletişim Danışmanı, CİNER GRUBUHalkla İlişkiler ve Kurumsal İletişim Müdürü olarak görev yaptım. Aynı dönemlerde Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Eğitim Görevlisi olarak çalışıp, kitap bölüm yazarlığı yaptım. 2006 yılında Soyak Yapı Kurumsal İletişim Takım Lideri görevini üstlendim; 2008 yılından itibaren Soyak Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü olarak görev yapıyorum.
www.medyaloji.net