05.05.2011 14:39:47
Son zamanlarda reklamların vazgeçilemez yüzü Kıvanç Tatlıtuğ, Yedigün’ün yeni reklamıyla (1) vazgeçilemeyen yüz unvanını korumaya devam ediyor. Yakışıklı çocuk neticede, O’nun yüzü vazgeçilir olacak da bizimkisi mi olmayacak! Neyse, herkesin yüzü kendine…
Ara sıra reklamlar ve reklamlardaki hayatlar için “yalan” diyorum. Ben deyince belki “Sen gıcıksın!” veya “Sen kimsin!” diye pek dikkate alınmayabilir. Neyse ki vazgeçilmeyen yüz Kıvanç da benim gibi düşünüyormuş, biraz rahatladım. Kıvanç şöyle diyor “Abi şöhret güzel de, bazen daha doğal bir hayatım olsun istiyorum!”. Tabii belirtmek lazım, aslında reklamdaki cümleler reklam ajansına ait.
Daha doğal bir hayat ama nasıl? Bu soruya “Elbette Yedigün içerek!” diyor reklam. Mesaj bu ama mesajda çelişki var. Reklam, yalan bir hayatı ekrana koyarak O’na doğal bir hayatı arzulattırıyor, limon yetiştirmeyi örnek gösteriyor. Ama sonra yalan hayatı olan Kıvanç’ı doğal hayattan vazgeçirip yalan hayatına devam ettiriyor. Yani doğal hayatta bir numara yok, yalan hayata devam diyor… Zaten Kıvanç da “Yok yok böyle iyiyim ben!” diyerek yalan hayatta kalma fikrini onaylıyor. Başka ne diyecekti ki zaten? Bu şöhreti, havayı, kızları, bu para basan yüzü bırakıp reklamda olduğundan farklı olan; güzel ve kolay görünmeyen limon yetiştiriciliği mi yapacaktı. Çiftçi olup anası mı ağlayacaktı, anasını alıp gidecek miydi?
Sanırım reklamın hedef kitlesi ünlüler, mesaj onlara. Bizim gibi sıradan insanlar için şöhreti bırakıp doğal bir hayata akmak söz konusu değil. Biz zaten o hayatın içindeyiz. Bu “doğal hayatı” bırakıp da nereye gidelim?
Sansürlü ama “ışık hızında”
Süperonline adını değiştirdi bundan sonra “Turkcell Superonline” adıyla hizmet verecek. Hizmet de ne hizmet ama “Işık hızında internet”. Mükemmel! En sonunda internete bile olsa ışık hızına ulaşacağız. Gazeteport’ta yayınlanan habere (2) göre Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan şöyle demiş:
“2007 Ekim’inde başlayan ve bugün Türkiye’de evlere kadar 100 Mbps’lik fiber optik bağlantı sağlayan omurgamız ile 73 kente ve 25 bin km’yi aşkın altyapıya ulaşmış bulunuyoruz. Turkcell Superonline, son 3 yılda toplam 1,4 milyar TL’lik yatırımla evlere ve şirketlere fiber internet götüren ilk şirket oldu. Mevcut durumda ulaşılan hane ve iş yeri sayısı 700 bine yaklaştı. 2011 sonuna kadar omurgamızı 28 bin km uzunluğa çıkararak 10 ilde ulaştığımız hane sayısını 1 milyona çıkartacağız. Ayrıca fiber optik altyapımızla 8 noktadan yurtdışına çıkışımız var. Şimdi de eve kadar fiber internet erişimini saniyede 1000 Megabit’e kadar yükseltiyoruz.”
Hayırlı uğurlu olsun. Umarım bu girişimler başarıyla sonuçlanır ve hizmet veren diğer markalar da aynı hızı biz internet kullanıcılara sunarlar.
Peki, ışık hızında sansür ne olacak? Sansürlü interneti ışık hızında kullansak ne olur kullanmasak ne olur? Işığımız var, internetimiz var, hızımız var ama “Yassak!”
Azıcık aşım ağrısız başım misali, kağnı gibi olsun ama sansürsüz internetimiz olsun istiyoruz*.
* Biz: Sansürsüz internet isteyen herkes.
(1) http://www.medyaloji.net/haber/reklam_dunyasinda_kivanc_tatlitug_firtinasi_.htm
(2) http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_898384